(1632 S. K. m. 130)
Sanığın, 24.6.2012 günü çarşı izni dönüşünde BYM odasındaki ecza dolabının camını yumruk atarak kırdığı, bu suretle askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın, haklı ve yerinde gerekçelerle atılı suçu işlediği kabul edilip, kanunun öngördüğü alt sınırdan temel cezanın tayini, takdiri indirimin uygulanması, yapılan sübjektif değerlendirmeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, tespit edilen sorgu ve savunmasında beraat veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesi hâlinde kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya rızası olduğunu beyan eden sanık hakkında herhangi bir gerekçe göstermeden, objektif ve sübjektif değerlendirmeyle kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi suretiyle kurulan mahkûmiyet hükmü, hukuka aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında yargılama aşamasındaki iyi hâli nedeniyle takdiri indirim uygulandığı, adli sicil kaydında görevi yaptırmamak için direnme ve kullanmak için uyuşturucu madde satın alma suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hâlde atılı suçu işlediği dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği, ancak yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ve pişmanlığı dikkate alınarak tekrar suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşması nedeniyle cezanın ertelendiği, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 3.4.2014 tarihli ve 2014/23-29 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile hükmedilen cezanın ertelenmesine yönelik olarak, Askeri Mahkemenin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat edinmesi gerekmekte ise de, her iki kurumun uygulanıp uygulanmaması açısından edinilecek kanaatin dayanağını oluşturan ölçütlerde farklılık bulunduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için yeniden suç işlemeyeceği hususunda edinilecek kanaatin, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarına; hükmedilen cezanın ertelenebilmesi için ise, bu kanaatin sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığa dayanması gerektiği, her iki kuruma yönelik ulaşılan sonucun, salt yasanın yazım tarzı nedeniyle aynı sözcüklerle ifade edilmesine karşın, kanaate ulaşılırken gösterilen gerekçelerin dayanağını oluşturan ölçütlerin farklılığı nedeniyle birbiriyle çelişkili olmadığı gözetildiğinde, tebliğnamedeki yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu belirtilerek hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesine rağmen, yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığı belirtilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğinin belirtilmesinin çelişki oluşturduğu görüşüne iştirak edilmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy