(1632 S. K. m. 85)
Mağdur Çvş.O.Ş'nin 31.1.2002 tarihinde 21.00-23.00 saatleri arasında devriye nöbetçi çavuşu olarak görevli bulunduğu, nöbet hizmeti sırasında yaptığı kontrolde garaj nöbetçisi Er V.E.'nin içki içtiğini tespit ederek durumu nöbetçi subayına bildirdiği, mağdurun nöbet hizmetinin bitiminde koğuşa geldiğinde sanıkla karşılaştığı, sanığın, mağdura karşı "Sen ispiyoncusun, hepimiz askeriz, senin yaptığın erkekliğe sığar mı, niye şikâyet ederek çocuğun askerliğini uzatıyorsun. Volkan içkiyi benimle içti, ebeni s.k. edeyim." şeklinde sözler sarf ettiği, yakında bulunan nöbetçi amirinin sesler üzerine olay yerine gelip müdahale ettiği, sanığın alkollü olduğunu anladığı, revire sevk edilen sanığın asarı gizlenemeyecek derecede alkol almış olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Sanığın sarf etmiş olduğu sözlerin, üstünün vakar, namus, haysiyetini aşağılayıcı, kişilik ve onurunu zedeleyici nitelikte olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Mağdurun, nöbet hizmeti sırasında yaptığı kontrolde, garaj nöbetçisinin alkollü olduğunu tespit edip durumu nöbetçi subayına bildirmesi, yasadan kaynaklanıp yapmakta olduğu görevin gereğidir. Aksine davranış mağdur açısından yasaya aykırılık oluşturur. Mağdurun nöbet hizmeti sırasında tespit ettiği ve suç oluşturan eylem nedeniyle işlem yapılmasına yönelik davranışlarından dolayı sanığın, kendine karşı hakaret içeren sözler sarf etmiş olması karşısında, eylemin hizmete müteallik bir muameleden dolayı hakaret niteliğinde olduğunun kabulü yerindedir.
Birlik komutanlığının 224 numaralı emri ile, askerlik hizmeti sırasında içki, uyuşturucu veya keyif verici madde içilmesi, kullanılması, bulundurulması, kışlaya sokulması yasaklanmış ve bu emir olay öncesinde sanığa tebliğ edilmiş olmasına rağmen, sanığın daha önce temin edip kışlada sakladığı alkollü içkiyi olay günü kışlada içerek askeri hizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmayan emir gereğini hiç yerine getirmediği, bu eyleminin de emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunun kabulünde de isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Askeri Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, sanık hakkında her iki suçtan kurulan mahkûmiyet hükümlerinde, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden yasaya aykırılık bulunmadığından, onanmalarına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy