(5237 S. K. m. 257) (492 S. K. m. 1) (353 S. K. m. 217, 220, 221)
Askeri Mahkemece; sanığın, …J.Krk.K.lığı kantin sorumlusu olarak, haklarındaki hükümlerin açıklanması geri bırakılan diğer sanıklar J.Er A.V. ve J.Er H.Y.’nin ise kantin satış sorumlusu olarak görevli oldukları, atama görmesi nedeniyle kantinin devir teslimi kapsamında 4.7.2011 tarihinde yapılan sayımda, 6.570,10 TL, daha sonra ise 1.276,15 TL tutarında açık tespit edildiği kabul edilerek, yukarıda belirtildiği şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
ASCK’nın 144’üncü maddesinde, kendisine verilen askeri bir işin ifasında, bu kanunda yazılı hâllerden başka Türk Ceza Kanunu gereğince ihmal ve tekâsül gösteren ve vazifesini suistimal edenlerin Türk Ceza Kanunu gereğince cezalandırılacakları öngörülmüş olup; bu maddenin gönderme yaptığı TCK’nın 257’nci maddesinin ikinci fıkrasında: “Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda;
Sanığın 7.1.2011 tarihinden itibaren … J.Krk.K.lığı kantin sorumlusu olarak görevlendirildiği, görev ve sorumluluğunun Kantin Başkanlığınca mal teslim senetleri ile verilen malları teslim alıp, satış sorumlusu erlere yine belge karşılığında zimmetle teslim etmek, para teslim defteri ile bu erlerden hasılatı günlük olarak teslim alarak Kantin Başkanlığına göndermek şeklinde olduğu,
Ancak sanığın, malları satış sorumlusu olan erlere imza karşılığı teslim etmediği, hasılatı satış sorumlusu erlerden günlük olarak, düzenli bir şekilde almadığı, kantin sayımlarının düzgün ve zamanında yapılmadığı, veresiye satış yapılması suretiyle de Kantin Yönetmeliğinin 23'üncü maddesine aykırı hareket edildiği, böylece kantin şubesinin 7.846.25 TL açık verdiği soruşturma ve kovuşturma aşamalarında dinlenen bilirkişi beyanları ile sabit olup, Askeri Mahkemenin söz konusu bilirkişi raporlarına itibar ederek, sanığın ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçunu işlediğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Askeri Mahkemece; sanık hakkında, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan mahkûmiyet hükmü verilmesinde, yasal ve inandırıcı gerekçelerle alt sınırdan ceza tayin edilip takdiri indirim yapılmasında, sanığın kamu zararını ödemeyeceğini belirtmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tatbik edilmemesinde, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde oluşan olumlu kanaat nedeniyle hükmolunan hapis cezasının ertelenmesinde, hazine zararının sanığın payına düşen kısmının tazminen tahsilinde; usûl, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 1 sayılı tarifesine göre; konusu belli bir değerle ilgili olan davada binde 68,31 oranında ve 10 kuruşun küsuru atılarak nispi harç miktarının belirlenmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması hukuka aykırı olduğundan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş; 353 sayılı Kanun’un 220/2-İ maddesi gereğince, yeniden yargılama yapılmadan giderilmesi mümkün olan söz konusu hukuka aykırılığın düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle,
Sanığın kabule değer görülmeyen temyizinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, nispi harca hükmedilmemiş olması sebebiyle, sanığın temyizine atfen ve re’sen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince BOZULMASINA;
Bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun’un 220/2-İ maddesi 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 1 sayılı tarifesi gereğince hükme “sanıktan 178,60 TL tutarında nispi harç alınmasına” şeklinde ilave yapılmak ve diğer kısımlarının aynen korunması suretiyle mahkûmiyet hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
2.2.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy