(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 51, 125)
24.2.2015 günü saat 14.15 sıralarında İs.Asb.Üçvş. ... ve sanık İs.Uzm.Çvş. M.R.D.’in, acemi askerleri tören alanına götürürken Lojistik Destek ve Emniyet Muhafız Bölük Komutanlığının önünden geçtikleri sırada, diğer sanık İs.Er M.K.’nun yere sigara izmariti attığı, İs.Asb.Üçvş. ...’in, M.K.’ndan sigara izmaritini yerden almasını istediği, M.K.’nun lakayt bir tavır takınarak “Sen hangi bölüktesin ya?” şeklinde söylediği, mağdur İs.Asb.Üçvş. ...’in emrini tekrarladığı, sanık M.K.’nun bu defa “Almıyorum ya” dediği, bunun üzerine İs.Asb.Üçvş. ...’in sanık M.K.’nun kolundan tutarak bölük komutanına gideceklerini söylediği, sanığın İs.Asb.Üçvş. ...’i iki eli ile göğsünden iteklediği, takiben “Sikerim böyle yapacağınız işi, ananızı, avradınızı, vatanınızı sikerim.” şeklinde sözler sarf ettiği, diğer sanık İs.Uzm.Çvş. M.R.D.’in olaya müdahale ederek, M.K.’na “Vatanı milleti karıştırma, ben seni sikerim.” dediği, M.K.’nun da “Senin amına korum, sen kimsin?” şeklinde yanıt verdiği, böylece sanık İs.Er M.K.’nun mağdur İs.Asb.Üçvş. ...’e karşı üste fiilen taarruz ve üste hakaret, İs.Uzm.Çvş. M.R.D.’e karşı üste hakaret suçlarını, diğer sanık İs.Uzm.Çvş. M.R.D.’in de İs.Er M.K.’na karşı hakaret suçunu işledikleri anlaşılmaktadır.
1) Sanık İs.Er M.K.’nun iki ayrı üste hakaret ve üste fiilen taarruz suçları ile ilgili olarak:
Askeri Mahkemece; tanıklar C.C.C. ve R.B.’nın ifadelerine itibar edilmeyip, mağdurlar Y.S. ve M.R.D. ile tanıklar B.H., M.O.S., A.K. ve M.K.’in, başka Birlik Komutanlıklarına dağıtım olduktan sonra dahi birbirlerini destekleyen ifadeleri dikkate alınarak sanığın, haklı ve yerinde gerekçelerle atılı suçları işlediği kabul edilip;
Mağdur İs.Asb.Üçvş. ...’e karşı eylemleri ile ilgili olarak, üste fiilen taarruz suçu için “az vahim hâl”, üste hakaret suçu için “birinci cümle” kapsamında, kanunun öngördüğü alt sınırdan temel cezaların tayini, İs.Asb.Üçvş. ...’in haksız bir eylemi olmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve takdiri indirimin uygulanması yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Aynı zamanda sanık konumunda da olan mağdur İs.Uzm.Çvş. M.R.D.’e karşı eylemi ile ilgili olarak, “az vahim hâl” kapsamında, kanunun öngördüğü alt sınırdan temel cezanın tayini yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, ilk önce olaya müdahale eden M.R.D.’in, sanık İs.Er M.K.’na küfürlü söz söylediği gözetildiğinde, haksız tahrik değerlendirmesinin yapılmaması hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
Yine üç mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet hükmü bulunmayan, 2008 ve 2011 tarihli suç kayıtları ile ilgili olarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ancak, bu kararların kesinleşip kesinleşmediği bilinmeyen sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin yasal imkânsızlık nedeniyle uygulanmaması hukuka aykırı olduğundan, mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
2) Sanık İs.Uzm Çvş.M.R.D.’in hakaret suçu ile ilgili olarak:
Askeri Mahkemece; sanığın tevilli ikrarı, tanık Y.S.’in Askeri Savcı tarafından tespit edilen ifadesi ile kovuşturma aşamasında “Eğer söylemişse milli duygularının hassasiyetinden dolayı olduğu” şeklindeki ifadesi ve mağdur İs.Er M.K.’nun ifadesi dikkate alınarak sanığın, haklı ve yerinde gerekçelerle atılı suçu işlediği kabul edilip, haksız tahrikin takdiri ve takdiri indirimin uygulanması yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; hakaret suçunun düzenlendiği TCK’nın 125’inci maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan öncelikle hapis cezasının tercih edilmesi gerekçelendirilmediğinden, hukuka aykırı kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede; erteleme hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli objektif koşul mevcut olmasına rağmen, gerekçelendirilmeden erteleme hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilmiş ise de, bu aşamada bahis olunan hukuka aykırılık karşısında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy