(1632 S. K. m. 130)
Yapılan incelemede: Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde bulunan Kral Kızı Baraj Jandarma Komutanlığı İdari İşler Astsubaylığı görevini yapmakta olan sanığın, 2002 atamalarında başka bir yere atanması üzerine, bu görevi sebebiyle kendisine senetle teslim edilmiş olan kripto malzemelerinin devir ve teslim edilmesi sırasında, bu malzemelerden "gizli" gizlilik dereceli ve kontrol numaralı bir yayın olan bir adet "MKY-101/I-1I-III SİLKUVMÜŞPAR Kullanma Talimatı" isimli yayının olmadığının tespit edildiği ve bunun sonucu olarak 33 milyon lira hazine zararı meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Sanık sorgu ve savunmalarında; Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığının 18.10.2002 tarihli kripto malzemeleriyle ilgili emrinden, çeşitli birliklerde kaybedilmiş veya sehven imha edilmiş olan kripto malzemeleri içinde bu talimatın da olduğunu öğrenince; kendisinde bulunan özel talimatın özelliğini kaybettiği, değişeceği ve gereksiz evrakı bulundurmamak gerektiği düşüncesiyle yaktığını, bu talimatın okullarda öğrencilere "hizmete özel" gizlilik derecesiyle verildiğini, bu nedenle çok önemli olmadığını düşündüğünü, eyleminin bilgisizlikten kaynaklandığını ve imha işlemini kasten yapmadığını etmiştir.
Bilirkişi olarak dinlenen Mu.Kd.Bşçvş.M.G. beyanlarında; Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığınca kripto malzemeleriyle ilgili olarak gönderilen emrin, bu malzemelerin kayıp ve imhasındaki artışlara dikkat çekilmek suretiyle emniyet tedbirlerine azami ölçüde riayet edilmesi gerektiğine ilişkin olduğunu, sanık tarafından yakılmak suretiyle imha edilmiş olan talimatın parolaların ne şekilde kullanılacağını gösteren ve çift kilitli dolaplarda muhafaza edilmesi gereken "gizli" gizlilik dereceli bir yayın olduğunu ifade etmiştir.
Birlik Komutanlığınca düzenlenen vak'a kanaat raporunda; sanığın disiplinli, çalışkan, dürüst ve güvenilir bir Astsubay olduğu, suçu kasıtlı olarak işlemediği, dikkatsizlik, tedbirsizlik ve bilgisizlik sonucu talimatı imha ettiği kanaatine varılmış olduğu belirtilmiştir.
İddianamede; sanığın fena niyetle evrakı yok ettiğine dair bir delil elde edilememesi sebebiyle eylemin ASCK'nın 121 inci maddesinde yazılı suçu oluşturmayacağı, sanığın evrak üzerindeki yetkisini aşmak suretiyle memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia olunmuş, Askeri Mahkemece; eylemin askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet kararı verilmiş ise de;
Yukarıda izah edilen oluş şekline göre, sanığın söz konusu talimatı yanlış bilgi, yorum ve değerlendirmeler sonucu, işe yaramayacağı ve özelliğini kaybettiği düşüncesiyle imha ettiği, kötü bir niyeti veya suç kastı olmadığı anlaşılmaktadır. Hâlbuki askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçunun oluşabilmesi için, failin askeri eşyanın tahribi konusunda suç kastıyla hareket etmesi gerekmekte; ihmal veya tekâsülü hareketlerle bu suçun işlenmesi mümkün bulunmamaktadır.
Buna karşılık; 477 S.K.nun 52 nci maddesinde, hizmete mahsus ve değeri 250 milyon lirayı geçmeyen eşyanın harap olmasına sebebiyet verenlerin cezalandırılması öngörülmüş olup; bu suç, ASCK'nın 130 uncu maddesinde yazılı "kasten tahrip" suçunun tekâsül suretiyle işlenen basit hâlidir (Disiplin Mahkemeleri Kanunu. Hâk. Alb. Hulusi ÖZBAKAN. 1980 s. 164, 165). Tekâsül, sözlük anlamıyla "üşenme, üşengeçlik, gevşeklik ve tembellik" anlamını taşımakta; failin görevini yaparken ortaya koyduğu kasıtlı olmayan fakat kusurlu olan iradi davranışlarını ifade etmektedir.
Buna göre; sanığın, gönderilen emri yanlış yorumlamak ve söz konusu talimatın imhasının gerekip gerekmediği konusunda amirlerinin bilgisine başvurma gereği bile duymadan anılan talimatı imha etmek suretiyle görev gereklerini yapmada gevşeklik gösterdiği ve böylece 477 S.K.nun 52 nci maddesinde yazalı suçu işlediği anlaşılmaktadır. Bu suçla ilgili yargılama yapmak görevinin disiplin mahkemelerine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiş; bozma nedeni karşısında diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy