(5271 S. K. m. 191) (353 S. K. m. 207, 221)
Sanığın, tedavisini müteakip Birliğine katılış yapması gerekirken katılmadığı, 19.7.2013 tarihinde yakalandığı ve Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından aynı gün serbest olarak birliğine sevk edilmesi üzerine, 20.7.2013 tarihi bitimine kadar Birliğine katılmayarak 24.7.2013 tarihinde kolluk güçlerince yakalandığı, böylelikle 21.7.2013-24.7.2013 tarihleri arasında mehil içi firar suçunu işlediği kabul edilerek yukarıda belirtildiği şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Askeri Mahkemece sanığın sorgusunun tespit edildiği 3.3.2014 tarihli duruşmada, 27.1.2014 tarihli ve 2013/2107 Esas, 2014/109 Karar sayılı iddianamenin okunması gerekirken hangi şüpheli ve suç hakkında düzenlendiği belli olmayan 2.5.2013 tarihli ve 2013/535-159 sayılı iddianamenin okunduğu, ayrıca duruşma tutanağının devamında yargılamaya konu tek bir suç bulunmasına rağmen, “her iki suç isnadı ile ilgili” ibaresinin de kullanıldığı, böylece, atılı suça ilişkin iddianamenin duruşmada okunduğu hususunda tereddüt oluştuğu, CMK’nın 191/3-b maddesine aykırılık teşkil eden bu durumun savunma hakkının kısıtlanmasına neden olduğu ve 353 sayılı Kanun’un 207/3-H maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık nedeni oluşturduğu açık olduğundan, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına,
Yine suç tarihlerinden önce “sol humerus organize hematom” ameliyatı olduğu, suç tarihinden sonra da “üst ekstremitede lokalize şişme, kitle ve yumrusu” tanısıyla muayene kaydı bulunduğu görülen sanığın, temyiz dilekçesinde tedavisinin tam yapılmadığına ilişkin beyanları da dikkate alındığında; rahatsızlığı nedeniyle suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının tespit edilmemiş olmasının da eksiklik teşkil ettiği,
Diğer taraftan, hakkında …Sağlık Kurulunun 3.9.2013 tarihli raporu ile “uyum bozuklukları” tanısı ile iki ay hava değişimi raporu düzenlenen ve çeşitli tarihlerde muayene ve tedavi kaydı bulunan sanığın, adli sicil kaydında çok sayıda sabıka kaydının bulunduğu dikkate alındığında, suç tarihleri itibarıyla askerliğe elverişlilik ve cezai ehliyet durumunun herhangi bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için, psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayene ettirilmesi ve gerek görüldüğü takdirde adli gözlem altına alınmasından sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından,
Mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma nedeniyle de bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Usul ve noksan soruşturma yönlerinden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve resen BOZULMASINA;
23.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy