(1632 S. K. m. 47) (ANY. MAH. 05.07.2012 T. 2012/9 E. 2012/103 K.)
1) Sanığın, iki ayrı izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek müsnet suçlardan beş ay hapis ve on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair 16.6.2011 tarihli ve 2011/766-309 sayılı mahkûmiyet hükmü, temyiz edilmediğinden bahisle kesinleştirilmiş ise de; dosyada yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere, yüzüne karşı tefhim olunan hükümleri, Birlik Komutanlığına verdiği 23.6.2011 tarihli dilekçe ile bir haftalık yasal süresi içerisinde temyiz ettiği görüldüğünden, esasen bu hükmün kesinleştirilmesinin hatalı ve geçersiz olduğu anlaşılmakla, öncelikle henüz temyiz incelemesi yapılmamış ve kesinleşmemiş olan mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak, daha sonra yapılan uyarlama yargılaması sonunda verilen 25.8.2015 tarihli, 2013/986 Esas ve 2015/727 Karar sayılı uyarlama mahkûmiyet hükümlerinin yok hükmünde sayılmasına karar verilmiş, temyiz istemine atfen 16.6.2011 tarihli ve 2011/766-309 sayılı mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesine geçilmiştir.
2) Sanığın, …Asker Hastanesi tarafından 30.12.2010 tarihli raporla bir ay süreyle hava değişimine gönderildiği, iki günlük yol süresi sonunda en geç 31.1.2011 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 9.2.2011 tarihinde saat 22.44’de Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığına katılış yaptığı, tedavi amaçlı olarak hastaneye yatırılan sanığa 16.2.2011 tarihli raporla 1,5 ay süreyle hava değişimi verildiği, hava değişimi süresi sonunda 2 günlük yol süresi de tanındığında en geç 1.4.2011 tarihinde Birliğine katılması gerekirken geçerli bir mazereti bulunmaksızın gecikerek 8.5.2011 tarihinde kolluk kuvvetlerince yakalandığı, böylelikle 1.2.2011-9.2.2011 ve 2.4.2011-8.5.2011 tarihleri arasında iki ayrı izin (hava değişimi) tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek verilen mahkûmiyet hükümlerinde usul, sübut ve vasıf yönlerinden isabetsizlik bulunmamakla birlikte;
Hükümden sonra, 21 Kasım 2012 tarihli ve 28474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 5.7.2012 tarihli ve 2012/9-103 sayılı kararıyla, ASCK’nın 47/1-A madde, fıkra ve bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek-8’inci maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askeri suçlar ile bu Kanun’un Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün ve Ek-10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının, izin tecavüzü suçu yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması sebebiyle, lehe hükümler yönünden Mahkemesince değerlendirme yapılması amacıyla, mahkumiyet hükümlerinin uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Hüküm verildikten sonraki aşamalarda, sanık tarafından verilen ve bu mahkûmiyet hükmünde belirtilen nezaret ve tutukluluk sürelerinin, cezasının infazı yapılmakta olan diğer mahkûmiyet hükümlerinden mahsubuna dair talep olarak değerlendirilebilecek ve ilgili mahkemelerce karara bağlanacak mahiyetteki dilekçeleri ise inceleme dışında tutulmuştur. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy