(353 S. K. m. 225)
Askeri mahkemece Yd. Sb. Ad. Ad. olan sanığın 21.11.2001-18.1.2002 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle son bulan bakaya suçunu islediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK' nın 63/1-A (3 ay içinde gelenler cümlesi), TCK' nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4'ûneü maddeleri gereğince, sonuç olarak 545.260-000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 647 sayılı Kanunun 5'inci maddesi gereğince birer aylık sureler hâlinde 10 eşit taksitte sanıktan tahsiline karar verilmiş, hükmün sanığın temyizi üzerine, Dairemizin 20.1.2004 tarih ve 2004/18-42 esas ve karar sayılı ilamıyla, ilâm içeriğinde sanık hakkındaki para cezasının 545.175.000 TL ağır para cezasına dönüştürülmesi gerekirken 545.260.000 TL ağır para cezasına dönüştürülmesinin yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi gereğince düzeltilmesine karar verildiği belirtilmesine rağmen, Dairemiz ilâmının sonuç ve karar bölümünde ağır para cezasının ilâm içeriğinde olduğu gibi 545.175.000 TL olarak tayini yerine maddi hata sonucu sehven 474.500.000 TL olarak tayin edildiği anlaşılmaktadır.
Bu maddi hatanın, askeri savcı tarafından karar düzeltme yoluyla. Askeri Yargıtay Başsavcılığı tarafından ise tavzihen düzeltilmesi talep edilmiş,
353 sayılı Kanunun 225inci maddesinde "Askeri Yargıtay Dairelerinin veya Daireler Kurulunun kararlarına karşı, Askeri Yargıtay Başsavcısı doğrudan doğruya hükmün veya kararın özüne etkili ve temyiz dilekçe, beyan ve lâyihasında veya tebliğnamede yazılan bir hususun veya bunlar dışında esas hükme etkili olan noksan ve yanlışların temyiz incelemesinde göz önüne alınmayarak dokunulmadan geçilmiş olması hâllerinde karar düzeltilmesi işleminde bulunabilir." hükmü yer almıştır.
Bu madde hükmüne göre karar düzeltilmesi yoluna gidilebilmesi için;
1) Doğrudan doğruya hükmün veya kararın özüne etkili temyiz dilekçe, beyan ve lâyihasında veya tebliğnamede yazılı bir hususun temyiz incelenmesinde göz önüne alınmayarak dokunulmadan (meskût) geçilmiş olması,
2) Veya bunlar (yukarıda sayılan) dışında esas hükme etkili olan noksan ve yanlışların, temyiz incelemesinde göz önüne alınmayarak dokunulmadan geçilmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda maddenin aradığı şartların hiçbiri mevcut olmadığından yapılan yanlışlığın karar düzeltme yoluyla düzeltilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, Dairemizin ilamıyla; askeri mahkeme hükmünün bozulduğu ve ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği için ASMKYUK' nın 220'inci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onandığı da bir gerçektir. Daire, burada askeri mahkeme hükmünü düzeltmek suretiyle bir bakıma yeni bir hüküm tesis etmiş, bu sırada maddi bir yanlışlık yapılmış olmakla birlikte, tesis edilen hüküm kesinleşmiştir. Yapılan maddi yanlışlığın sanık aleyhine olması hâlinde, ASMKYUK' nın 253'üncü maddesine kıyasen hükmü düzeltmiş olan Daireden ilâmın açıklanması isteminde bulunulması ve dairece bu işlem doğrultusunda karar verilmesi mümkün görülmekle birlikte; yapılan yanlışlığın sanık lehine olması durumunda buna imkân bulunmamakladır. Çünkü gerekçe, sonuç ve karar kısmıyla Daire ilâmı bir bütün olmakla birlikte, asıl olan ilâmın sonuç ve karar kısmıdır ve ASMKYUK' nın 227nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen "cezada kazanılmış hak" kuralı; sanık lehine yapılmış olan yanlışlığın düzeltilmesine engel teşkil etmektedir.
Bu sebeplerle; ilâmdaki maddi hatanın "hükmün açıklanması" yoluyla düzeltilmesinin de mümkün olmadığı kabul edilmiş, Başsavcılığın lavzihen düzeltme talebi reddedilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy