(353 S. K. m. 167)
Askeri mahkemece, Dairemizin 24.12.2002 tarihli ve 2002/1306-1304 sayılı suç tarihlerine ilişkin noksan soruşturmaya dair bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda sanığın 15.6.1994-15.11.2001 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 59/2'nci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm sanık tarafından İstanbul GATA Hastanesinden raporlu olarak sevk edilmesinin dikkate alınmadığı, Elazığ ve Malatya'daki Hastanelerde tedavi gördüğü suç kastının olmadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Adapazarı'ndaki birliğinden rahatsızlığı nedeniyle sevk edildiği İstanbul GATA Haydarpaşa Askeri Hastanesinde 14.6.1994 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda, 20 gün istirahatla kıt'asına taburcu edilen sanığın, 1 günlük dönüş yol süresi sonunda birliğine katılmadığı gibi, istirahat süresi sonunda da katılmadığı, 15.11.2001 tarihinde kendiliğinden askerlik şubesine başvurduğu dosya içeriğindeki kanıtlardan anlaşılmıştır.
Sanığın, 14.6.1994 tarihinde 20 günlük istirahatla kıt'asına taburcu edilmesine rağmen kıt'asına katılmaması ve istirahat süresi sonunda da gelmemesi nedeniyle firar kastıyla hareket ettiğinin anlaşıldığı, hakkında GATA Profesörler Kurulunca düzenlenen 19.7.2004 tarihli ve 131 sayılı rapor ile de suç tarihlerinde, askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğunun belirlenmiş olması karşısında, müsnet firar suçunun sübutunda ve vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak, hakkındaki iddianamede suç tarihleri 15.11.1994-15-.11.2001 olarak belirtilen sanık hakkında tesis edilen hükümde, suç tarihlerinin 15.6.1994-15.11.2001 olarak kabul edildiği görülmektedir.
ASMKYUK'nın 115'inci maddesi, suç teşkil eden eylemin iddianamede açıkça belirtilmesini, 165'inci maddesi ise hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu hükümlerini içermektedir.
Suç tarihlerinin firar-izin tecavüzü gibi suçlarda maddi vak'anın esasını oluşturduğu da dikkate alındığında, sanık hakkında iddiayı aşacak şekilde ortaya çıkan 15.6.1994-15.11.2001 tarihleri arasındaki firar eylemi nedeniyle yargılama yapılabilmesi için, ASMKYUK'nın 167'nci maddesi kapsamında askeri savcının istemi ve sanığın kabulü çerçevesinde bu eylemi de kapsayacak şekilde sözlü davanın açılmış olması, ya da ek iddianame düzenlenerek davanın genişletilmesi veya en azından sanığın ek sorgu ve savunmasının alınması suretiyle iddia ve hükmün konusu arasındaki farklılığın giderilmesi gerekirken, belirtilen usulü işlemler yerine getirilmeden karara varılması bozmayı gerektirmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy