(1632 S. K. m. 87, 136) (765 S. K. m. 59)
Askeri mahkemece, sanığın 16.8.2003 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 87/1 hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler cümlesi ve TCK'nın 59/2'nci maddeleri uyarınca yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm sanık tarafından suçu bir kez işlediği, ısrarının söz konusu olmadığı, beraatinin gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Aynı davada yargılanan sanıklar S.H. ve K.Ö. haklarındaki mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmediğinden incelemenin kapsamı dışında tutulmuştur.
Yapılan incelemede;
16.8.2003 tarihinde saat 09.30-11.30 saatleri arasında lojman emniyet nöbetçisi olan sanığın, diğer sanık S.M.'nin nöbet yerine getirdiği bir şişe votkayı, hakkındaki hükmü temyiz etmeyen sanık K.O. ile birlikte içtikleri, nöbet sonrasında değişime gelen nöbetçi Onb. ve diğer nöbetçiler tarafından hâl ve hareketlerinden içkili olduklarının belirlendiği dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmıştır.
Askeri mahkemece, sanığın eyleminin ASCK'nın 136'ncı maddesinde tanımlanan mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçunu oluşturabileceği, ancak, TCK'nın 79'uncu maddesinde düzenlenen fikri içtimaya ilişkin hükümler dikkate alındığında, sanığın eyleminin ASCK'nın 87'nci maddesinde tanımlanan ve daha yüksek cezayı gerektiren emre itaatsizlikle ısrar suçundan cezalandırılması gereği ve sanıkların nöbet yerinden ayrılmamış olmaları nedeniyle, olayda mazarratın da söz konusu olmadığı sonucuna varılarak, sanık hakkında yazılı şekilde hükme varılmış ise de;
Tespit edilen sanık beyanlarına göre, sanığın nöbeti sırasında içtiği volkanın etkisiyle oturduğu, diğer sanık K.Ö. ile el-kol hareketleri yaparak şakalaştığı, anlamsız sözler sarf ettiği ve konuşma şeklinin bozuk olduğu, nöbet yerinden sallanarak ayrıldığı, tuhaf hareketler yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durum nöbet hizmetinin aksadığı, otorite zafiyeti ve boşluğunun oluştuğunu göstermektedir.
Sanığın nöbeti sırasında içki içerek, nöbet hizmetinin gereklerini tam olarak yerine getirmede zafiyet yaratarak, birlik emniyetini tehlikeye düşürmesi ve hizmetin aksamasına yol açması şeklindeki eyleminin. Askeri Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda (As.Yrg.Drl.Krl. 20.4.1989 tarihli ve 1989/95-103 sayılı, 4.D. 21-12.2004 tarihli ve 2004/1586-1584 sayılı, 3.D. 12.10.2004 tarihli ve 2004/914-905 sayılı kararları) ASCK'nın 136'ncı maddesinde düzenlenen mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçunu oluşturmaktadır.
Bu çerçevede, kanunda özel olarak düzenlenmiş bir hususun, ayrıca birlik içine içki sokulmasının ve içilmesinin yasak olduğuna dair genel nitelikteki emirlere istinaden, emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunun kabulünde isabet bulunmamaktadır. Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 22.10.1998 tarihli ve 134-133 sayılı, 4.D.nin 12.11.2004 tarihli ve 2004/1123-1150 sayılı kararları da dikkate alındığında, sanığın eyleminin ASCK'nın 136'ncı maddesi kapsamındaki suçu oluşturduğunun kabulü gerekir.
Somut olay bakımından, askeri mahkemece benimsendiği şekilde bir an için fikri içtima kurallarının uygulanabileceği kabul edilse dahi, her iki suç bakımından öngörülen cezaların üst sınırının esas alınması gerektiğinden, ASCK'nın 87/1inci maddesine nazaran ceza üst sınırı daha yüksek olan ASCK'nın 136'ncı maddesinde tanımlanan suçun oluştuğunun kabul edilmesi gerekir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy