(353 S. K. m. 243) (5271 S. K. m. 231) (765 S. K. m. 95) (5352 S. K. Geç. m. 2) (3682 S. K. m. 8)
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 tarihli, 2008/11-250 Esas ve 2009/13 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere; 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 765 sayılı TCK’nın 95/2’nci maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayılacağı hâller veya mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8’inci ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun Geçici 2’nci maddesi hükümleri uyarınca silinme koşulları oluşan mahkûmiyetler, adli sicilden silinmiş olup olmadığına bakılmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde olumsuz koşul olarak belirtilen engel bir neden olarak kabul edilemeyecektir. Nitekim, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 30.10.2008 tarihli ve 2008/154-173 sayılı kararının kabul tarzı da aynı niteliktedir.
Askeri Mahkemece, hükümlünün, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel kasıtlı bir suçtan mahkûm olmadığı gerekçesiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamında hükümlünün, … 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinin 6.6.2001 tarihli ve 2001/16-162 sayılı kararı ile 26.8.1999 tarihinde kasten yaralama ve silahlı gasp suçları nedeniyle mahkûmiyetine karar verildiği, bu hükümlerin 14.6.2001 tarihinde kesinleştiği, kasten yaralama suçundan verilen hükmün 3.2.2003 tarihinde infaz edildiği, silahlı gasp suçundan verilen hapis cezasının ise şartla tahliye tarihinin 18.3.2003 ve bihakkın tahliye tarihinin 12.8.2008 olduğu anlaşılmakla, mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8’inci ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun Geçici 2’nci maddesi hükümleri uyarınca, cezasının adli sicilden silinme koşulları için gerekli olan beş yıllık sürelerin 3.2.2008 ve 12.8.2013 tarihinde dolmasından önce, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu suçun işlenmiş olması karşısında, hükümlü hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, CMK’nın 231/6-a maddesinde öngörülen sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması şeklindeki objektif koşulun somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunduğundan, Milli Savunma Bakanı’nın kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, “Davanın esasını çözmeyen” bir karar olduğundan, 353 sayılı Kanun’un 243/4-A maddesi kapsamında bozmadan sonra kararı veren mahkeme tarafından gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilmesi gerektiği, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe veya aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği hususlarına işaret edilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1) Milli Savunma Bakanı’nın 19.10.2015 tarihli, MAİY.: 51393309-9010-2897-15/As.Adlt. İşl.Rap.Tet.ve İşl.Ş.(26.B-108-15) sayılı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE;
2) … Askeri Mahkemesinin 6.3.2013 tarihli ve 2013/1321-36 sayılı mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, 353 sayılı Kanun’un 243/3’üncü maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA;
3) 353 sayılı Kanun’un 243/4-(A) madde ve bendi gereğince, bu konuda bir karar vermek üzere, dava dosyasının … Askeri Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
9.2.2016 tarihinde ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy