(5237 S. K. m. 258, 336) (353 S. K. m. 9, 17) (1632 S. K. m. 54)
TCG Burakreis denizaltı gemisinin komutanı Dz.Kd.Bnb. ... ve ikinci komutanı Dz.Bnb. ...’nun gemiyle yüklü miktarda KKTC’den kaçak sigara ve alkollü içecek getirip satacaklarına dair …Komutanlığına 11.12.2013 tarihinde gönderilen e-posta ihbarının, gereği için …Komutanlığına gönderildiği, …Komutanının şifahi emri ile konu hakkında denetleme ve inceleme yapılması maksadıyla idari tahkikat heyeti teşkil edildiği, ayrıca denizaltı gemisinin …Limanı’na aborda olması sonrasında 353 sayılı Kanun’un 66’ncı maddesi kapsamında arama yapılmasına da karar verildiği, bu kararın, 14.12.2013 tarihinde onaylanmak üzere …Askeri Mahkemesine gönderildiği ve 15.12.2013 tarihinde onaylandığı, yapılacak tahkikata ilişkin 12.12.2013 tarihli mesaj emrinin hazırlanarak Denizaltı Filosu Komutanlığına ve …denizaltı gemisine (ZEN) koduyla adreslendiği, …denizaltı gemisine gönderilmesi gereken suretin yapılacak faaliyetin gizli tutulması maksadıyla idari tahkikat heyet başkanı Dz.Alb. ...’na kapalı zarf içerisinde teslim edildiği, Denizaltı Filosu Komutanı olan sanık Tuğamiral ...’ın, mesaj emrinin ulaşmasından önce …Komutanlığı Kurmay Başkanının sözlü bildirimi ile idari tahkikat heyeti oluşturulduğundan haberdar olduğu, 13.12.2013 günü saat 07.30 sularında gemiye uydu telefonundan ulaşarak, Gemi Komutanı Dz.Bnb. ...’un cep telefonu ile kendisini aramasını istediği, Dz.Bnb. ...’un saat 07.48 civarında şahsi cep telefonundan sanığın cep telefonunu aradığı, gemide gümrük mevzuatına aykırı davranan personel hakkında ihbar olduğunu, bu nedenle üst makamların gemide arama dahil inceleme ve denetleme yapılmasına karar verdiğini söylediği, Gemi Komutanının İkinci Komutan Dz.Bnb. ...’na emir vererek gümrüğe tabi eşya olup olmadığı hususunun araştırılmasını istediği, İkinci Komutan tarafından gemi kıdemli astsubaylarına emir verilerek konunun araştırıldığı, astsubaylar ..., ... ve ...’ın …ilinden aldıklarını beyan ettikleri puro ve sigaraları İkinci Komutana teslim ettikleri, İkinci Komutanın da bir poşete koyduğu puro ve sigaraları Gemi Komutanına götürdüğü, Gemi Komutanının verilen emirlere rağmen bu tür malzeme bulundurulmasına sinirlenerek poşeti denize attığı, geminin …Limanı’na aborda olması sonrasında idari tahkikat heyetince yapılan aramada O.K. ve U.M. isimli astsubayların alkollü içecek bulundurduklarının tespit edildiği maddi vaka olarak kabul edilerek, …gemisinde yapılacak inceleme, denetleme ve arama işlemlerinin gizlilik içerisinde yürütülmesi gerekmesine rağmen, gemide inceleme, denetleme ve arama yapılacağını Gemi Komutanı Dz.Bnb. ...’a telefonla bildirmek suretiyle yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklamak suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı,
Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgiyi açıklamak suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında Askeri Mahkemece; sanığın, görevi nedeniyle bilgi edindiği niteliği itibariyle gizli kalması gereken …denizaltı gemisine yönelik kaçakçılık/gümrük mevzuatına aykırılık ihbarını tetkik etmek üzere üst makam emri ile idari tahkikat heyeti oluşturulması ve bu heyetin arama dâhil icra edeceği faaliyetleri, tahkikatın yapılacağı gemi komutanıyla paylaşmak suretiyle göreve ilişkin sırrın açıklanması suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda belirtilen mahkûmiyet kararının verildiği,
Sanık Tuğamiral ...’ın, 27 Temmuz 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 25 Temmuz 2016 tarihli ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 sayılı listesinin “C.Deniz Kuvvetleri Komutanlığı” bendinin “Amiraller” bölümünün 6’ncı sırasında Karadeniz Bölge Komutanı iken milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fettullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olması nedeniyle TSK’dan çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında öncelikle ve resen dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olay açısından davaya askeri mahkemede bakılması gerekip gerekmediği, başka ifadeyle görevli olan mahkeme, suç vasfına bağlı olarak belirlenecektir.
İddianamede sanığa isnat edilen, yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklamak suçu, TCK’nın “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” başlığı altındaki yedinci bölümde gösterilmiş olup, doktrinde de kabul edildiği üzere, suçun konusu olan belgenin sadece gizlilik derecesinin “GİZLİ” olarak tayin edilmesinin yeterli olmayacağı, “GİZLİ” niteliğinin, devletin güvenliğini, milli varlığını, bütünlüğünü, anayasal düzenini, iç veya dış siyasal yararlarını tehlikeye düşürecek nitelikte olması gerekmektedir.
TCK’nın 258’inci maddesinde düzenlenen göreve ilişkin sırrın açıklanması suçunun oluşabilmesi için ise, açıklanan sırrın göreve ilişkin olması, bunun yanında bu sırrın fail tarafından görevi sebebiyle öğrenilmiş ve gizli kalmasında yarar bulunması gerekir.
Sözcük anlamı olarak sır; açıklanması bir kimseye veya kuruluşa zarar verebilecek olan ve bu sebeple açıklanması için bu kişi veya kuruluşun rızası aranan bilgilerdir.
İfşa ise; gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma, ifşa etmek, gizli bir şeyi ortaya dökmek, açığa vurmak, yaymak, ilan etmek, reklam etmektir (Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük, Ankara, 2005, S.938).
Suçun maddi konusunu gizli kalması gereken belge, emir veya tebligat oluşturmaktadır. Suç, failin, görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belge, karar, emir ve tebligatı açıklaması veya yayınlaması ya da ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştırmasıyla oluşmaktadır.
Bu beyanlar ışığında, yapılacak tahkikata ilişkin 12.12.2013 tarihli mesaj emrinin Denizaltı Filosu Komutanlığına ve …denizaltı gemisine (ZEN) koduyla yani “KİŞİYE ÖZEL” gizlilik derecesi ile gönderildiği, …gemisine gönderilmesi gereken suretin yapılacak faaliyetin gizli tutulması maksadıyla İdari Tahkikat Heyeti Başkanı Dz.Alb. ...’na kapalı zarf içerisinde teslim edildiği, MY 75-1 (B) Karargâh Hizmetleri Yönergesinde, “KİŞİYE ÖZEL” gizlilik dereceli evrakın usulüne uygun olarak zarflanarak gönderileceğinin, gönderildiği makam ve personel dışında açılmayacağının, gereğinin de bu personel tarafından yapılacağının, “KİŞİYE ÖZEL” gizlilik derecesinin belirlenmesinin hazırlayan makam tarafından yapılacağının, belirlenmesinde kapsadığı konu ve içeriğin esas alınacağının açıkça belirtildiği, yapılacak idari tahkikatın gemide kaçakçılık/gümrük mevzuatına aykırılık olup olmadığının tespitine yönelik olduğu, bu nedenle gemi personelinin önceden bilgilendirilmemesinin gerektiği de gözetildiğinde, sanığın, idari tahkikat heyeti oluşturulması ve bu heyetin icra edeceği faaliyetleri, tahkikatın yapılacağı gemi komutanına bildirmesi eyleminin sübutu hâlinde TCK’nın 258’inci maddesinde belirtilen göreve ilişkin sırrın açıklanması suçunu oluşturabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
353 sayılı Kanun’un “Genel görev” başlıklı 9’uncu maddesi, “Askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile, bunların asker kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.” (Maddede yer alan “… askeri mahallerde veya …” ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 26.6.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 15.3.2012 tarihli, 2011/30 Esas ve 2012/36 Karar sayılı kararıyla Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir);
353 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi de, “Askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçun; askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması hâlinde askeri mahkemenin görevi sona erer.” hükmünü içermektedir.
Sanık hakkında ASCK’nın 54’üncü maddesi delaletiyle TCK’nın 336’ncı maddesinde belirtilen yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklamak suçundan açılan kamu davasında, sanığın eyleminin TCK’nın 258/1’inci maddesinde düzenlenen göreve ilişkin sırrın açıklanması suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine karar verildiği, göreve ilişkin sırrın açıklanması suçunun askeri bir suç olmayıp, somut olayda askeri bir suça bağlı bulunmadığı ve sanığın da 27.7.2016 tarihinde TSK’dan çıkarıldığı görülmektedir.
Bu itibarla, sanığın askeri mahkemelerde yargılanmasını gerektiren ilginin kesilmesi karşısında, 353 sayılı Kanun’un 9 ve 17’nci maddeleri gereğince, yargılama görevinin suçun işlendiği yer adliye mahkemesine ait olması nedeniyle, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkûmiyet hükmü verilmesi hukuka aykırı olduğundan, müdafiin ve Askeri Savcının temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sebebi karşısında, müdafiin temyizi ile tebliğnamedeki hukuka aykırı delillerin kullanılması ve değerlendirilmesi yasağı, yine müdafiin esasa yönelik temyiz nedenleri yönünden inceleme yapılmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy