(353 S. K. m. 220) (5271 S. K. m. 231)
Sanığın, izin aşımı nedeniyle aranması sırasında ele geçirilmesi üzerine, 17.8.2015 tarihinde … Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından, iki gün yol süresi verilip, 20.8.2015 tarihinde Birliğine katılacağı hususunda bilgilendirilerek Birlik Komutanlığına sevk edildiği, en geç 20.8.2015 günü saat 24.00’de Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 12.11.2015 tarihinde yakalandığı, aynı gün teslim edildiği … Askerlik Şubesi Başkanlığınca yine iki gün yol süresi verilip, 15.11.2015 tarihinde katılacağı hususunda da bilgilendirilerek Birliğine sevk edildiği, en geç 15.11.2015 günü saat 24.00’de Birlik Komutanlığına katılması gerekirken katılmadığı, 21.1.2016 tarihinde yakalandığı, bu suretle 21.8.2015-12.11.2015 ve 16.11.2015-21.1.2016 tarihleri arasında iki ayrı firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın, haklı ve yerinde gerekçelerle atılı suçları işlediği kabul edilip, kanunun öngördüğü alt sınırdan temel cezaların tayini, takdiri indirimin uygulanması, CMK’nın 231/8’inci maddesinde yer alan yasal engel nedeniyle hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmaması, takdiren ve sanığın istemi de değerlendirilip, kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmeyerek ertelenmesi suretiyle kurulan mahkûmiyet hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, sanığın, Askerlik Şubesi Başkanlığınca sevkleri sırasında verilen iki günlük yol süresi haricinde, Birlik Komutanlığına katılması gereken en son günler hususunda da bilgilendirildiği gözetildiğinde, ilk sevkinde en geç 20.8.2015 günü saat 24.00, ikinci sevkinde ise en geç 15.11.2015 günü saat 24.00’e kadar Birliğine katılması gerekirken katılmamak suretiyle “21.8.2015 ve 16.11.2015” tarihlerinden itibaren firar suçlarını işlemeye başlamasına rağmen, Askeri Mahkemece bilgilendirilme dikkate alınmaksızın, yol sürelerinin bitiminde, suç başlangıç tarihlerinin “20.8.2015” ve “15.11.2015” olarak kabulü hukuka aykırı olduğundan, mahkûmiyet hükümlerinin bozulmalarına karar verilmiş; bu hatanın, suçun hukuki niteliğinin tayinine ve ceza uygulamasına bir etkisi bulunmayıp, dosyadaki bilgi ve belgelerin dışında hiçbir araştırma yapılmasına ve takdire gerek duyulmayacak şekilde tespiti mümkün olduğundan, 353 sayılı Kanun’un 220/2-F maddesi gereğince, söz konusu hukuka aykırılıkların düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy