(1632 S. K. m. 66) (5271 S.K. m. 231) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 217) (ANY. MAH. 17.1.2013 T. 2012/80 E. 2013/16 K.)
Askeri Mahkemenin, 27.4.2007 tarihli ve 2007/763-238 sayılı hükmü ile; hükümlünün, 29.11.2006-1.2.2007 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK’nın 66/1-a ve TCK’nın 62’nci maddeleri gereğince, sonuç olarak on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün, Dairemizin 20.11.2007 tarihli ve 2007/2521-2515 sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleştiği,
İnfaz aşamasında, Askeri Savcılığın istemi üzerine, Askeri Mahkemenin 11.3.2008 tarihli, 2007/763 Esas ve 2008/282 Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile hükmün infazının durdurulmasına, mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, bu kararın ise, taraflarca itiraz edilmemekle 14.9.2010 tarihinde kesinleştiği,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirilmesinden sonra, 5 yıllık deneme süresi içerisinde, hükümlünün 4.10.2012 tarihinde işlediği başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan, …5’inci Asliye Ceza Mahkemesinin 21.3.2013 tarihli, 2012/879 Esas ve 2013/163 Karar sayılı hükmü ile mahkûmiyetine karar verildiği (Dz.189-193) ve bu kararın da 10.4.2013 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, Askeri Mahkemece, firar suçundan dolayı verilen ve Dairemizce onanmak suretiyle kesinleşen, sonradan 5728 sayılı Kanun kapsamında duruşmasız işlere dair kararla lehe kanun değerlendirmesine konu edilen hükmün, hükümlünün deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemiş olmasından dolayı açıklanmış olmasında, Anayasa Mahkemesinin 17.1.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı dikkate alınarak cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin seçenek yaptırımlar ile cezanın ertelenmesi arasında bir öncelik sıralaması da olmadığı gözetilip, hükümlünün talebi doğrultusunda uygun gerekçelerle seçenek yaptırımlardan adli para cezası tercih edilip, kısa süreli hapis cezasının beher günü alt sınırdan takdir edilmek suretiyle adli para cezasına çevrilmesi ve cezanın ertelenmemesi suretiyle kurulan mahkûmiyet hükmünde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, müdafiin temyiz sebeplerinin reddi ile mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
9.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy