(765 S. K. m. 59, 455) (1632 S. K. m. 146) (647 S. K. m. 4, 6)
Dikkatsizlik ve Tedbirsizlikle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermek suçundan sanık Top. Er Ercan KESKİN hakkında Ege Ordu K.lığı Askeri Mahkemesince tesis edilen 03.09.1997 gün ve 1997/833-501 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün sanık vekilleri taralından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 08.10.1997 gün ve 1997/3016 sayılı onama istemli tebliğnamesine bağlı olarak Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Bornova 57. Top. Tug. K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın 20.04.1997 tarihinde 11.00-13.00 saatleri arasında 1 nolu Kuzey Devriye nöbetçisi olduğu, nöbetini almaya giderken 1. Batarya Eğitim Plan odası arkasındaki telefon kulübesi önünde saç traşı olan arkadaşlarını görüp, özellikle samimi arkadaşı berber er Ferhat YILDIZ'la sohbet etmek için nöbet yerine gitmeyerek, bank üzerine oturduğu, bir süre berberle ve diğer arkadaşları ile sohbet eden sanığın bu arada memleketinden gelecek telefonu beklemek amacında olduğundan oturmaya devam edip devriye arkadaşları nöbete gittikleri halde kendisinin nöbet yerine gitmediği, müteveffa er Ferhat YILDIZ'ın öğle yemeği saati geldiği için saat 12.20 sıralarında traşa ara vererek sanığın karşısına bir sandalye çekerek oturduğu, sohbet sırasında sanığın yanındaki tüfeği eline alarak kurma kolunu çekip bıraktığı, bu arada müteveffaya şaka yapmaya başlayan sanığın tüfeği müteveffaya yönelterek nişan aldığı, Ferhat YILDIZ'ın silah boş da olsa canlı hedefe çevrilmez, emir var diyerek ikaz etmesine rağmen, tüfeğin boş olduğunu düşünen sanığın bir şey olmaz tüfek boş diyerek indirmediği ve ansızın tetiği çekmesiyle tüfeğin patladığı, çıkan merminin Ferhat YILDIZ'ın sağ yanağından girip boynundan çıktığı ve daha arkada bulunan er Barış MUNGANın da elinden girerek 15 gün iş ve gücünden geri kalacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, Ferhat YILDIZ'ın ise aldığı yaranın etkisiyle öldüğü, silahın sağlam ve her hangi bir arızasının bulunmadığı, olayın kasten değil, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu meydana geldiği ve olayda sanığın tam kusurlu olduğu yerel mahkemece sabit kabul edilerek eylemine uyan As.C.K.nun 146ncı maddesi delaletiyle TCK.nun 455/1nci ve 59/2nci maddeleri uyarınca neticeten iki sene onbir ay hapis ve 3.000.000 TL. Ağır para cezası ile cezalandırılmasına.. 647 Sayılı Kanunun 4 ve 6ncı maddelerinin tatbiki isteminin reddine ve hazine zararının sanığa ödettirilmesine karar verilmiş, karar sanık vekilleri tarafından teşdit gerekçesinin isabetli olmadığı, cezanın para cezasına çevrilmesi gerektiği noktalarından temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Olay günü sanığın çok samimi arkadaşı olan müteveffa er ile şakalaşırken tüfeğin namlusuna mermi sürdüğünü unutarak tetiği çekip arkadaşının ölümüne sebep olduğu anlaşılmaktadır. Olay tanıklarınca doğrulanan sanığın beyanına göre nöbetlerde tüfeklerin yarım dolduruş halinde bulunması gerekirken, sanığın herhangi bir kazaya sebebiyet vermemek amacıyla tüfeğine taktığı dolu şarjörü kütüklüğüne koyarak boş şarjörü tüfeğine takmayı alışkanlık haline getirdiği, olay günü doldur-boşalt istasyonunda tüfeğine taktığı şarjörü bu yüzden yolda çıkarıp boş şarjörü tüfeğine takmasına rağmen bir arkadaşının Tabur Komutanının o gün nöbet yerlerini denetleyeceğini ikaz etmesi üzerine boş şarjörü çıkararak dolu şarjörü tüfeğine tekrar taktığı, fakat her zaman boş şarjörle nöbet tutma alışkanlığı nedeniyle bunu unuttuğu, bu yüzden arkadaşı Ferhat ile şakalaşırken tüfeğini boş zannederek tetik düşürmesiyle arkadaşının ölümüne neden olduğu, sanıkla müteveffa er arasında herhangi bir kırgınlık veya husumetin söz konusu olmadığı, olayın tamamen sanığın kusurlu hareketinden meydana geldiği dolayısıyla yerel As. Mahkemenin sübuta ve vasfa ilişkin değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, sanığın emir ve talimatlara aykırı olarak silahını arkadaşına yöneltip, müteveffanın ikazına rağmen, bu davranışına ısrarla devam etmesi karşısında sanığın taksirinin bilinçli taksir niteliğinde ve yoğun olması nedeniyle ve başka bir arkadaşının da 20 günden az olmak üzere yaralanmasına sebebiyet verdiği nazara alınarak cezanın askeri hadden uzaklaştırılarak tayin edilmesinde ve 647 Sayılı Kanunun 4ncü maddesinin tatbiki isteminin reddedilmesinde ve 647 Sayılı Kanunun 4ncü maddesinin tatbiki isteminin reddedilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varıldığından;
Sanık vekillerinin tüm temyiz itirazlarının 353 Sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİ ile,
Usul ve esas yönlerinden kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA, 14.10.1997 günü oybirliği ile ve tebliğnameye uygun olarak karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy