(1632 S. K. m. 106)
Topkapı Sarayı Jandarma Koruma Takım Komutanlığı emrinde görevli sanık J.Astsb. Üçvş.H.İ.Y.'nin, 20.4.2001 tarihinde Sarayburnu içinden geçerek evine gitmek istediği, sivil araçların Gülhane Parkı içinden geçmesi yasak olduğundan Sarayburnu çıkış kapısından girerek Sultanahmet çıkış kapısı önündeki yol üzerinde durduğu, resmi araçta bulunan Gülhane Parkı Bahçeler Müdürlüğüne mensup nöbetçilerin sanığın arabasına yaklaşarak yasak bölgede durma sebebini öğrenmeye çalıştıkları, ancak alkollü durumdaki sanığın önce bekçilerden H.A.'yı ittirerek yanından uzaklaşmasını, daha sonra da nöbetçi amiri S.D.'yi yakasından tutarak çekilmesini istediği, bu arada cep telefonundan birliğini arayarak yanına 4 askerin gönderilmesini isteyen sanığın; 115 No.lu telefondan yardım isteyen S.D.'ye sinirlenerek önce kendi aracını daha sonra görevlilerin aracını tekmelediği, hırsını yenememesi üzerine de "kavatlar, pezevenkler" diyerek S.D.'yi araçtan indirdiği, kavga seslerini duyan MSB İç Tedarik Bölge Başkanlığına mensup hazır kıt'a nöbetçileri ve diğer erlerin birlik nizamiyesinden dışarıya çıktığı, sanığın bu sefer askerlere hitaben "sizin burada ne işiniz var, ananızı, avradınızı sinkaf ederim, çekilin lan" şeklinde sözler sarf ederek P.Er A.D.'ye tokat attığı, daha sonra üzerinde taşıdığı tabancayı çıkararak önce havaya, sonra sağa sola ateş etmeye başladığı, toplam 13 kez ateş eden sanığın kendisini engellemek isteyen Ulş.Er S.A.'nın sol gözüne tabancasının kabzasıyla vurarak bu askerin beş gün iş ve gücünden yoksun kalacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu, bunun üzerine P.Er S.E.'nin havaya üç kez ateş ettiği, sanığın tekrar üzerine yürümeye başlamasından dolayı korkuya kapılan Ulş.Er S.A.'nın J.Astsb.Üçvş.H.İ.Y.'ye 3 (üç) kez ateş ederek yaraladığı kabul edilerek yazılı şekilde hükme varıldığı görülmektedir.
Amire hakaret suçu yönünden yapılan incelemede:
Askeri Mahkeme; aslı durumunda bulunan nöbetçilere içkili ve kendini bilmez bir durumda küfür eden sanıkla hakaret kastının bulunmadığını kabul ederek, beraat yönünde hüküm tesis etmiştir.
Komutan ise, sanığın eyleminin ASCK'nın 106 ncı maddesi delaletiyle amire hakaret suçunu oluşturabileceğini ileri sürerek, hükmü temyiz etmiştir.
Toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları doğrultusunda;
MSB. lığı İç Tedarik Bölge Başkanlığının 2 nolu nizamiyesi önünde meydana gelen ve görünüşe göre adli bir olay niteliği taşıyan, birliğe yönelik herhangi bir tehdit yada saldırı ihtimalini akla getirmeyen eylem karşısında polis yada merkez komutanlığı görevlilerine haber vererek birliğin çevre emniyetini sağlamakla yetinmesi icap eden hazır kıt a personelinin; emir ve talimatlarla belirlenen yetki hudutlarını aşarak müdahale hakkı bulunmayan olaya görevli memur sıfatıyla el koymaya kalkıştıkları, astsubay olduğunu bildiren sanığı ast-üst münasebetlerine uygun düşmeyen davranışlarla karşılık vererek itekledikleri sübuta ermiştir.
İhtiyari sarhoşluğun isnat kabiliyetini dolayısıyla işlenmiş suçu ortadan kaldırmayacağına ilişkin TCK'nın 48/2 nci maddesinin amir hükmüne rağmen; kendi rızasıyla aldığı alkolün tesiri altında astlarına hakaret eden sanık hakkında beraat kararı verilmesinde kanuni isabet görülmemiştir.
Görev ve yetkilerini düzenleyen emre rağmen, birlik dışındaki bir olaya hak ve yetkileri olmadığı hâlde müdahale eden, astsubay olduğunu ifade eden sanığa karşı gerekli saygı ve hürmeti göstermeyen hazır kıt'a personelinin eylem bütünü içerisinde yersiz ve icapsız fiilde bulunması nedeniyle ASCK'nın 106 ncı maddesinde tanımlanan amirlik statüsünden yararlanamayacağı, buna bağlı olarak eylemin amire hakaret suçuna vücut veremeyeceği dosya muhteviyatından anlaşıldığından, Komutan tarafından ileri sürülen temyiz itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak, astı durumunda bulunan askerlere hakaret ettiği iddia olunan sanığın 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 55 inci maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gereken eylemi hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, beraat yönünde hüküm tesisi kanuna aykırı görülmüş, Komutanın temyiz itirazının değişik gerekçeyle kabulü ile hükmün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy