(1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 62) (5271 S. K. m. 231) (7201 S. K. m. 35)
Askeri Mahkemenin 14.3.2009 tarihli, 2007/553 Esas ve 2008/1851 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile; hükümlünün, 24.6.2006-10.7.2006 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK’nın 66/1-a, 73 ve TCK’nın 62/1’inci maddeleri gereğince beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231/5’inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, bu karar, taraflarca itiraz edilmediğinden 2.5.2009 tarihinden geçerli olarak kesinleştirilmiştir.
Ancak, somut olayda, hükümlünün yokluğunda verilen 14.3.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili olarak kanun yol, süre ve mercii belirtilirken “Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın ilgiliye tebliğinden itibaren 7 gün içinde askeri ve sivil adli mercilere başvurmak suretiyle itiraz yolu açık olmak üzere karar verildi.” şeklinde karar verildiği, dolayısıyla bu kararın Kanun yolu bildiriminde, itiraz merciinin en yakın Askeri Mahkeme olduğunun belirtilmediği, hangi mercilere, ne şekilde müracaat etmek suretiyle itiraz edebileceğine dair ayrıntılı bir bilgilendirmeye yer verilmediği görülmektedir.
Diğer yandan, daha önce asker kişi olması ve silah altında bulunması sebebiyle yargılama sırasında Birlik Komutanlığı vasıtasıyla duruşmalara celp edilmiş ve bu yolla kendisine tebligat yapılmış olan hükümlüye, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının tebliği için sivil adresine çıkarılan mazbatalı zarfın üzerinde, “Tebligat Kanunu’nun 35’inci maddesine göre tebliği edildiği ve annesine haber verildiği” ibareleri bulunmakla birlikte, daha önce bu adresinde hükümlüye yapılmış bir tebligat bulunmadığı, bu nedenle 35’inci madde çerçevesinde tebligat yapılmasına imkân olmadığı, ayrıca annesine haber verildiği belirtilmekle birlikte, annesine ait imza içermeyen tebliğ evrakının bu yönden de geçerli olmadığı, buna göre tebligatın geçersiz olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının esasen kesinleşmemiş olduğu, nihayetinde hükümlü tarafından yapılan 29.7.2016 tarihli temyiz başvurusunun, 14.3.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik süresinde yapılmış itiraz niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu kabule göre, gerçekte kesinleşmemiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayalı olarak, deneme süresinde sanığın kasıtlı suç işlediği ve bu suçtan mahkûm edildiği için verilen hükmün açıklanmasına dair hüküm de yok hükmündedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazı incelemeye en yakın askeri mahkeme yetkili olduğundan, bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy