(1632 S. K. m. 75)
Yapılan incelemede: Suç tarihinde, sanık P.Kd.Çvş.H.Ç.'nin 2.Mknz. P.Tb.6 ncı Bl.K.Vekili olarak görev yaptığı, sanıklar P.Çvş.M.G., P.Er M.A. ve P.Er H.A.Ç.'nin ise 2.Mknz. P.Tb.Muh.Ds.Bl.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta oldukları; 2000 yılı Mayıs ayından itibaren 2.Mknz.P.Tb.K.lığının lağvedilme çalışmalarına başlanmış olması sebebiyle birlikte görevli personelin diğer birliklere atanma ve dağılım işlemlerinin yapılmış olduğu, bu bağlamda; sanıklar M.G., M.A. ve H.A.Ç. ile temyize gelmeyen sanıklar İ.P. ve M.Ü.'nün de 1.Mknz.P.Tb.K.lığına tertip edildikleri, ancak bu kişilerin, gerek terhislerine bir hafta, on gün kadar zaman kalmış olması, gerek lağv çalışmalarına yardım etmeleri amacıyla gündüzleri eski birliklerinde Bl.K.V.P.Bçvş.H.K.Ç. emrinde görevlendirildikleri, kısa süre sonra terhis mahiyetinde izne gidecek olmaları sebebiyle izin ve terhis belgelerinin önceden hazırlanmış ve imzalanmış olarak bölük odasında muhafaza edildiği, sanıkların 28.7.2000 tarihinde, P.Çvş.M.G.' nin fikri üzerine Astsb.H.Ç.'nin yanına giderek terhis tarihlerinden önce memleketlerine gidip gidemeyeceklerini sordukları, onun incelemek üzere terhis ve izin belgelerini istemesi üzerine bölük komutanı postası olarak görev yapmakta olan İ.P.'de bulunan anahtarla bölük odasını açmak suretiyle orada bulunan terhis belgelerini alıp kendisine getirdikleri, belgeleri inceleyen ve sanıkların terhislerine bir hafta, on gün süre kaldığını anlayan sanık H.Ç.'nin diğer sanıklara, "sizin hiçbir şeyiniz kalmamış, her şeyiniz hazır, isterseniz gidebilirsiniz... terhis tarihine kadar yakalanmayın.....burada bir şey olursa ben hallederim.." dediği, sanıkların kışladan nasıl çıkacaklarını sormaları üzerine de taburun arkasındaki tel örgüden atlamak suretiyle dışarı çıkmalarını söylediği; bunun üzerine sanıkların firar etmeye karar verdikleri, sanık M.G.'nin bir arkadaşıyla görüşmek üzere yanlarından ayrılmasından sonra kendi aralarında konuşan diğer sanıkların başlarına bir şey geleceği endişesiyle firar etmekten vazgeçmelerine rağmen, daha sonra yanlarına gelen P.Çvş.M.G.'nin Astsb.H.Ç. ile tekrar konuştuğunu ve herhangi bir şey olmayacağını söyleyerek kendilerini ikna ettiği, bundan sonra beş sanığın sivil kıyafetlerle tel örgülerden atlamak suretiyle firar ettikleri; sanıklardan M.A.'nın 15.8.2000 tarihinde, M.G.'nin 28.11.2000 tarihinde yakalanarak ele geçirildiği; sanık H.A.Ç.'nin ise arandığını öğrendikten sonra 28.8.2000 tarihinde İlçe Jandarma Komutanlığına teslim olduğu anlaşılmaktadır.
Bu olayda; sanık Astsb, H.Ç.'nin, diğer sanıkların firar etmesini teşvik etmek suretiyle firara kışkırtmak suçunu, diğer sanıkların P.Çvş. M.G.'nin önayak olması sonucu sözleşerek firar suçunu işledikleri sabit olduğundan, gösterilen yasaya uygun gerekçelerle yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi ve alt sınırdan ceza tayiniyle yapılan uygulama yasaya uygun bulunmaktadır.
Sanık M.G. hakkında uygulanan maddeye göre ağır hapis cinsinden ceza tayin edilmesi gerekirken, hapis cinsinden ceza tayin edilmesi yasaya aykırı görülmekle birlikte; sanık aleyhine temyiz müracaatı olmaması ve tayin edilen cezadan daha ağır cezaya hükmedilemeyecek olması sebebiyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy