(1632 S. K. m. 63) (6183 S. K. m. 51)
Askeri mahkemece, sanığın;
a) 28.2.2002-15.3.2002 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 63/1 A maddesinin " üç ay içinde yakalananlar" cümlesi, TCK' nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4'üncü maddeleri gereğince 726.900.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına,
b) 9.3.2003-17.3.2003 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK' nın 63/1-A maddesinin üç ay içinde kendiliğinden gelenler cümlesi, TCK' nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4/1 'inci maddeleri gereğince 866.775.000 TL ağır para cezası İle cezalandırılmasına,
Aynı neviden ağır para cezalarının TCK' nın 72' nci maddesi gereğince toplanarak 1.593.675.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 5'inci maddesi gereğince cezasının aylık 15 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının muaccel olduğu tarihten başlayarak ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanunun 51'inci maddesinde belirtilen gecikme zammının yansı oranında uygulanmasına ve gözetim altında geçirdiği sürenin mahkûmiyetinden mahsubuna karar verilmiş olup, hükümler, sanık tarafından; yoklamasını yaptırması için kendisine tebligat yapılmadığı, suç tarihlerinde Fransa'da olduğu, dilekçe vererek Türkiye'ye iadesini sağladığı ve hakkında verilen cezanın tecil edilmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının 17.7.2001 tarihinde babasına tebliğ edilmesine rağmen, sanığın çağrıldığı 13.8.2001 tarihinde askerlik şubesine başvurarak son yoklamasını yaptırmadığı gibi, emsallerinin ilk kafilesinin sevk edildiği 26.2.2002-1.3.2002 tarihleri arasında da şubeye başvurarak son yoklamasını yaptırıp, eğitim merkezine şevkini yaptırmadığı, 15.3.2002 tarihinde Fransa'da başka bir suçtan yakalanarak tutuklanıp 8.3.2003 tarihinde tahliye edilmesi üzerine aynı gün sınır dışı edilerek Türkiye'ye gönderildiğinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Atatürk Havalimanı Şube Müdürlüğü görevlilerince gözaltına alınarak, 9.3.2003 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına sevk edildiği, aynı gün serbest bırakılması nedeniyle Bağcılar Askerlik Şubesine teslim edildiği, bu şubece 9.3.2003 tarihinde son yoklaması için Kasımpaşa Deniz Hastanesine çifte tabip muayenesi için gönderildiğinde hastaneye müracaat etmeyen sanığın, 17.3.2003 tarihinde yerli Yapraklı Askerlik Şubesine başvurması nedeniyle, aynı gün çitte tabipçe muayenesinin yapılarak bu tarihte askerlik şubesince eğitim merkezine sevk edildiği maddi bir vakıadır.
Askeri mahkemece, maddi vakıa olarak sabit olan bu eylemlerin 28.2.2002-15.3.2002 ve 9.3.2003-17.3.2003 tarihleri arasında iki ayrı yoklama kaçağı suçunu oluşturduğu kabul edilerek, iki ayrı yoklama kaçağı suçundan sızılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Yerleşik Askeri Yargıtay İçtihatlarına göre (örneğin As. Yar. 1' inci Dairesinin 12.3.1997 tarih ve 1997/185-184, 4'üncü Dairesinin 1.3.2005 tarih ve 2005/241-259 esas ve karar sayılı ilamları) Askeri Ceza Kanununun 63/1-A maddesinde ifadesini bulan yoklama kaçağı kalmak suçunun birlikte işleme bağlı olan arkadaşlarının ilk kafilesinin yollanmasıyla başlayacağı ve sanığın sevk için müracaatı ile son bulacağı cihetle, bu süre arasındaki muayeneye sevk edildiği hâlde, sanığın giderek son yoklamasını yaptırmaması suçun temadisini ortadan kaldırmayacağından, sanığın askere sevki için hazırlık işlemi niteliğinde bulunan çifte tabip raporu alınmadan evvelki eylemlerinin tek bir kasıt alımda ve 2.3.2002-17.3.2003 tarihleri arasında tek bir yoklama kaçağı suçunu oluşturduğundan, askeri mahkemece iki ayrı yoklama kaçağı suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı görülerek mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy