(1632 S. K. m. 73)
24.8.1999 tarihinde GATA Eğitim Hastanesine sevk edilen sanığın aynı gün hastaneye başvurup kayıt ve muayenesini yaptırdıktan sonra birliğine dönmediği, 24.3.2000 tarihinde memleketinde saklandığı anlaşılmakladır.
"Psikiyatrik yönden" gözlem altında tutulduktan sonra düzenlenen sağlık kurulu raporu ve adli rapora göre suç tarihlerinde ve hâlen askerliğe elverişli olduğu, TCK' nın 46 ve 47 nci maddelerinden yararlanamayacağı belirlenmiştir.
Ancak, sanığın birliğinden ayrı kaldığı süre içerisinde bir olay nedeniyle sağ el bileğinden cam kesmesi sonucu yaralandığı ve bu yaralanma olayı nedeniyle askerliğe elverişsiz hâle geldiği görülmektedir. Sanığın yaralandığı tarih, özel tabip raporu ve Çorlu Askeri Hastanesi Sağlık Kurulu raporuna göre 19.10.1999 tarihidir. Askeri Mahkemece, sanığın askerliğe elverişsizlik hâlinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığının bildirilmesinin istenilmesi üzerine, GATA Eğitim Hastanesince düzenlenen ek raporda ise, sanık hakkındaki askerliğe elverişsizlik kararına neden olan olayın 1.10.1999 tarihinde meydana geldiği belirtilmektedir.
Mütemadi nitelikte olan firar suçunda suç tarihleri öz vakıaya ilişkin olup, suçun başlangıç ve sona eriş tarihlerinin belirlenmesinde yapılan hatalar mahkemenin maddi eylemi yanlış saptaması niteliğindedir. Temadinin hangi tarihte sona erdiğinin saptanmamış olmasının genel af, zaman aşımı gibi hukuki müesseseler açısından önem arz edeceği ortadadır. 353 sayılı Kanunun 96/3 üncü maddesi öz vakıanın araştırılıp doğru olarak belirlenmesi hükmünü içermektedir.
Açıklanan nedenlerle, maddi vakıanın doğru olarak belirlenerek, sanığın askerliğe elverişsizliği sunucunu doğuran yaralanma olayının hangi tarihte gerçekleştiğinin açıkça ortaya konulup, buna ilişkin deliller getirtilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Askeri Mahkemenin kabulüne göre, firarından itibaren 6 hafta içerisindeki bir tarihte, yani 1.10.1999 tarihinde askerliğe elverişsiz hale geldiği anlaşılan sanık hakkında ASCK' nın 73 üncü maddesinin uygulanmamış olması ise yerinde değildir. Zira sanık 6 haftalık süre içinde yakalanmamış, olup, askerliğe elverişsiz hâle geldikten sonra yakalanmıştır. ASCK' nın 73 üncü maddesinde belirtilen 6 haftalık süre içinde yakalanmamış olan sanık hakkında aleyhe bir yorum ve kabulle anılan maddenin uygulanmaması da yerinde değildir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy