(1632 S. K. m. 148)
Askeri mahkemece; sanığa atılı siyasi toplantıya katılmak suçundan delil yetersizliği nedeniyle sanığın beraatına karar verilmiş, hüküm, askeri savcı tarafından, sübuta yönelik nedenlerle temyiz edilmiştir.
Sanığın, İzmir'deki birliğinde acemi eğitimini tamamladıktan sonra, 7.2.2003 tarihinde gönderildiği 10 günlük dağıtım iznini memleketi olan Bingöl'de geçirirken, izne ayrılışının ikinci gününde ve 14.2.2003 tarihinde HADEP Bingöl İl Başkanlığına gittiği, 8.2.2003 tarihinde, HADEP Bingöl İl Başkanlığında bölücü terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN'a destek vermek amacıyla, ölüm orucu eylemi yapılacağının ihbar edilmesi nedeniyle, Bingöl Emniyet Müdürlüğünce anılan parti binasının önünde ve çevresinde emniyet tedbirlerinin alındığı, anılan parti binasında 2-3 kişinin dönüşümlü olarak ölüm orucu eylemi yaptığı, "savaşa hayır, analar ağlamasın" dövizlerinin asıldığı, ölüm orucunu desteklemek amacıyla da şahıslar bulunduğunun belirlendiği, askerlik hizmetine başlamadan önceki eylemleri nedeniyle emniyet görevlilerince tanınan sanığın, 14.2.2003 tarihinde anılan parti binasına girdiğinin görülmesi üzerine, asker şahıs olması nedeniyle durumun Bingöl Merkez Komutanlığına bildirildiği, yapılan müşterek çalışma sonunda sanığın binadan çıkarken yakalandığı, iki saat kadar anılan parti binasında kalan sanığın nezaret altına alındığı, yapılan üst aramasında H.Ç.'ye hitaben yazılmış bir zarf içerisinde 16.2.2003 tarihinde HADEP Bingöl İl Başkanlığı binasında yapılacak toplantıya ilişkin davetiye bulunduğu, 8.2.2003 tarihinden İtibaren bölücü terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN'a destek vermek amacıyla partililerden bir kısmının toplandığı, bir kısmının dönüşümlü olarak ölüm orucu/açlık grevi eylemi yaptığı, geri kalanının da bunlara destek verdiği, söz konusu eylem ve toplantının 16.2.2003 tarihine kadar sürdüğü, bu tarihte DEHAP Bingöl İl Başkanının yaptığı konuşma ile sona erdirildiğinin belirlendiği, askerlik hizmetine başlamadan önce HADEP üyesi olan sanığın, anılan parti binasına arkadaşlarını ziyaret etmek için gittiği şeklindeki beyanlarının, 8.2.2003 tarihinde parti binasında başlatılan faaliyetleri görmesine rağmen, 14.2.2003 tarihinde tekrar aynı yere gitmiş olması karşısında inandırıcı bulunmadığı, böylece sanığın, HADEP Bingöl İl Başkanlığında 8.2.2003-16.2.2003 tarihleri arasında devam eden ve siyasi toplantı mahiyetinde olan ölüm orucu/açlık grevi faaliyetlerine destek vermek için yanlarında bulunmak suretiyle, siyasi toplantıya katılmak suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
Askeri mahkemece yapılan yargılama sonunda; sanığın anılan parti binasına arkadaşlarını ziyaret etmek için gittiği şeklindeki ısrarlı savunmalarının yeminli tanık beyanlarıyla doğrulandığı, askerlik hizmeti öncesinde anılan parti üyesi olarak birçok eyleme katılmış ve hatta bazı eylemleri nedeniyle adli soruşturma yapılmış olmasının, izninin başladığı 7.2.2003 tarihinden 2 gün sonra HADEP Bingöl İl Başkanlığına gitmesinin, sanığın mutlaka siyasi toplantıya katılmak için parti binasına gittiğine delâlet etmeyeceği, sanığın üzerinde bulunan ve üzeri karalanarak kime hitaben yazıldığı belli olmayan zarf içindeki davetiyenin, kişi toplantıya katılmadığı sürece hiçbir öneminin bulunmadığı, bu nedenle kriminal inceleme yaptırılmadığı, keza davetiyenin tarihi ile toplantı tarihlerinin farklı olmasının da, sanığın toplantıya katılma iradesinin olup olmadığı konusunda şüphe yarattığı, yerleşik içtihatlarda atılı suçun oluşumu için, salt siyasi nitelik taşıyan toplantıya katılmanın yeterli olmadığı, siyasi amaçlı katılmayı gösterir söz ve davranışların da sergilenmesi gerektiğinin vurgulandığı, sanığın anılan parti merkezine arkadaşlarını ziyaret etmek amacıyla gittiği, atılı suçu işlediğine dair kastını ortaya koyacak yeterli delil elde edilemediği, atılı suçun manevi unsuru yönünden oluşmadığı kabul edilerek, sanığın beraatına karar verilmiştir.
Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumakla vazifeli olan Türk Silâhlı Kuvvetlerinin; Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 43'üncü maddesinde, her türlü siyasi tesir ve düşüncenin dışında ve üstünde olduğu vurgulanarak, Silâhlı Kuvvetler mensuplarının siyasi parti ve derneklere girmeleri, bunların siyasi faaliyetlerine katılmaları her türlü siyasi gösteri, toplantı işlerine karışmaları ve bu maksatla nutuk ve beyanat vermeleri ve yazı yazmaları yasaklanmıştır. ASCK'nın 148'inci maddesinde ise, siyasi faaliyette bulunmak suç olarak düzenlenerek, bu suçun değişik işleniş biçimleri tek tek sayılarak gösterilip, cezai yaptırım altına alınmıştır. Anılan maddenin D bendinde, "siyasi toplantılara resmi veya sivil kıyafetlerle katılmak" da suç olarak düzenlenmiş, siyasi toplantıya katılan asker şahsın siyasi amaçla katıldığını gösteren söz ve davranışlarda bulunması gerektiği şartına yer verilmemiştir. As. Yrg. Drl. Krlnun 26.6.2003 tarih ve 2003/60-59 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bir asker şahsın siyasi mahiyetteki bir toplantıya bu toplantının siyasi mahiyet taşıdığını bilerek ve isteyerek katılması hâlinde ASCK'nın 148/D maddesindeki düzenlenen suçun oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir.
Somut olayda, 8.2.2003-16.2.2003 tarihleri arasında HADEP Bingöl İl Başkanlığı binasında bölücü terör örgütü elebaşı Abdullah ÖCALAN'a destek vermek, infaz şartlarını iyileştirmek amacıyla ölüm orucu/açlık grevi şeklinde faaliyetler yapıldığı açıktır. Olay gününden önce de, anılan yere giden ve siyasi toplantı niteliğindeki faaliyetlerden haberdar olan sanığın, 14.2.2003 tarihinde tekrar olay yerine giderek partililerle iki saat kadar bir arada olması, söz konusu toplantıda bulunmak kastı ile parti binasına gittiğini ve binada bulunduğunu ortaya koymaktadır. Sanığın iki saat kadar binada partililerle görüştükten sonra, 16.2.2003 tarihinde yapılacak toplantı ile ilgili davetiyenin içinde bulunduğu zarfı aldıktan sonra binadan ayrılması da, binaya arkadaşlarını ziyaret etmek amacıyla gitmediğini göstermektedir.
Sanığın, 14.2.2003 tarihinde HADEP Bingöl İl Başkanlığında yukarıda belirtilen faaliyetlerin gerçekleştirildiği siyasi toplantıya, bunların niteliğini bilerek ve isteyerek katıldığı, sanığın eyleminin siyasi toplantıya katılmak suçunu oluşturduğu, belirtilen suçtan mahkûmiyeti yerine, beraatına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu sonucuna varıldığından, hükmün esas (sübut) yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy