(1632 S. K. m. 136, 137) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 6) (477 S. K. m. 56)
Mazarratı mucip olacak şekilde nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçundan sanıklar Çvş. İsmail BAL, er Mehmet ŞİT, er Fikri BOZKURT haklarında Erte Ordu K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 24.5.1995 gün ve 1995/394-264 esas ve karar sayılı mahkumiyet, beraat ve görevsizlik kararlarının Komutan ve Askeri Savcı tarafından temyiz edilmesi üzerine dava dosyasının Askeri Yargıtay Başsavcılığının 4.12.1996 gün ve 1996/3725 sayılı Çvş. İsmail BAL hakkındaki beraat, er Fikri BOZKURT hakkındaki görevsizlik kararının onanması, er Mehmet ŞİT hakkındaki mahkumiyet hükmünün uygulama yönünden bozulması istemini içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderildiği görülmekle dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yerel mahkemece; Mazarratı mucip olacak şekilde nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçundan sanıklar hakkında yapılan yargılama sonunda;
a) Sanık Çvş. İsmail BAL hakkında beraatine karar verilmiş olup, hüküm Askeri Savcı tarafından sanığın suçunun sübuta erdiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
b) Er Mehmet ŞİT hakkında mazarratı mucip olacak şekilde nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçunu işlediği sabit, görülerek As.C.K.nun 136/1-B-C, TCK.nun 59/2 ve 647 Sayılı Kanunun 4 ncü maddeleri uyarınca neticeten 25.000 TL.sı ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 647 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş olup, hüküm Askeri Savcı ve Komutan tarafından sanığın mahkumiyetine karar verilen suçun sırf askeri surlardan olduğu bu nedenle verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 Sayılı Kanunun 4/Son maddesi uyarınca para cezasına çevrilmesinin yasal olarak mümkün olmadıkı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
c) Er Fikri BOZKURT hakkında eyleminin 477 Sayılı Kanunun 56 ncı maddesinde yazılı nöbet talimatına aykırı hareket etmek sucunu oluşturduğu, bu suça disiplin mahkemesinin bakması gerektiği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş olup, karar Komutan ve Askeri Savcı tarafından sanığa isnat edilen mazarratı mucip olacak derecede nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçunun bütün unsurları yönünden oluştuğu, görevsizlik kararı verilmesinin yasalara aykırı olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde;
23.4.1996 günü sanıklardan er Mehmet ŞİT ile er Fikri BOZKURT'un saat 01.00-06.00 arası telboyu nöbetçileri olarak Çvş. İsmail BAL'ın ise devriye nöbetçi çavuşu olarak görevli bulundukları er Mehmet ŞİT ve er Fikri BOZKURT'un saat 06.00'da nöbetleri sona erdiğinden nöbetlerini Çvş. İsmail BAL tarafından getirilen yeni nöbetçilere devrettikleri, devriye nöbetçi Çvş. İsmail BAL'ın nezaretinde doldur-boşalt istasyonuna geldikleri, dosya dz.10'da mevcut nöbetçi devriye çavuşu özel talimatı uyarınca Çvş. İsmail BAL'ın mermi teslim defterine teslim edilen mermileri yazdığı ve bilahare nöbeti biten erlerin doldur-boşalt işlemini yaptırması için doldur-boşalt nöbetçi astsubayı Ahmet ASLANa bildireceği sırada sanıklardan er Fikri BOZKURT'un doldur-boşalt varillerinden birinin deliğine silahını sokarak doldur-boşalt nöbetçi astsubayının komutunu beklediği anda sanık er Mehmet ŞİT'in her askerin ayrı bir varil önünde durup bu varilin özel deliğine silahının namlusunu sokup o şekilde nöbetçi astsubayının emri ile doldur-boşalt işlemi yapılacağına ilişkin emri bilmesine rağmen, görevin ifasında gerekli dikkati göstermeyip emirlere aykırı bir şekilde silahının namlusunu er Fikri BOZKURTun normal olarak silahının namlusunu soktuğu bidona bidonun üstündeki lastiğin alt yan tarafından sokarak hiç kimseyi ve emir verilmesini beklemeden aniden tetik düşürdüğü, silahının namlusuna daha önce mermi sürdüğü için silahta kalan bir adet merminin patladığı çıkan kurşunun er Fikri BOZKURT üzerine zimmetli 190456 no.lu G-3 A3 piyade tüfeğinin namlusuna isabet ederek namlusunu deldiği silahta 1.711.276 TL.sı sarfı ile onarılabilecek önemli hasarın meydana geldiği dosyada mevcut nöbet talimatları, günlük emir suretleri ve sanıkların samimi beyanları ile olay tutanağından anlaşılmaktadır.
a) Sanıklardan nöbetçi devriye çavuşu İsmail BAL'ın nöbetçi devriye çavuşu özel talimatı uyarınca mermileri teslim için özel defteri doldurduğu sırada olayın meydana geldiği, temyiz isteminde belirtildiği şekilde nöbetçi astsubayını beklemeden erlere doldur-boşalt yapmaları için emir vermediği anlaşıldığından, olayın meydana gelmesinde nöbet talimatına aykırı bir davranışı ve bankaca bir kusuru bulunmadığı belirlenen sanık hakkında yerel mahkemeye verilen beraat kararında bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekle, hükmün onanmasına karar verilmiştir.
b) Sanıklardan er Fikri BOZKURT'un doldur-boşalt bidonunun namlu sokmaya mahsus deliğine silahının namlusunu koyduğu nöbetçi astsubayını ve onun vereceği komutu beklemeye başladığı sırada er Mehmet ŞİT'in verilen emirlere aykırı bir şekilde er Fikri BOZKUZT'un doldur-boşalt için tüfeğinin namlusunu koyduğu bidonun üstündeki lastiğin yan alt tarafından aniden tüfeğini sokup tetik düşürdüğü er Fikri BOZKURT'un silahının namlusunun kullanılmayacak şekilde hasara uğradığı anlaşılmakla; Olayda er Fikri BOZKURT'un nöbeti sona erdiği için nöbet talimatına aykırı bir davranışından bahsedilemeyeceği gibi emirlere aykırı ve kusurlu bir davranışı da bulunmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken eyleminin 477 Sayılı Kanunun 56 ıncı maddesinde yazılı nöbet talimatına aykırı hareket suçunu oluşturduğundan ve bu suça bakmakla disiplin mahkemesinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararının bozulmasına karar verilmiştir.
c) Yukarıda açıklandığı şekilde sanık er Mehmet ŞİTin nöbet görevi sona erdikten sonra doldur-boşalt yerine geldiğinde verilen emir gereği bir bidonun normal namlu koymaya mahsus yerine silahının namlusunu koyarak nöbetçi astsubayı ve onun vereceği emri beklemesi gerekirken er Fikri BOZKURTun silahının namlusunu koyduğu bidonun üst kısmındaki lastiğin yan alt tarafından silahının namlusunu aniden sokarak tetik düşürdüğü silahın namlusunun daha önce mermi sürmüş olduğu için merminin patladığı, er Fikri BOZKURTun silahının namlusuna isabet eden kurşunun adı geçenin silahında kullanılmayacak derecede hasar meydana gelmesine sebebiyet verdiği görülmekle; Sanık er Mehmet ŞİT telboyu nöbetçisi olup nöbeti saat 06.00 sırasında diğer yeni nöbetçiye nöbetini teslim etmekle sona erdiğinden eyleminin mazarratı mucip olacak şekilde nöbet talimatına aykırı davranmak suçunu oluşturmadığı, ancak nöbet sonrası doldur-boşalt işleminin ne şekilde yapılacağını, bu hususta verilen emirleri bilmesine rağmen görevin ifasında gerekli dikkat itinayı göstermeyin kusurlu davranımı sonucu harp malzemesi niteliğindeki milhimce hasarına sebebiyet verdiği görülmekle eyleminin As.C.K.nun 137 nci maddesinde yazılı hizmette tekasül ile harp malzemesinin milhimce hasarına sebebiyet vermek suçuna uyduğu gözetilmeden, yerel mahkemece sanığın yazılı olduğu şekilde mazarratı mucip olacak şekilde nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Sanık Çvş. İsmail BAL hakkında Askeri Savcının kabule değer görülmeyen temyiz itirazının 353 Sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve esas itibariyle kanuna uygun bulunan beraat hükmünün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2. Sanık Fikri BOZKURT hakkında Komutan ve Askeri Savcının sanığın eyleminin mazarratı mucip olacak şekilde nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçunu oluşturduğu yolundaki kabule değer görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
Ancak er Fikri BOZKURTun eylemi suç teşkil etmediği halde sanık hakkında görevsizlik kararı verildiğinden, Komutan ve Askeri Savcının temyizine atfen ve resen sanık hakkındaki görevsizlik kararının 353 Sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi uyarınca sübut yönünden tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
3. Sanık er Mehmet ŞİT hakkındaki mahkumiyet hükmünün Komutan ve Askeri Savcının temyiz itirazlarına atfen ve resen 353 Sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi uyarınca suç vasfı yönünden tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
10 Aralık 1996 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy