(1632 S. K. m. 87)
Askeri Mahkemece, sanığın hakaretine uğrayan mağdur Astsb.F.T. tarafından tutanak düzenlenmek istenirken sanığın yazıhaneyi terk etmesinin ve Astsubayın çağırmasına rağmen geri dönmemesinin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu kabul edilerek, yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanığa ASCK'nın 87/1 inci maddesi 2 nci cümlesinde yer akın emre itaatsizlikte ısrar suçu isnat edilmiş olup, bu suçun oluşabilmesi için; hizmete ilişkin bir emrin varlığı, emrin söz veya fiil ile açıkça reddedilmesi veya emir tekrar edildiği hâlde emrin yerine getirilmemiş olması ve emre itaatsizlikte kastıyla hareket edilmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda; Astsubay tarafından tutanak düzenlenirken sanığın da yazıhanede bulunması istenmiş, sanık ise orada bulunmak istemediğinden yazıhaneyi terk etmek istediğinde Astsubay tarafından gidemeyeceği bildirilmesine rağmen " Tutanak yazarsan yaz imzalayayım" deyip yazıhaneyi terk etmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere bu suçun oluşabilmesi için öncelikle hizmete ilişkin emrin mevcudiyeti gerekmektedir. Hizmet, ASCK'nın 12 nci maddesinde "gerek malûm ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yapılması hâlidir" şeklinde, TSK İç Hizmet Kanununun 6 ncı maddesinde de "hizmet: kanunlarla nizamlarda yapılması veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla, amir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir" şeklinde tarif edilmiştir. Emir ise TSK İç Hizmet Kanununun 8 inci maddesinde "hizmete ait bir talep veya yasağın sözle, yazı ile ve sair suretle ifadesidir" şeklinde tarif edilmiştir. Dava konusu olayda, sanık hakkında tutanak düzenlenirken "savunma yapmamak" düşüncesiyle olay yerinden ayrılması ve Astsubayın ikazına rağmen yazıhaneyi terk etmesi eyleminde; eyleme konu işlemin temelini "savunma" oluşturduğu cihetle; Askeri Yargıtayın yerleşik içtihatlarında belirtildiği gibi, sanığın "susma" hakkını da içeren "bu savunmayı" yapması için zorlanamayacağı cihetle, bu eylemi, emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmayacaktır. Bu nedenle, atılı suçtan sanığın beraatına karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinde yasal isabet bulunmadığından mahkûmiyet hükmünün sübut yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy