(1632 S. K. m. 87) (211 S. K. m. 14)
Askeri Mahkemece; 30.4.2013 tarihinde HâkAtğm. …’nin, İkm. Er A.O.D.’dan renkli yapışkanlı kağıtları kimin temin ettiğini öğrenip öğleye kadar kendisine getirmesini söylediği, bu kağıtları sanık Per.Asb.Bçvş. ... temin ettiği için İkm.Er A.O.D.’ın, Hâk.Atğm. C.Ö.’nin post-it isteğini sanığa ilettiği ve sanığın “Tamam, bakarız” dediği, aynı gün öğleden sonra C.Ö.’nin, İkm.ErA.O.D.’ı yanına çağırarak post-it kağıdını neden getirmediğini ve kendisine bilgi vermediğini sorduğu, İkm.Er A.O.D.’ın da bu isteği sanığa ilettiğini, “Tamam, bakarız” deyip post-it kağıtlarını hâlâ vermediğini söylediği, sanığın temin etmek zorunda olduğu post-it kâğıdını 6.5.2013 tarihine kadar temin etmediği, 6.5.2013 günü saat 14.00 sıralarında katılanın, bu disiplinsiz davranışları ile ilgili konuşmak için sanığı J.Er F.D. vasıtasıyla odasına çağırttığı, sanığın o sırada odasında misafirleri olduğu için F.D.’ya “Misafirlerim var, ben ona döneceğim.” dediği, kendisine bilgi verilen C.Ö.’ninF.D.’ya “Misafirleri gidince yanıma gelmesini V. Astsubay’a söyle.” dediği ve F.D.’nun bu emri sanığa ilettiği, yaklaşık yarım saat sonra C.Ö.’nin, A.O.D.’ı göndererek sanığı tekrar çağırması üzerine, sanığın C.Ö.’yi telefonla arayarak, askeri disiplin ve nezaket kurallarına uymayan bir üslubu tercihle “C. Bey” şeklinde hitap ederek kendisini neden çağırdığını öğrenmeye çalıştığı, C.Ö.’nin kendisini tekrar odasına çağırması üzerine telefonu kapatarak gitmediği, sanığın görevi gereği temin etmek zorunda olduğu post-it kağıtlarını temin etmemesinin, bunun sebebi ya da ne zaman temin edebileceği hakkında hiçbir bilgi vermemesinin, üstü olan C.Ö.’ye telefonda “C. Bey” diye hitap etmesinin disiplinsiz bir davranış olduğu, C.Ö.’nin, bu disiplinsiz davranışlarından dolayı uyarmak amacıyla hem asker göndererek hem de telefonla bizzat kendisi birkaç kere odasına çağırdığı hâlde sanığın, üstü olan C.Ö.’nin odasına gitmediği, C.Ö.’nin, açık ve net bir şekilde dile getirmemekle birlikte, disiplin kurallarına uymayan konuşmalardan dolayı uyarmak ve konuşma öncesi olaylarla ilgili bilgi almak amacıyla sanığı odasına çağırdığı, sanığın ise yanına gitmeyerek emri yerine getirmediği kabul edilip, mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de;
Sanık savunmalarında (Dz. 26, 27-29, 200-208, 210, 239, 248-253), 30.4.2013 tarihinde A.O.D.’ın kendisine “Asteğmen sizden post-it bekliyor.” dediğini, “Tamam, bakarız.” şeklinde yanıt verdiğini, 6.5.2013 günü saat 14.00 sıralarında odasında misafirleri olan P.Asb.Bçvş. ... ve Bnd.Asb.Kd.Üçvş. ... ile birlikte otururlarken, J.Er F.D.’nun odaya gelerek, C. Asteğmen’in kendisini odasına çağırdığını söylediğini, misafirleri gittikten sonra geleceğini belirttiğini, yaklaşık 15-20 dakika sonra İkm.Er A.O.D.’ın odaya gelip, tekrar …Asteğmen’in odasına çağırdığını söylediğini, “Odamda misafirlerim olduğunu biliyor mu?” diye sorduğunu, bu konuda bilgisi olmadığını söyleyince “Tamam, ben kendisine döneceğim.” dediğini, telefon ile …Asteğmen’i aradığını, “…Bey, ben …Başçavuş, beni çağırtmışsınız.” dediğini, “Evet çağırttım.” şeklinde söylediğini, kendisinin de “Asker, yanımda misafirlerim olduğunu size dile getirdi mi?” şeklinde sorduğunu, onun “Evet haberim var, ben seni çağırıyorum kardeşim.” dediğini, anlamadığını belirtince, “Ben komutanım, gel dedim mi geleceksin, git dedim mi gideceksin.”şeklinde söylediğini, “Tamam” diyerek telefonu kapattığını, misafirleri olduğu hâlde iki defa asker gönderip kendisini çağırttığı için acil durum olup olmadığını öğrenmek amacı ile telefonda konuştuğunu, kendisinin her defasında misafirleri gittikten sonra geleceğini söylediğini, telefon ile konuştuklarında ise kendisini odasına çağırmadığını, yapmış olduğu bir disiplinsizlik bulunmadığını, suç kastının olmadığını belirtmiştir.
Tanık C.Ö. dilekçe ve ifadelerinde (Dz.6, 45, 153-154, 395), 30.4.2013 tarihinde iletilen post-it isteğinin 6.5.2013 tarihine kadar yerine getirilmemesi sonrasında, 6.5.2013 günü saat 14.00 sıralarında önce J.Er F.D.’yu çağırarak, …Başçavuş’a kendisini beklediğini, odasına gelmesini söylemesini istediğini, misafirleri olduğunu öğrenince kısa bir süre sonra yanına geleceğini düşünerek, J.ErF.D.’ya “…Başçavuş’a söyle, misafirleri gidince yanıma gelsin.” dediğini, bir saate yakın bir süre geçmesine rağmen …Astsubay’ın gelmemesi üzerine, zile basması ile odaya gelen İkm.ErA.O.D.’a “…Başçavuş’a kendisini beklediğimi söyle.” dediğini, O.’ın odadan çıkmasından kısa bir süre sonra çalan telefonu açtığında V. Astsubay’ın kendisini tanıtıp, “Ne var, ne oldu, odamda misafirlerim var, ne için erlerle beni çağırtıyorsunuz, bir şey varsa telefonda söyleyin …Bey” şeklinde sözler söylediğini, kendisinin “Odama gelin burada konuşalım.” dediğini, sanığın bu defa “Ne diyorsunuz? Niçin aşağıya geleceğim?” şeklinde sorduğunu, tekrar aşağıya gelmesini isteyerek, “Burada konuşalım.” dediğini, “Siz hangi sıfatla beni çağırıyorsunuz?” şeklinde konuştuğunu, komutan sıfatıyla çağırdığını söylediğini, onun alaycı bir ses tonu ile “Siz mi benim komutanımsınız” dediğini ve telefonu kapattığını,
Tanık H.H.Ş. ifadelerinde (Dz.18, 155), …Astsubay’ın C.Ö. ile ilişkilerinin kötü olduğunu, bunu yanına geldiklerinde birbirlerinin gıyabında yaptıkları konuşmalardan anladığını, 6.5.2013 günü saat 15.00 sularında …Teğmen’in odasına gelerek, …Astsubay’ı odasına çağırdığını ancak, gelmeyip telefon ile aradığını ve sonra telefonu yüzüne kapattığını anlattığını, kendisine kıdemli savcı ile görüşmesini söylediğini,
Tanık A.O.D. ifadelerinde (Dz.16,156), 30.4.2013 tarihinde …Teğmen’in kendisinden post-it kağıtlarından istediğini, yazı işleri müdüründen kağıtların …Astsubay tarafından temin edildiğini öğrenmesi üzerine, …Teğmen’in isteğini ileterek öğleye kadar bulunması gerektiğini söylediğini, …Astsubay’ın kendisine “Bakarız” dediğini, aynı gün öğleden sonra kendisini çağıran …Teğmen’e …Astsubay’ın henüz kağıtları vermediğini, bu nedenle yanına gelmediğini söylediğini, 6.5.2013 günü …Teğmen’in kendisini odaya çağırarak, “…Başçavuş’a kendisini beklediğimi söyle” dediğini, …Başçavuş’un odasına gittiğinde iki misafirinin olduğunu, ona …Teğmen’in kendisini beklediğini söylediğini, …Başçavuş’un “Tamam” dediğini, odadan çıkarken telefonun ahizesini kaldırdığını gördüğünü, …Teğmen’in odasına giderek “Komutanım, …Başçavuş’a söylediğiniz hususu ilettim.” dediğini, bu konuşmalar olurken ikisinde de herhangi bir kızgınlık belirtisi, sinirlenme durumu görmediğini,
Tanık F.D. ifadelerinde (Dz.10,168), 7.5.2013 günü …Asteğmen’in odasına gittiğinde …Başçavuş’u çağırmasını söylediğini, üst katta bulunan …Astsubay’ın odasına giderek, …Asteğmen’in kendisini görmek istediğini ilettiğini, bu sırada …Astsubay’ın iki astsubay ile birlikte bir dosyaya baktıklarını gördüğünü, …Astsubay’ın “Şu anda misafirlerim var, misafirlerimi gönderdikten sonra gelirim.” dediğini, bu durumu …Asteğmen’e ilettiğini, “Gerçekten yanında birileri var mı?” şeklinde sorduğunu, “İsterseniz gidip beraber bakalım.” dediğini, …Asteğmen’in biraz duraklayıp, “Tamam, misafirleri gittikten sonra yanıma gelsin.” dediğini, tekrar yukarıya çıkarak …Asteğmen’in söylediğini …Astsubay’a ilettiğini, …Astsubay’ın tekrar “Tamam F., misafirleri geçirdikten sonra gelirim.” dediğini,
Tanık ... ifadelerinde (Dz.34, 213), olay günü P.Asb.Bçvş. ... ile birlikte …Başçavuş’un odasında otururlarken, bir askerin gelerek, “Komutanım, …Asteğmen sizi çağırıyor.” dediğini, …Başçavuş’un “Misafirlerim olduğunu söyle, birazdan geleceğim.” şeklinde sözler söylediğini, yaklaşık yirmi dakika sonra askerin tekrar geldiğini, “Komutanım, …Asteğmen sizi yine çağırıyor.” dediğini, …Başçavuş’un “Misafirlerim olduğunu söyledin mi?” diye sorduğunu, askerin söylemediğini belirterek “Söyleyeyim mi?” dediğini, …Başçavuş’un, “Ben kendisini ararım.” diyerek telefon ile birisini aradığını, “…Bey beni çağırtmışsınız.” şeklinde söylediğini, konuşma sırasında karşıdan söylenenleri duymadığını, …Başçavuş’un, “ Misafirlerim olduğunu biliyor musunuz?” ve “Öyle mi?” şeklinde sözler söylediğini, “Siz hangi sıfatla beni çağırıyorsunuz, siz mi benim komutanımsınız?” şeklinde söz söylediğini duymadığını,
Tanık ...ifadelerinde (Dz. 35, 216), olay tarihinde …Astsubay’ın odasında otururlarken, bir askerin gelerek, “Komutanım, Asteğmenim sizi istiyor.”, …Astsubay’ın da “Şimdi misafirim var, ben onu ararım.” dediklerini, bir süre sonra aynı askerin tekrar geldiğini, “Komutanım, …Asteğmen sizi çağırıyor” şeklinde söylediğini, bu defa …Astsubay’ın “Misafirim olduğunu söylemedin mi? Tamam ben onu ararım.” dediğini, telefon ile birisini aradığını, telefonda konuşulanları tam hatırlamadığını, hatırladığı kadarıyla “Asker size misafirim olduğunu söylemedi mi?” şeklinde konuştuğunu, telefonu kapattıktan sonra …Binbaşı’nın yanına gittiğini,
Beyan etmişlerdir.
Bilindiği üzere, ASCK’nın 87/1’inci maddesinde unsurları yazılı olan “emre itaatsizlikte ısrar” suçunun oluşabilmesi için, makam ve memuriyeti itibarı ile emretme yetkisine sahip olan amir konumundaki bir asker kişi tarafından verilen askeri vazifeye (hizmete) ilişkin bir emrin, bu emrin muhatabı ve yerine getirmekle yükümlü olan asker kişi tarafından, bilerek ve isteyerek yerine getirilmemesi; nitelikli (mevsuf) hâlinin oluşabilmesi için de, emrin yerine getirilmesinin söz ve fiil ile açıkça reddedilmesi veya emir tekrar edildiği hâlde emrin yerine getirilmemesi gereklidir.
TSK İç Hizmet Kanunu’nun 14’üncü maddesinde; astın; amir ve üstüne genel adap ve askeri usullere uygun tam bir saygı göstermeye, amirlerine ve yasa ve diğer düzenlemelerde gösterilen hâllerde üstlerine mutlak itaate zorunlu olduğu, yasalarda belirtilen görevleri ve verilen emirleri zamanında ve değiştirmeden yapması gerektiği belirtilmiş; itaat hissini sarsacak her türlü davranış cezai yaptırıma bağlanmış; aynı Kanun’un 24’üncü maddesinde de, disipline aykırı gördüğü her hâle müdahaleye ve emir vermeye her üstün görevli olduğu yönünde hükme yer verilmiştir.
Sanığın savunması, tanıklar F.D. ve A.O.D.’ın, kendi aracılıkları ile çağrılmaları sırasında, sanığın her defasında misafirleri olduğu ve birazdan geleceğine yönelik ifadelerde bulunduğunu belirtmeleri, yine tanıklar ...ve A.B.Ç.’ın, telefon konuşmasında sanığın, kendisinin çağırtıldığı bilgisinden (hemen gelememe nedeni hususunda haberdar olunmadığını değerlendirip) ve misafirlerinden bahsettiğini beyan etmeleri, askerler aracılığıyla iletilen ‘odasına gelinmesi’ emrine uymama yönünde ifade ve hareket tarzından ziyade, mazeretini belirterek “tamam”, “geleceğim” şeklinde olumlu ifadeler kullanılması, üst olan C.Ö.’nin telefonda da odasına gelinmesini istediğine dair ifadesine rağmen, sanığın aksi ispatlanamayan savunmasında telefonda tekrar çağrılarak emrin somutlandırılmadığını beyan etmesi, tanık ...’ın ifadesinde geçen, “öyle mi” sözünün, savunmada yer alan “Ben komutanım, gel dedim mi geleceksin, git dedim mi gideceksin.” şeklinde, üstün de astın haklarına riayet etmesi gerekliliğine aykırı söz söylenmesi hâlinde oluşabilecek psikolojik durum gözetildiğinde, her türlü kuşkudan uzak bir şekilde, sanığın emre itaatsizlikte ısrar kastıyla hareket ettiğinin söylenemeyecek olması karşısında, yasal unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatına karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçelerle tesis olunan mahkûmiyet hükmünün esas yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy