(1632 S. K. m. 85)
27.9.2002 tarihinde garajlar bölgesinin arkasındaki çimenlikle yatmakta olan sanığın, garaj nöbetçisi olarak nöbet tutmakta olan P.Er M.S.'nin orada yatmanın yasak olduğunu söyleyerek kalkıp gitmesini istemesine rağmen bulunduğu yeri terk etmediği, bunun üzerine M.S.'nin diğer nöbetçi Y.D.nin yanına giderek durumu bildirdiği ve ani müdahale mangasını çağırmak istediğini söylediği, Y.D.'nin sanığın yanına giderek bulunduğu yeri terk etmesini, aksi takdirde ani müdahale mangasının çağrılacağını söylemesi üzerine, sanığın, mağdur M.S.'yi kastederek "Benim burada yattığımı o orospu çocuğu mu söyledi...O
. koyduğumun çocuğu mu söyledi?" diyerek mağdura doğru koştuğu, tekme ile mağdura vurduğu ve yumruk salladığı anlaşılmaktadır.
Mağdur P.Er M.S.'nin, usulüne uygun olarak görevlendirilmiş silahlı bir nöbetçi olması ve olay öncesinde görev hudutlarını aşan keyfi bir davranışı olmaması sebebiyle, sanığın mağdura yönelik olan hakaret ve fiilen taarruz eylemlerinin ASCK'nın 106 ncı maddesi uyarınca amire karşı yapılmış sayılacağında kuşku bulunmadığından; sanığın sübuta eren eylemlerinin amire fiilen taarruz ve amire hakaret suçunu oluşturduğunun kabulü, üste fiilen taarruz eyleminin az vahim olduğu değerlendirilerek alt sınırdan ceza tayin edilmesi yasaya uygun bulunmaktadır.
Ancak; sanıkla aynı rütbeyi taşımakta olan ve aralarında astlık-üstlük ilişkisi bulunmayan mağdur P.Er M.S.'nin ASCK'nın 106 ncı maddesi uyarınca amir gibi korunması ve dolayısıyla bu kişiye yönelik hakaret eyleminin "amire hakaret" olarak değerlendirilebilmesi için. mağdurun hizmet yapmakta olması ve hizmet sınırlarını aşmamış olması gerektiğinden; kendisinin amir gibi korunmasına esas teşkil eden "hizmet esnasında" kavramının, ayrıca amire hakaret suçunun ağırlaştırılmış hâline vücut vereceğinin kabulü yasaya aykırı bulunmaktadır. As.Yrg.Drl.Krl.nun 17.12.1965 tarih ve 146-154 sayılı kararında da bu görüş benimsenmiştir.
Bu sebeple, sanık hakkında amire hakaret suçundan dolayı ASCK'nın 85/1 inci maddesinin birinci cümlesi yerine ikinci cümlesi uyarınca uygulama yapılması yasaya aykırı olduğundan, bu hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy