(765 S. K. m. 240)
Sanık Hv. Yer. Yzb. F.T.'nin Hv. Loj. K.lığı Kaynak Ynt. D.Bşk.lığı bünyesinde NAMSA/BWB subayı olarak görev yaptığı, NAMSA'nın (Nato Maintanance and Supply Agency) NATO üyesi olan ülkelerden bu teşkilâta üye olanlarının ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kurulmuş bir teşkilât olduğu, Türkiye'nin de bu teşkilâta üye olduğu, NAMSA tarafından alınması istenen mal ve hizmetlerin bu maksatla ilgili ülke ödeneklerinden aktarılmış olan fonlardan oluşan NAMSA işletme bütçesinden karşılandığı, yapılan hizmetler karşılığı olarak belirli bir oranda alınan paylardan oluşan NAMSA idarî bütçesiyle ise NAMSA'nın faaliyetlerini yürütebilmek için yaptığı ücret, maaş, genel ve cari giderlerinin karşılandığı; sanığın; tespit edilen ihtiyaçlar göz önüne alınarak tahsis edilen kaynakları NAMSA'ya transfer ettirmek, temin edilecek mal ve hizmetlerin alımına ait sözleşme taslaklarını incelemek, onaylanan sözleşmeleri uygulamak, sözleşmeler ile ilgili uyuşmazlıkları NAMSA yetkilileri ile görüşerek çözümlemek, projeler için tahsis edilen malî kaynakların yeterliliğini kontrol etmek, ilâve kaynak ihtiyacı olanları Fon Yönetim Şubesine bildirmek, projelerin genel yönetim ve koordinasyonunu yapmak, NAMSA'dan gönderilen faturaların kontrol edilmesini ve kuruşlu belgelerinin kesilerek tahsis edilen avansların mahsubunun yapılmasını sağlamak ve diğer bazı işleri yapmakla görevli olduğu, bu görevlerini yaparken Yurt dışı Kont. Ynt. Şb. Md. ne karşı sorumlu olduğu;
1- Sanığın 10.12.2001 tarihinde saat 14.05'de NAMSA yetkililerinden olan G. BETTİ'nin e.mail adresine elektronik mektup göndererek; esasen 2000 yılında Hv. K.K.lığının gözlemci olarak katılmakta olduğu SSSB (Ship Shoro Ship Buffer) adlı projenin idarî katkı payı olarak NAMSA'ya gönderilmiş olan, ancak daha sonra bu paranın ödenmemesi gerektiğinin tespit edilmesi üzerine
29.3.2001 tarihinde Türkiye'nin NAMSA nezdindeki TU 01 no.lu ana hesabına aktarılmış olup, bu hesapta tutulmakta olan 3.751.000 LUF (Lüksemburg Frangı) tutarındaki paranın, Hava Kuvvetleri Komutanlığının NAMSA nezdindeki ana hesap numarasının değiştiğinden bahisle Hv. K.K.lığının yeni hesap numarası olduğunu bildirdiği ve esasen kendisi ile babasına ait özel bir müşterek hesap olan "T.C. Ziraat Bankası, banka kodu: 1444, hesap numarası 0003 0003 0168 233, Adres: Hava Kuvvetleri Komutanlığı Bakanlıklar/Ankara/Türkiye 06100" hesabına gönderilmesini istediği, daha sonra sanıkla yapılan telefon görüşmesiyle de teyit edilmesi üzerine anılan paranın NAMSA tarafından ilgili bankaya 11.12.2001 tarihinde talimat vermesi üzerine NATO Supply Center Finance Department/Capellon tarafından 17.1.2002 tarihinde 82.489.00 USD olarak bildirilen hesaba havale edildiği, sanığa ve babasına ait olan hesabın Türk Lirası cinsînden olması sebebiyle havale edilen paranın da Türk lirasına çevrilerek 111.525.236.160 TL. olarak hesaba geçildiği, sanığın banka yetkililerince havaleden haberdar edilmesinden sonra 18.1.2002 tarihinde verdiği talimatla bu parayı aynı şube nezdinde bulunan kendisine ait 941475 numaralı yatırım hesabına aktardığı, paranın 99.959.800.000. TL. ile 17.4.2002 vadeli hazine bonosu alırken 11.525.000.000 TL. sini nakit olarak çektiği, daha sonra 23.1.2002 tarihinde de nakit olarak çekmiş olduğu paranın 8.999.727.960 TL. sini Akbank Bahçelievler Şubesinde açtırmış olduğu 0055796 no.lu hesaba yatırarak 26.6.2002 vadeli hazine bonosu aldığı, kalan 2.525.272.040 TL. sinin sanık tarafından üzerinde muhafaza edildiği, olayın ortaya çıkmasından sonra bankalardaki paraların Hv. K.K.lığı Askerî Savcılığı nezdinde açtırılan emanet hesabına yatırıldığı, sanık üzerinde kalmış olan paranın da babası tarafından yasal faizi ile birlikte 2.610.000.000 TL. olarak bu hesaba yatırılmış olduğu;
2- Sanığın, 2.4.2001-31.5.2001 tarihleri arasında NAMSA bünyesinde gerçekleştirilecek olan NÎCOLOG (Lojistik İşbirliği) kursuna katılması plânlanarak; Hv. Loj. K.lığı Kaynak Ynt. Kont. D.Bşk.lığının 19.3.2001 gün ve 6048-1140-01/Yurt Dışı Kont. Ynt. Şb. (NAMSA/BWB) sayılı faksı ile anılan kursa sanık Yzb. F.T nin katılacağının, kursa ilişkin bütün görev ve kurs masraflarının ekte gönderilen çizelgeye göre Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığının NAMSA nezdindeki TU-01 avans hesabından karşılanacağının bildirildiği ve gerekli transferlerin yapılmasından sonra bilgi verilmesinin istendiği, yazı ekinde bulunan hesap cetvelinde Mly. Ş.Md. Bnb. T.K. tarafından imzalanmış olarak bilet ücretinin 528 Amerikan Doları, kurs ücretinin ise 215.740 Belçika Frangı olduğunun belirtildiği, ekteki bir başka belgede de yol ve kurs ücretlerinin bu şekilde olduğunun Yb. A.A. ile sanık Yzb. F.T. tarafından imzalanmak suretiyle teyit edildiği; 19.3.2001 tarihinde gönderilen bu faksa istinaden 27.3.2001 tarihinde NAMSA tarafından sanığın Lüksemburg'ta bulunan BANQUE ET CAISSE DEPARGNE DE L'ETAT AGENCE NAMSA-CAPELCEN, 1154/6129-2 şahsî hesabına belirtilen miktarın transfer edildiği, bu işlemden sonra 30.3.2001 tarihinde örneği dosyada bulunan "Yzb. F.T.'nin NİCOLOG kursu detaylı harcama listesi (Revize edilmiş)" başlıklı, Yb. A.A. ve Yzb. F.T. tarafından imzalanmış kısmı önceki faks metninden fotokopi yoluyla çoğaltılıp belgeye eklenmiş; bilet ücreti olarak 685 Amerika Doları, iki aylık kurs ücreti için ise 437.825 Belçika Frangı ödeneceğini belirten ve kendisi tarafından hazırlandığı anlaşılan belgeyi "Mr. BETTİ dikkatine" ibaresiyle 30.3.2001 tarihinde NAMSA'ya faks ile gönderdiği, gönderilen bu yazıya istinaden hesaplanan yeni tutar ile daha önce ödenmiş olan miktar arasındaki farkın sanığın yukarıda belirtilen hesabına 5.4.2001 tarihinde transfer edildiği;
3- Sanığın, NAMSA aracılığıyla bir adet diz üstü bilgisayar alımı için yetkili kişiler ve amiri tarafından kendisinden bir istekte bulunulmamasına rağmen, özellikleri ekte belirtilen bilgisayara acilen ihtiyaç duyulduğunu belirten yazıyı hazırlayarak 8.2.2001 tarihinde NAMSA Türk İrtibat Heyet Başkanlığına faksladığı, gönderilen faks yazısının aslının bulunamadığı, faks sureti üzerinden yapılan incelemede yazının Yb.A.A. tarafından imzalandığının, faks yazısındaki desimal numarasının başka bir yazıya ait olduğunun, bu yazının evrak kaydına alınmadığının ve temini istenen bilgisayarın İhtiyaç Destek Sistemi (İDS) listelerinde yer almadığının tespit edildiği, Yb.A.A.'nın belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ifade etmesine karşılık, sanığın belgeyi A.A.'ya imzalattığını söylediği, bu konuda yapılan grafolojik incelemede belgenin fotokopi olması sebebiyle imza kaligrafisi ve karakteristik özellikleri tam olarak görülmediğinden imzanın kime ait olup olmadığının belirlenemeyeceğinin belirtildiği; gönderilen bu yazı üzerine alman söz konusu bilgisayarın o sırada NAMSA'da görevli olarak bulunan sanık tarafından 3.3.2001 tarihinde elden teslim alındığı; sanığın yanında çalışan C.D.'ye evinde ve işyerinde kullandığı bu bilgisayarı kurs parasıyla kendisinin aldığını ve şahsî bilgisayarı olduğunu beyan ettiği, 27.6.2001 tarihinde NAMSA tarafından gönderilen faturada diğer birçok malzemeyle birlikte bilgisayara ait bilgilerin de yer aldığı, 6.9.2001 tarihinde ise bu belgenin kuruşlu belge ve muayene muhtırasının düzenlenmesi amacıyla 3 üncü HİBM. K.lığına gönderildiği;
4- Sanığın NAMSA/BWB Kısım Amiri olarak bu kuruluşlardan gelen her türlü belge ve faturaların takibini yapmak ve mahsup işlemlerini sonuçlandırmakla görevli olduğu hâlde, 1999-2002 yılları arasında NAMS A tarafından gönderilmiş olup malzeme irat işlemleri tamamlanmış ve toplam tutarı 8.651.141.28, 17 USD+1.845.734, 37 DEM+17.757.027 BEF olan 1218 kalem faturanın ve 2000-2002 yılları arasında BWB tarafından gönderilmiş ve malzeme irat işlemleri tamamlanmış olan 7.304.652.66 DEM tutarındaki 177 kalem faturanın mahsup işlemlerini tamamlamadığı; bilirkişilerin beyanlarına göre mahsup işlemlerinin bu kadar uzun zamanda yapılmamış olmasının normal olmadığı ve bunun yasal olmayan para transfer işlemlerinin yapılmasına zemin hazırladığı; ayrıca sanığın BWB ile yapılan yetki sözleşmeleri kapsamında alınarak faturaya bağlanmış malzeme listeleriyle sözleşmeye bağlanmış olup alınması gereken malzeme listelerini karşılaştırmak suretiyle alınan malzemelerin sözleşmeye uygun olarak ve gerçekten alınıp alınmadığını tespit kapsamındaki görevlerini yapmadığı, anlaşılmaktadır.
Sanığın işlediği ve sübutunda kuşku bulunmayan bu eylemlerin suç niteliği, takdir ve uygulama yönlerinden incelenmesinin ayrı başlıklar hâlinde yapılması uygun olacaktır.
A-Sanığın, görevinin bir sonucu olarak NAMSA yetkilileri nezdindeki itibarını ve görevinin sağladığı kolaylıkları kullanmak suretiyle; Hv. K.K.lığının NAMSA nezdindeki ana hesabında bulunan 3.751.000 LUF tutarındaki paranın, babasıyla kendisi adına açılan hesaba aktarılmasını sağlamak şeklindeki eyleminin, memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu sabit olduğundan, delillere ve yasaya uygun gerekçelerle; mahkûmiyet kararı verilmesinde, TCK'nın 240 inci maddesinin ilk ve son cümlesi gereğince ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasında, cezanın ertelenmemiş olmasında ve ASCK'nın 30/A maddesi uyarınca sanığın Türk Silâhlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; TCK'nın 240 inci maddesi uyarınca tayin edilmesi gereken ağır para cezasının suç tarihi itibariyle alt ve üst sınırı, TCK'nın 19 ncu maddesiyle belirlenmiş olan 218.103.000 TL. olmasına ve bu cezadan farklı bir temel ceza tayin edilmesi mümkün bulunmamasına rağmen; Askerî Mahkemece, ağır para cezasının 436.206.000 TL. olarak tayin edilmesi yasaya aykırı olduğundan, mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş; fakat, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 S.K.nun 220/A maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Komutan temyiz dilekçesinde, sanığın bu eyleminin evrakta sahtekârlık suçunu oluşturduğunu ileri sürmüşler ise de; sanığın NAMSA'ya gönderdiği sadece bir elektronik mektup olup, resmî hiç bir niteliği bulunmamaktadır. Anılan belgenin incelenmesinde bu husus açıkça görülmektedir. NAMSA/BWB Kısım Amiri olan ve esasen para transferlerini kendi başına yönlendirme yetkisi bulunmayan sanığın NAMSA personeli tarafından yetkili bir kişi olarak kabul edilmesi, memuriyetinin sağladığı fiili bir durumdur ve yanılgıdır. Gönderilen elektronik mektubun resmî nitelikte olduğunun kabul edilmesine sebep teşkil edecek şekilde, sadece ilgili kişiler tarafından bilinen bir şifre veya işaret bulunmadığı gibi; esasen NAMSA tarafından sadece mektup uyarınca işlem yapılmamış, isteğin sanıkla yapılan telefon görüşmesiyle teyit edilmesi üzerine havale işlemi gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla anılan mektubun resmî bir evrak olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
B- Sanığın, memuriyet görev ve yetkileriyle, bunun kendisine sağladığı imkân ve kolaylıkları kötüye kullanarak katıldığı NICOLOG kursu sebebiyle Hv. K.K.lığının NAMSA nezdindeki avans hesabından kendisine ödenmesi gereken bilet ve kurs ücretlerinin miktarını hazırladığı sahte belgeyle yükselterek bu belgeyi NAMSA'ya fakslamak suretiyle kendisine hak ettiğinden fazla para ödenmesi şeklindeki eyleminin memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğunun kabulünde, oluşa ve sanığın kişiliğine uygun olarak gösterilen yasaya uygun gerekçelerle alt sınırdan tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmemiş ve ertelenmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Tebliğnamede, anılan kurs nedeniyle sanık adına tahakkuk ettirilen paranın NAMSA'da mevcut Türk Silâhlı Kuvvetlerinin parasından değil, NAMSA'nın kendi bütçesinden karşılandığı belirtilmek suretiyle, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ileri sürülmüş ise de; görevlendirme emri ve NAMSA'ya bu maksatla gönderilen yazılarda, personelin yurt dışı yolluk, yevmiye ve uçak biletlerinin Hv. K.K.lığının Tu-01 Sözleşmesi, NAMSA LU-Özel Projeler Program Müdürlüğündeki genel havuz hesabında bulunan 1999-2000 yılı artık fon ve kredilerinden karşılanacağı açıkça belirtilmiş olup; söz konusu para, NAMSA yetkililerinin Hv. K.K.lığı yetkililerinden aldığı talimat üzerine Hv. K.K.lığının belirtilen hesabından sanığın hesabına transfer edilmek suretiyle ödenmiş bulunmaktadır. Bilirkişiler de, mütalâalarında bu hususu açıkça belirtmektedirler. Dolayısıyla, paranın NAMSA'ya ait olduğu görüşüne katılmak mümkün değildir.
C- Sanığın, bu konudaki görev ve yetkilerini kötüye kullanarak kendisinden başka kimsenin bilgisi olmaksızın, tamamen kendi inisiyatifiyle NAMSA'ya bir adet diz üstü bilgisayar ihtiyacı olduğunu bildirmek, alınan ve bizzat kendisine teslim edilen bilgisayarı etrafındaki kişilere şahsî parasıyla aldığını söylemek suretiyle kendi malı gibi kullanmak şeklindeki eyleminin, memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu sabit görülerek; alt sınırdan ceza tayiniyle, yasaya uygun olarak gösterilen gerekçelerle hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmemiş ve cezaların ertelenmemiş olması yasaya uygun bulunmaktadır.
Tebliğnamede; sanığın eyleminin askerî eşyayı özel menfaatinde kullanmak suçunu oluşturduğu belirtilmek suretiyle, eylemin memuriyet görevini kötüye kullanmak olarak nitelendirilmesinin yasaya aykırı olduğu ileri sürümüş ise de; NAMSA aracılığıyla mal alımlarının yapılmasında etkin bir şekilde görevleri olan sanığın; bu görevlerini kendi menfaatleri doğrultusunda kötüye kullanarak, kimsenin bilgisi olmadan bu konuda hazırladığı yazıyı sahte bir kayıt numarası vermek suretiyle fakslaması ve daha sonra bizzat teslim aldığı bilgisayardan başta kendi amiri olmak üzere kimseye söz etmemesi, aksine şahsî parasıyla aldığını söyleyerek sahiplenmesi şeklindeki eyleminin tipik olarak memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğunda kuşku bulunmamaktadır. Sanığın söz konusu bilgisayarı özel işlerinde kullanması, eyleminin sadece bir kısmı olup; eylemin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Kaldı ki; ortada askerî eşya olduğu henüz hiç bir kimse tarafından bilinmeyen bir malzeme vardır ve sanık malzemenin alımı için istemde bulunduğu andan itibaren plânlı bir eylemin icracısıdır. Bilgisayara ait alım bilgilerinin, NAMSA tarafından 14.5.2001 tarihinde düzenlenen ve toplam 250.917.15 USD tutarındaki diğer malzemelerle birlikte fatura edilerek NAMSA Türk İrt. Heyeti Bşk.lığınca Kay. Yön. Knt. D.Bşk.lığına, buradan da 6.9.2001 tarihinde kuruşlu belge ve muayene muhtırasının düzenlenmesi amacıyla 3.HİBM. K.lığına gönderilmiş olması normal bir prosedür olup, sanığın bilgisayara ait faturanın işleme alınmasını geciktirmek dışında yapabileceği bir şey bulunmamakta, ileride ne yapacağı da bilinmemektedir. Faturanın işleme alınması da zaten iki aydan fazla bir süre geciktirilmiştir.
D- Sanığın, yukarıda 4 numaralı olarak anlatılan eylemlerinin kasıtlı olarak yapıldığı ve görevi ihmal suçunu oluşturduğunda hiç bir kuşku yoktur. Askerî Mahkemece uygun değerlendirmelerle mahkûmiyet kararı verilmiş, yasaya ve eyleme uygun gerekçelerle temel ceza arttırılarak tayin edilmiştir. Eylemin, Hv. K.K.lığının idarî ve operasyonel etkinliğini zayıflatması, kamu düzeninin ağır şekilde zaafıyete uğraması sonucu oluşan denetimsizlik neticesinde başka suçların işlenmesine zemin hazırlanması şeklinde suçun işlenişindeki özellikler dikkate alınarak hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmemesi; sanığın menfaat temini hususunda hukuka aykırı her yolu her şekilde kullanabileceği, aslî görevini büyük bir kayıtsızlıkla yerine getirmemesinin kişilik zaafiyetini gösterdiği kanaati ortaya konmak suretiyle, cezanın ertelenmesinin sanığın ileride suç işlemekten çekinmesine sebep olmayacağı sonucuna varılarak hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmemesi, 647 sayılı Kanunun 4 ve 6 ncı maddelerinin amacına, sözüne ve kanıtlara uygun bulunmaktadır.
Ancak; TCK'nın 230 uncu maddesi uyarınca tayin edilmesi gereken ağır para cezasının suç tarihi itibariyle alt ve üst sınırı, TCK'nın 19 uncu maddesiyle belirlenmiş olan 218.103.000 TL. olmasına ve bu cezadan farklı bir temel ceza tayin edilmesi mümkün bulunmamasına rağmen; Askerî Mahkemece, ağır para cezasının 436.206.000.TL. olarak tayin edilmesi yasaya aykırı olduğundan, mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş; fakat, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/A maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy