(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 220)
Hükmün ve kararların tefhiminden sonra, duruşmayı yöneten askeri hâkim tarafından hazır bulunanlara varsa hangi kanun yoluna, hangi mercilere, hangi sürede ve ne şekilde başvurabileceklerinin anlatılması, ilgililerin yokluğunda verilen kararlarda ise, kanun yolu, mercii, şekli ve sürelerine ilişkin haklarının ne olduğunun bu konuda yapılacak tebligat işlemine esas olmak üzere karara (hükümlerde hüküm fıkrasına) açık ve anlaşılır biçimde yazılması, kararda bu konuda bir açıklama yapılmamış ise, bir sureti (parçası) tarih ve imza karşılığı ilgiliye verilecek olan tebliğ mazbatasında veya tebligat için yazılan yazıda kanun yolu, merci, şekli ve sürelerine ilişkin haklarının ne olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.
Askeri Mahkemece, 16.10.2012 tarihli oturumda, hükümlünün (sanığın) yokluğunda, iki ayrı firar suçunu işlediği sabit görülerek mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu; kanun yolu, süresi, şekli ve merciin de açıklandığı mahkûmiyet hükümlerine ilişkin gerekçeli kararın, hükümlüye (sanığa) tebliği için adresine gönderilen tebliğ mazbatasının, kişinin adreste ismen tanınmadığı belirtilerek merciine iade edildiği, akabinde herhangi bir adres araştırması ve yeni bir tebliğ işlemi yapılmaksızın, hükmün yasal süresi içinde taraflarca temyiz edilmediğinden bahisle, 25.1.2013 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği görülmektedir.
Anayasa’nın 40/2 ve CMK’nın 34/2’nci maddelerinde düzenlenen başvuru hakkının, hükümlü (sanık) tarafından açık bir biçimde kullanılmasına olanak sağlayıcı içerik ve şekilden yoksun olan ilk mahkûmiyet hükümlerinin kesinleştirilmesi hatalı olduğundan, bu hükümler ile ilgili uyarlama yargılaması sonunda, 2’nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 19.3.2015 tarihli, 2014/899 Esas ve 2015/208 Karar sayılı uyarlama mahkûmiyet hükümlerinin yok hükmünde sayılarak bozulmasına karar verilmiş; temyiz isteminin, ilk mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak yapıldığı kabul edilip incelemeye devam edilmiştir.
Sanığın, başka bir suçu sonrasında dosyası hazırlanarak, Birlik Komutanlığından Askeri Savcılığa 9.1.2008 tarihinde sevki sırasında izinsiz olarak uzaklaştığı, 9.6.2008 tarihinde yakalanıp, hakkındaki yakalama emri gereği sevk için tutuklandığı, yine başka bir suçu nedeniyle yakalanıp tutuklanmasından sonra 5.2.2010 tarihinde tahliye edildiği, aynı gün …Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından, bir gün yol süresi verilerek …’daki birliğine sevk edildiği, en geç 6.2.2010 günü saat 24.00’de Birlik Komutanlığına katılması gerekirken katılmadığı, 17.5.2010 tarihinde yakalandığı, bu suretle 9.1.2008-9.6.2008 ve 7.2.2010-17.5.2010 tarihleri arasında iki ayrı firar suçunu işlediği sabit görülerek mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de;
Sanığın kimlik tespitinin yapılıp iddianamelerin okunduğu, sorgu ve savunmalarının tespit edildiği 23.7.2010 ve 17.9.2008, psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalaasını verdiği 31.8.2012, yazılı delillerin okunduğu ve yazılı delillere karşı Askeri Savcıdan diyeceklerinin sorulduğu, esas hakkındaki mütalaanın verildiği, mütalaaya karşı diyecekleri ile son sözü yerine geçmek üzere sanığın dosyadaki ifadelerinin okunduğu ve kısa kararların bulunduğu 16.10.2012 tarihli oturumlara ait, yine müzekkere yanıtlarının beklendiği, gelen müzekkere yanıtlarının okunduğu, tutuklama, tahliye ve birleştirme kararlarının verildiği diğer tüm duruşma tutanaklarında mahkeme adının yer almaması, duruşma tutanağının başlığında; duruşmanın yapıldığı mahkemenin adının, oturum tarihlerinin, hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin ad ve soyadının belirtileceğinin düzenlendiği CMK’nın 220’nci maddesine aykırılık oluşturduğundan, mahkûmiyet hükümlerinin bozulmalarına karar verilmiş;
Bu aşamada, 7.2.2010-17.5.2010 tarihleri arasındaki firar suçu ile ilgili olarak, 5.2.2010 tarihinde bir gün yol süresi verilerek Birlik Komutanlığına sevk edilen sanığa ait sevk belgesinde, katılış tarihi 7.2.2010 şeklinde gösterildiğinden, suç temadisi başlangıç tarihinin 8.2.2010 olması gerektiğine işaret edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy