(353 S. K. m. 217, 220, 221) (5237 S. K. m. 32)
1) Sanığın, 28.2.2012 tarihinde 9 gün sıhhi izne gönderildiği, istirahatinin bitiminde dönüş için tanınması gerekli …-… arası iki günlük dönüş yol süresi de dikkate alındığında, en geç 10.3.2012 tarihinde Birliğine katılması gerekirken yasal açıdan geçerli bir mazereti bulunmaksızın katılmadığı, 5.4.2012 tarihinde başka bir suç nedeniyle yakalanarak tutuklanıp askeri cezaevine kapatıldığı, böylece 11.3.2012-5.4.2012 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın adli gözlem altına alınması suretiyle suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu ve TCK’nın 32’nci maddesinden yararlanamayacağı yönündeki …Eğitim Hastanesi Baştabipliğinin 10.11.2014 tarihli ve … sayılı TSK Sağlık Raporu, 1.12.2014 tarihli adli raporu ile 6.3.2015 tarihli ek raporuna itibar edilerek, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim yapılarak yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında; verilen cezaların adli para cezasına çevrilmesinde, objektif ve sübjektif şartların oluşmadığından bahisle hapis cezanın ertelenmemesinde ve hükmün açıklanmalarının geri bırakılmamasında usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2) Sanığın, yukarıda anlatılan olayın devamında 18.5.2012 tarihinde cezaevinden tahliye edildiği, …Askerlik Şubesi Başkanlığınca (21.5.2012 tarihinde katılması gerektiği tebliğ edilerek) iki gün yol süresi verilerek 18.5.2012 tarihinde birliğine sevk edildiği, 21.5.2012 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 9.11.2012 tarihinde yakalandığı, böylece 22.5.2012-9.11.2012 tarihleri arasında firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim yapılarak yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında; verilen cezaların adli para cezasına çevrilmesinde, objektif ve sübjektif şartların oluşmadığından bahisle hapis cezanın ertelenmemesinde ve hükmün açıklanmalarının geri bırakılmamasında usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte;
Sanığa askerlik şubesinden sevki sırasında, Birliğine 21.5.2012 tarihinde katılması gerektiğinin tebliğ edilmiş olması karşısında, o gün bitimine kadar katılması gereken sanık açısından suç temadisinin 22.5.2012 tarihinde başlayacağı dikkate alındığında, suç başlangıç tarihinin 22.5.2012 yerine, 21.5.2012 olarak belirlenmesinin hatalı olduğu sonucuna varılmakla, suç vasfının tayinine ve ceza uygulamasına bir etkisi olmayan ve hiçbir araştırmayı ve takdiri gerektirmeyen bu hata nedeniyle, 353 sayılı Kanun’un 220/2-F maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1) Sanık ve müdafiin kabul değer görülmeyen sebepsiz temyizlerinin, 353 sayılı Kanun'un 217/2’nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan izin tecavüzü suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
2) Sanık ve sanık müdafiinin temyizlerine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca, firar suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün, suç tarihindeki hata nedeniyle BOZULMASINA;
Bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, firar suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 220/2-F maddesi uyarınca, “21.5.2012” olarak belirtilen suç başlangıç tarihinin “22.5.2012” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
16.2.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy