(353 S. K. m. 173)
Antalya/Serik İlçe J.Özel Asayiş Bölük Komutanlığında birlik beslenme heyetinde muhasip olarak görevli Uzm.J.Çvş. V.B., mutemetlik görevini yürüten J.Astsb.Kd.Çvş. Z.F. ile kiler sorumlusu olan Uzm.J.Çvş. B.T nin; gerçekte sarf edilmeyen tüp, tuz, et, kırmızı biber, ayçiçek yağı, toz şeker, baklava türündeki mutlak ve yiyecek malzemelerini tüketilmiş şeklinde göstererek sahte fatura tanzim ettirdikleri, bedellerini ise temellük ettikleri,
Birlik Komutanlığında görevli erbaş ve erlere iaşe artıklarının ödenmemesine rağmen ödediğine dair belge imzalatılarak Ocak-Haziran 1999 ayları arasındaki dönemde toplam 237.036.408.TL. tutarındaki paranın Uzm. J. Çvş.V.B. tarafından mal edinildiği,
Kabul edilerek, sanıkların atılı müteselsilen ihtilasen zimmet suçundan dolayı ASCKnın 131/1 inci maddesinin 4551 sayılı Kanunla değişiklikten önceki hükmünün "vahim hal cümlesi", TCK'nın 80 ile 59/2 nci maddeleri gereğince on birer ay yirmişer gün ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve ASCK'nın 30/A-B maddesi uyarınca TSK'dan çıkartılmalarına,
İştirak halinde işlenen eylemden doğan toplam 382.000.000. TL. hazine zararının ASCK'nın 131/son maddesi uyarınca her üç sanıktan müteselsilen ve mütesaviyen tahsiline karar verilmiş ise de;
Ceza yargılaması hukukunun morfolojik yapısı; iddianamede sınırları çizilen eylemlerin vicdani delil sisteminin gerekleri dikkate alınarak sabit olup olmadıklarının, eylemler sabit ise hangi hukuki kalıp içerisinde vasıflandırılacaklarının askeri savcı, sanık ve sanık müdafilerinin de iştirak edeceği kolektif bir yargılama faaliyeti içerisinde irdelenerek, mantık ve hukuk kurallarına uygun düşen gerekçeler ışığında hüküm vermeyi zorunlu kılmaktadır.
"....Hazırlık soruşturmasında elde edilen ve dosyada yer alan bilgiler birer hazır delil olmayıp, duruşma açısından birer şüphe sebebidir. Delil ise, asıl olarak son soruşturmada mahkeme açısından geçerli bir terimdir. Hazırlık dosyası, duruşmaya kadarki araştırmaların bir özeti olup gerek hâkimin gerekse tarafların duruşmaya hazırlanabilmeleri için ön bilgi kaynağıdır. Bu nedenle, tekrar edilmeleri mümkün olduğu sürece, hazırlık soruşturmasında ileri sürülen hususların, maddi gerçeğe ulaşmak adına hâkim huzurunda icra edilen duruşmada yeniden ortaya konarak tartışılması gerekmektedir....." (Prof.Dr.Feridun YENİSEY-Prof.Dr.Erol CİHAN, Ceza Muhakemesi Hukuku No: 499)
Ceza Yargılama Hukukunda; fiilin fail tarafından işlendiği veya işlenmediği konusunda, hukuk düzenince kabul edilen meşru vasıtalarla yargılama makamının tam bir kanaate ulaşmasını temin işlemine ispat denmektedir.
Askeri Mahkeme; sanıklara isnat olunan eylemlerin izah, sübut ve vasıflandırılmasına ilişkin iddianamede yer alan ifade ve cümleleri doğruluğu konusunda ek bir soruşturmaya lüzum duymadan geniş paragraflar halinde gerekçeli karara aktararak, mahkûmiyet yönünde hüküm tesis etmiştir.
Oysaki yerleşik yargısal tatbikatta gerekçe; mahkemeyi mahkûmiyete veya diğer kararları vermeye sevk eden hususların karar yerinde gösterilmesi ve bunların birbiriyle karşılaştırılarak aralarında çelişki bulunması hâlinde birinin diğerine hangi sebepten dolayı üstün tutulduğunun açıklanması şeklinde tarif edilmektedir.
İddianameye konu olan eylemlerin hizmetteki acemilik ve deneyimsizliklerinden ileri geldiğini beyan eden sanıkların bu yöndeki savunmalarının hangi neden, olgu ve delillere dayanılarak kabule değer bulunmadığı gerekçeli kararda yer almamıştır.
Vicdani delil sistemi; iddianameye yazılan maddi vakıaların gerçek olup olmadığının tespiti ile bu vakıaların bir ihlâle sebebiyet verip vermediğinin belirlenmesi konularında 353 sayılı Kanunun 50, 173 ve 178 inci maddeleri çerçevesinde yargılama yapılarak denetlenebilir kriterlerle hükme varılmasını öngörmektedir.
Tüm bu nedenlerden dolayı ihtilasen zimmet suçunun "denetimi altında bulunan askeri eşyanın temellük edilmesi" şeklindeki maddi unsurunun birbirinden farklı yetki ve fonksiyonlara sahip sanıklar açısından hangi aşamada teşekkül ettiğinin, bu yöndeki vicdani kanaate hangi deliller aracılığıyla ulaşıldığının, aksi yöndeki savunmalara hangi kanıtlar sebebiyle itibar olunmadığının dosya muhteviyatıyla uyum arz eden detaylı gerekçelerle irdelenmeden, iddianamenin tekrarından ibaret bilgilerle hükme varılması usule aykırı görülerek, mahkûmiyet kararlarının bu yönden bozulmalarına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy