(1632 S. K. m. 30, 134) (5237 S. K. m. 50, 62) (647 S. K. m. 6) (AYDK. 04.01.2004 T. 2004/168 E. 2004/l47 K.)
Hakikate muhalif rapor tanzim etmek suçundan sanık Emekli P.Kd.Bşçvş. Abdurrahman KAPLAN hakkında KKK. lığı Askeri Mahkemesince verilen 9.6.2005 tarih ve 2005/891-346 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükmü sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edildiğinden. Askeri Yargıtay Başsavcılığı'nın 17.10.2005 tarih ve 2005/4345 sayılı onama istemini içeren tebliğnamesine bağlı ol arak Dairemize gönderilmekle incelendi.
GERECİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında daha önce, memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Dairemizin 8.2.2005 tarih ve 2005/173-168 esas ve karar sayılı ilamıyla, sanığın eyleminin hakikate muhalif rapor tanzim etmek suçunu oluşturduğundan bahisle vasıf yönünden bozulmuş, Askeri Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda sanığın hakikate muhalif rapor tanzim etmek suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 134 ve 5237 sayılı Kanunun 62'nci maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanunun 50/1'inci maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine ilişkin taleplerin koşulları bulunmadığından reddine, ASCK'nın 30/1inci maddesinin B bendi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 6/1'nci maddesi gereğince ertelenmesine, ASCK'nın 30/1-B maddesi gereğince verilen Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılma fer'i cezasının kazanılmış hakkı nazara alınarak infazına yer olmadığına karar verilmiş olup, hüküm sanık müdafii tarafından sübuta yönelik nedenlerle temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Kara Kuvvetleri Komutanlığının 28.2.2003 tarihli emri ile muharebe harekatı şerit rozeti ile ilgili evrakların verilme süresinin 1 OCAK 2000 tarihinden 1 OCAK 2003 tarihine uzatılması nedeniyle K.K. Eğitim ve Doktrin Komutanlığı MUDEGOY Bşk.lığı idari işler Astsubayı olarak görev yapan sanığın muharebe harekatı şerit rozeti alabilmek için müracaatta bulunması üzerine şerit rozet teklifinin yapıldığı, ancak teklif ekindeki takdirnamesinde bilfiil operasyonlara katıldığı hususu yer almadığından teklifin KKK. lığına iletilmeden iade edildiği, bilahare KKK. lığının 13 Mayıs 2003 tarihli emri ile uygulama zamanı aralığının genişletilmesi, böylece yeni müracaatlara imkan tanınması üzerine muharebe harekatı şerit rozeti almaya istekli olan sanığın MY 53-3 (A) Şerit Rozet Yönergesine uyumlu olacak şekilde birer sureti dava dosyası Dz.5, 28 ve 124'de yer alan KKK 10.P.Tug K.lığı Erciş/Van antetli 17 Mart 1997 tarihli sanık P.Bçvş. Abdurrahman KAPLAN'a hitap eden 10 uncu P.Tug.K.lığı SOMKAYA/TENDÜREK üs bölgesinde görevlendirmeye başladığınız günden itibaren gayretli çalışmalarınızı izlemekteyim. Somkaya Üs bölgesinde bölücü ve yıkıcı terör örgütü PKK'ya karşı verilen üst bölge taramasında ve yapılan operasyonda bilfiil görevde bulundunuz ve üstün gayret gösterdiniz ve alınan basanda sizin de payınız bulundu, bu nedenle sizi takdir ediyorum. Takdirin bir sureti personelin kendisine verilecek, bir sureti şahsi dosyasında muhafaza edilecektir şeklinde sözlerin yer aldığı bir takdirnameyi sahte olarak hazırladığı, takdirnamenin imza blokunu Süleyman OYAN, P.Bnb. adına açtığı, dağıtım planını yazdığı, bu şekilde sahte olarak tanzim ettiği takdirnameyi 1995-1997 yılları arasın da Erciş 10.P.Tug.K.lığında birlikte görev yaptıkları, ancak takdirname tanzimine esas olacak şekilde amir-maiyet ilişkisi içinde çalışmadığı, Haziran 2003 tarihinde GATA Ds.Kt.Hrk.İrt.Sb. olarak görev yapan İsth.Alb. Süleyman OYAN'a götürerek daha önce bu takdirnamenin kendisi tarafından verildiğini, ancak kaybettiğini, bu nedenle aynı ifadeleri yazan bir takdirname yazdığını belirterek bu sahte takdirnameyi Süleyman OYAN'a imzalattığı, görev yerine gelerek kendisi ile ilgili şerit rozet teklif formunu hazırladığı, teklif formuna sahte olarak tanzim ettiği kendisine ait takdirnameyi de eklediği, teklif formunu emrin miyadının dolduğu son gün ilk amiri olan İdari Şube Müdürü Top.Alb. Erdoğan KÖŞNEK'e arz ettiği, O'nun da yanında misafir olduğundan sanığa ait şahsi dosyayı inceleyemeden, sanığa güvenerek bu takdirnamedeki ASLI GİBİDİR kaşesi basılmış yerin altını ve şerit rozet teklif formunu imzaladığı, sanığın şerit rozet teklifine ilişkin üst yazıyı hazırlayıp kendisinin ismi ile Tnk.Yb. Sunalp BOZDAĞ ve P.Bçvş. Ali YILDIZ'ın isimlerini de ekleyerek üst yazıyı parafe ettiği ve şube müdürü Top.Alb. Erdoğan KÖŞNEK'e de parafe ettirdiği, sanığa ait şerit rozet teklif formunun MUGEDOY Başkanı M. Sinan ERTUNG ve EDOK Kurmay Başkanı Tümg. M. Ali EKDOĞAN tarafından imzalanıp EDOK Komutanı Korg. Sami ZIG tarafından onaylanarak yönergeye uygun hale getirildiği, tekliflerin bir araya getirilerek incelendiği EDOK İd. ve Hrk.Bşk.lığı Per.Şb.Md.lüğüne ulaşması üzerine orada görevli Pln.Yönt.Subayı Per.Bnb. Mehmet GÜLHAN tarafından incelendiğinde takdirnamede yer alan bilfiil kelimesinin dikkat çekmesi üzerine takdirnamenin sahte olabileceğinden şüphelenerek durumu şube müdürüne bildirdiği, şubenin kuramsal karanet yetkisini kullanarak yaptığı araştırmada sanığın bu şekilde düzenlenmiş bir takdirnamesinin olmadığının belirlenerek durumun sanığın bağlı olduğu komutanlığa bildirildiği, sanığın şahsi dosya özerine yapılan incelemede bu takdirnamenin mevcut olmadığının belirlendiği, böylece sanığın bilfiil operasyonlara katılmadığı, bu nedenle muharebe şerit rozet yönergesine göre şerit rozet almaya hakkı olmadığı halde bu rozeti almasına olanak sağlayacak şekilde sahte takdirname hazırlayıp, bu şerit rozeti almaya hak kazanmış gibi şerit rozet teklif formun idari işler astsubaylığı görevi gereği sahte olarak tanzim edip, kendi ismi ile Yb. Suralp BOZDAĞ Bçvş. Ali YILDIZ'ın isimlerini de yazmak suretiyle sahte olarak hazırladığı teklif formunun gönderilmesi ile ilgili üst yazıyı da parafe ederek, sahte evrakı üstlerine sunup, onaylarını almak suretiyle hakikate muhalif rapor tanzim etmek suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
T.S.K. Şerit Rozet Yönergesine göre muharebe, askeri operasyon, özel harekat ve iç güvenlik harekatına bilfiil iştirak ederek görevin başarılmasına katkıda bulunan TSK mensuplarına muharebe harekatı şerit rozeti verilmektedir.
Sanığın ise 10.7.1995 tarihinde 10.P.Tug.K.lığına katılarak Hrk.ve Eğt.Şb.Md.lüğüne katılarak göreve başladığı, sanığın takdire konu operasyona katıldığına dair herhangi bir belgenin bulunamadığı, sahte olarak düzenlediği takdir belgesini imzalattığı, aynı yerde Hrk.Eğt.Sb. Yb. Süleyman OYAN ile aralarında amir-maiyet ilişkisinin bulunmadığı ve görevi sırasında sanığa Süleyman OYAN tarafından bilfiil operasyonlara katılması nedeniyle muharebe şerit rozeti verilmesine esas takdir belgesinin verildiği, Dz. 17 ve 36'daki yazılar ile Süleyman OYAN'ın ifadelerinden anlaşılmaktadır. Buna rağmen, sanık tarafından Süleyman OYAN'ın aldatılarak, aradan geçen zaman içinde böyle bir belge verip vermediğini hatırlayacak durumda olmayan ve Erciş'teki görevinden ayrılarak suç talihinde
GATA Dst.Kt.K.lığında görevli Süleyman OYAN'a sanık tarafından sahte olarak düzenlenen takdirnamenin O'nun tarafından verilmiş gibi imzalatıldığı anlaşılmaktadır:
Dava dosyası Dz. 5 ve 28de birer sureti bulunan takdirname hazırlık aşamasında Askeri Savcı tarafından sanığa gösterilmiş ve sanık ifadesinde bu belgeyi düzenlediğini kabul ve ikrar etmiştir. Duruşma aşamasındaki ifadesinde ise bu belgeyi kendisinin düzenlemediğini ileri sürmüş ise de, gerek sanığın hazırlık aşamasındaki ikrarından, gerekse bu sahte takdir belgesini imzalayan Alb. Süleyman OYAN ile tanık Alb, Erdoğan KÖŞNEKin aleyhteki, belgedeki imzaların kendileri tarafından imzalandığına ilişkin beyanlarından, bu belgenin sanık tarafından sahte olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece, Dz. 5, 28 ve 124de yer alan takdirnameler Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığına gönderilerek bu belgelerin iğfal ve ikna kabiliyetini haiz olup olmadığı araştırılmış, düzenlenen ekspertiz raporunda da (Dz, 168) MY 75-1A Silahlı Kuvvetler Karargah Hizmetleri Yönergesine göre fotokopi makine ile çoğaltma halinde aslının fotokopicidir denmesi gerektiği, anılan belgelerde aslı gibidir denmesi nedeniyle bu belgelerin iğfal ve ikna kabiliyet in i haiz olmadığı belirlenmiş ise de; sanık tarafından sahte olarak düzenlenen bu takdir belgesi veren şahıs olarak Süleyman OYAN'a imzalatıldıktan sonra fotokopisine sanık tarafından ASLI GİBİDİR, kaşesinin basıldığı, isminin de yazılı olduğu halde İd.Şh.Md.Top.Alb, Erdoğan KÖŞNEK'e evrak miyadının son gönü O'nun bu belgenin aslı olup olmadığı hususunu araştırmasına fırsat vermeden kaşenin altına imza attırdığı, şerit rozet almaya kendisinin hakkı olmadığı halde şerit rozet verilmesine esas şerit rozet teklif formunu görevi gereği ancak sahte olarak hazırladığı, düzenlediği sahte takdirname belgesinin fotokopisini de teklif belgesine eklemesi nedeniyle bu teklif formunun ve ekindeki takdirname örneğinin İd.Şb.Md. Erdoğan KÖŞNEK tarafından EDOK MUGEDOY Başkanlığına sunulduğu, teklif formu ekindeki takdirnamenin sahte olup olmadığı hususunda herhangi bir şüpheye düşülmeden bu belgenin EDOK MUGEDOY Başkanı Tüğg. Sinan ERTUNG ve EDOK Kurmay Başkanı Tümg. M. Ali ERDOĞAN tarafından imzalandığı, EDOK Komutanı Korg. Sami ZIG tarafından da imzalanıp onaylanmak suretiyle teklif formunun işleminin tamamlandığı ve şerit rozet verilmeye hazır hale getirildiği, şerit rozet teklif formunu imzalayan bu makamların teklif formu ekindeki takdirnamenin sahte olduğunu anlayamadıkları, bu hali ile sanık tarafından düzenlenen belgenin iğfal ve ikna kabiliyetini haiz olduğu anlaşılmaktadır.
Uygulamada da fotokopisinin kullanılması halinde belgelerin üzerinde aslı gibidir veya aslının fotokopisidir şeklinde kaşeler basılarak herhangi bir amir tarafından onaylanan belgeler kullanılmakta, belge üzerinde çok bariz, ilk bakışta fark edilebilecek aykırılıklar yoksa fotokopi halinde belgeler geçerli olarak kabul edilmektedir.
ASCKnın 134'üncü maddesi Hizmete veya tevdi edilen bir vazifeye müteallik olarak kasten hakikate muhalif rapor veya takrir veya layiha ve sair resmi evrak tanzim eden ve veren veyahut bunların hakikate muhalif olduğunu bilerek mafevklere takdimine delalet edenlerin 6 ay ile 3 sene arasında değişen oranlarda, hapis cezasıyla cezalandırılmalarını öngörmüştür.
Rapor, takrir, layiha vesair resmi evrakın hizmete veya verilen vazifeye ait olması gerekir. şahsa ait bir işe ilişkin raporlar eğer üstün hizmetine ait bir vazifesine ve astında hizmet dolayısıyla bildirmeye mecbur olduğu hususlara ilişkin değilse, bunlar hizmete ait değildir. Söz konusu belgelerin tanziminde ve üste verilmesinde üstü kandırmak, aldatmak kastı gereklidir. Üstün aldanmış olması zorunlu unsur değildir. Belge maddeten doğru olmamalıdır.
Yerleşik Askeri Yargıtay içtihatlarına göre; ASCK'nun 134'üncü maddesinde yer alan suçun oluşabilmesi için askeri hizmete ilişkin bir konuda üst ve amirlerini kandırma şuur ve iradesiyle hareket edilerek bu kişilere hakikate aykırı bilgiler içeren rapor, belge, takrir veya layiha sunulması ya da gerçeğe aykırı olduğu bilinmesine karşın bu nitelikteki evrakın üst ve amirlere takdimine neden olunması gerekmektedir (Örneğin As.Yrg.Drl.Krl.nun 4.1.2004 tarih ve 2004/168 ve l47 sayılı kararı).
Somut olayda, yukarıda belirtildiği üzere askeri hizmete ilişkin bir konuda üst ve amirlerini kandırma şuur ve iradesiyle hareket edilerek, hakikate aykırı bilgiler içeren takdirnamenin sanık tarafından düzenlenerek amirlerine sunulduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki sanık sadece bu takdirnameyi sahte olarak hazırlayıp, amir maiyet ilişkisi bulunmayan Süleyman OYAN'a imzalatmakla kalmamış, şerit rozet teklif formunu da takdirnameye uygun olarak sahte olarak hazırlamış ve Şube Müdürü Erdoğan KÖŞNEK'e yukarıda belirtildiği üzere imzalatmıştır. Sahte olarak hazırlamış olduğu bu belgelere istinaden görevi gereği hazırlamış olduğu muharebe harekatı şerit rozeti teklifine ilişkin üst yazıyı da kendisi parafe etmiş ve Şube Müdürüne de parafe ettirmiştir.
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde belge aslı bulunmadığından, afaki olarak sonradan hazırlanmış içeriği farklı bir belge üzerinden yargılama yapıldığını, müvekkilinin söz konusu belgeyi hazırladığını ancak imzalamadığını, müvekkilinin kaybolan belgenin aynısını hazırladığını ve diğer sanığa imzalattığını ileri sürmüş ise de; gerek sanığın yukarıda belirtildiği üzere Askeri/Avcılık ifadesindeki ikrarından, gerekse Süleyman OYAN ile tanık Erdoğan KÖŞNEK'in aşamalarda aleyhteki beyanlarından, Dz. 36 ve 156'daki Erciş l0.P.Tug.K.lığı yazılarından ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere söz konusu takdirnamenin sanığa 1997 tarihinde Bnb, Olan Süleyman OYAN tarafından hiçbir şekilde verilmediği ve sanığın da operasyonlara katılmadığı halde Erciş bölgesinde operasyonlara katılmış gibi sahte olarak tanzim edildiği ve Süleyman OYAN'a, kaybedilmiş bir takdirnamenin yerine aynısının düzenlendiği gibi adı geçenin yanıltılmak bu takdirnamenin imzalatıldığı görülmektedir. Şerit rozet teklif formu da sanık taralından sahte olarak tanzim edilen takdirnameye uygun olarak yine sanık tarafından hazırlanmış ve önce Şube Müdürüne imzalatılmış, teklif üst yazısı da sanık tarafından hazırlanıp parafe edilmiş ve şerit rozet teklif formu onaylanmak üzere üst makamlara gönderilmiş, bu nedenle teklif formu EDOK MUGEDOY Başkanı ile Kurmay Başkanı tarafından imzalanıp Eğitim ve Doktrin komutanı tarafından onaylanmıştır. Atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine ilişkin herhangi bir şüphe de bulunmamaktadır. Bu nedenle bu hususlara yönelik sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, askeri mahkemece sanığın hakikate muhalif evrak tanzim ve ita etmek suçunu işlediği kabul edilerek, yasal gerekçesi gösterilmek suretiyle temel cezanın asgari hadden tayininde, yapılan takdiri indirimde, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verilmesinde, cezasının 647 sayılı Kanunun 6ncı maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesinde ve kazanılmış hakkı nazara alınarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılma feri cezasının infazına yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin reddine ve mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanık müdafiinin kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/1inci maddesi gerekince REDDİNE,
Usul ve esas yönünden Kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA, 25.10.2005 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy