(1632 S. K. m. 63)
Diyarbakır Askerlik Şubesince 7.3.2002 tarihinde Erzincan 59 uncu Er Eğitim Tugay Komutanlığına sevk edilen ve sevk pusulasının arkasındaki tebellüğ belgesinde 9.3.2002 tarihinde birliğine katılacağı hususunda imzadan kaçındığı anlaşılan sanığın, 9.3.2002 tarihinde eğitim merkezine katıldığı ve 10.3.2002 tarihli tutanakla kıt' asından ayrıldığı tespit edilen sanığın 25.3.2002 tarihinde Sinop' ta yakalanarak 30.3.2002 tarihinde birliğine teslim edildiği maddi bir vakıadır.
Askeri Mahkemece, maddi vakıa olarak sabit olan bu eylemin 10.3.2002-25.3.2002 tarihleri arasında bakaya suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanığın, yoklama kaçağı kaldığından Diyarbakır Askerlik Şubesi Başkanlığınca 1111 sayılı Askerlik Kanununun 56 ncı maddesine tâbi "tebligatsız, yoklama kaçığı kararı" ile askerliğine karar alınarak 7.3.2002 tarihinde sevk edilmek üzere aynı gün İl Jandarma Komutanlığına götürülmek üzere polis memuruna teslim edildiği sevk pusulası ve teslim yazısından anlaşılmakta, ancak dava dosyasında; sanığın tebligatsız da olsa yoklama kaçağı ile ilgili yapılan işlemlerinin neler olduğu, özellikle hangi tarihte ne şekilde ele geçirildiği, yakalanıp yakalanmadığı veya kendiliğinden askerlik şubesine gelip gelmediği, yoklamasının hangi tarihte yapıldığı, birliğine serbest olarak mı yoksa mevcutlu olarak mı? sevk edildiği konularında herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı görülmektedir.
Bu itibarla: sanık adına son yoklama çağrı pusulası çıkarılıp çıkarılmadığı, çıkarılmış ise tebliğ edilip edilmediği ve emsallerinin ne zaman sevk edildiğini gösteren suç cetvelinin, ayrıca sanığın yakalanmış olması hâlinde yakalama tutanağının ve birliğine mevcutlu olarak sevk edilmiş ise sevk ve teslime ilişkin belgelerin getirtilerek dava dosyasına dahil edilmesi gerekmektedir.
Bu bilgi ve belgelerin dava dosyasına dahil edilmesinden sonra, sanığa, son yoklama çağrı çizelgesinin tebliğ edilmemiş olması ve şubeye kendiliğinden gelmesi hâlinde askere sevk konumuna girdiği (1111 sayılı Askerlik Kanununun 86 ncı maddesine göre) cihetle, yakalanmadığı kendiliğinden geldiği gözetilerek. askere sevk edilenlere tanınması gereken (15) günlük hazırlık süresinin sanığa da tanınması gerektiğinden (As. Yrg.1 inci Dairesinin 4.11.1968 tarih, 1968/677-674 E. K. sayılı kararı bu doğrultudadır.) bu süre tanınmadan sevki halinde, birliğine katıldığı ve firar ettiği iddia olunan günlerde henüz (hukuken) asker kişi sıfatını almadığı, dolayısıyla firar ve işlendiği kabul olunan bakaya suçlarını işlemeyeceği cihetle, son yoklama işlemlerinin araştırılıp, değerlendirilmesi yapılmadan verilen mahkûmiyet hükmünde yasal isabet bulunmadığından mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy