(1632 S. K. m. 85, 130) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (353 S. K. m. 217)
Sanığın, 23.12.2012 tarihinde 17.30 civarında, erbaş ve er gazinosunda televizyon izlerken diğer erbaş ve erlere sormaksızın kanal değiştirdiği, gazinoda bulunanların ikazlarına ise sinirlendiği, “Ben burada istediğim kanalı izleyemeyeceksem kimse burada televizyon izleyemez” dediği ve televizyon kumandasını yere fırlatarak, erbaş ve er gazinosunda bulunan kantinin camlarını ise yumruk atarak kırdığı, Nöb.Asb. Uzm.J.Çvş. G.K.’nın İlçe Jandarma Komutanı J.Yzb. A.B.’yi arayacağını söylemesi üzerine de “İster astsubay, ister yüzbaşı, isterse yarbay gelsin, kim gelirse gelsin, hepsinin a…na ko…yım” dediği ve camları kırmaya devam ettiği anlaşılmaktadır.
Olayın gelişimi ve ikazlar üzerine eylemin yöneldiği kişi ve nesne gözetildiğinde, sanığın, amiri olan İlçe Jandarma Komutanı J.Yzb. A.B.’yi kastederek “İster astsubay, ister yüzbaşı, isterse yarbay gelsin, kim gelirse gelsin, hepsinin a…na ko…yım.” şeklindeki sözleri ile ASCK’nın 85/1’inci maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen amire hakaret suçunu, gazinoda bulunan camları kırma eylemiyle de askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçunu işlediği sabittir.
Askeri Mahkemece; cezai ehliyeti ve askerliğe elverişlilik hâli konusunda ortaya çıkan şüphelerin psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaası, sağlık kurulu raporu ve ek raporla ortadan kaldırılması sonrası sanık hakkında, karar yerinde gösterilen hukuka uygun, haklı ve inandırıcı gerekçelerle, her iki suç yönünden alt sınırdan temel ceza tayin edilip, lehine takdiri indirim yapılmak hakkında kesinleşmiş mahkûmiyeti olması nedeniyle objektif şartın oluşmaması yine suç işlemeye meyilli kişilik özellikleri dikkate alınıp, yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilmeyerek sübjektif şartlar oluşmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin, ayrıca sübjektif şartlar oluşmadığından erteleme hükümlerinin tatbik edilmemesinde, TCK’nın 50’nci maddesi gereğince çevirmeye esas para miktarları kanunun öngördüğü alt sınırlardan takdir edilerek, hapis cezaları adli para cezasına dönüştürülerek taksitlendirilmesi suretiyle ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla, aksi yöndeki temyiz sebeplerinin reddi ile mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA;
16.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy