(1632 S. K. m. 63)
Askerî mahkemece, sanığın 31.3.2003-18.2.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler hükmü ile, TCK'nın 59 ve 647 S. K'nın 4'üncü maddeleri uyarınca 1.485.000.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm, sanık tarafından, savunması için yeterli imkânın tanınmadığı, suç tarihlerinin bir bölümünde rahatsız olduğuna dair raporları askerlik şubesine verdiği, bu suretle askere gitmekte geciktiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Hakkındaki gerekçeli hükmü 13.1.2005 tarihinde tebellüğ eden sanığın, temyiz başvurusunu 24.1.2005 tarihinde yapmakla yasal süreyi geçirdiği görülmekte ise de, gerekçeli hükümde kanun yolunun, süresinin ve merciinin gösterilmemiş olduğu görülmektedir.
Anayasanın 4709 sayılı Kanunla değişik 40'ncı maddesi göz önünde bulundurulduğunda, gerekçeli hükümdeki bu eksiklik nedeniyle temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık, temyiz lâyihasında savunmasını yapabilmesine yeterli imkân tanınmadığına yer vermiş ise de, adına yazılan talimatta savunmasına ilişkin yasal hakların yer aldığı, söz konusu talimatın ve ekindeki iddianamenin Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinde sorgusunun tespiti sırasında kendisine okunduğu ve savunmasını yapmak için hazır olduğunu belirtmesinden sonra sorgusunun tespit edildiği anlaşılmakla, sahteliği ispatlanıncaya kadar geçerli belge niteliğinde olan talimat sorgu tutanağı kapsamında, savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceğinden bu hususa dair temyiz nedeni kabule değer bulunmamıştır.
Askerî mahkemece, Nisan 2000 celp dönemine tâbi olan sanığın, TRT duyurularına göre en geç 31.3.2003 günü mesai sonuna kadar yerli askerlik şubesine başvurarak sevkini yaptırması gerekirken yaptırmayarak 18.2.2004 tarihinde kendiliğinden şubeye başvurmakla bu tarihler arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek kararda yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmiş ise de,
Sanığın temyiz lâyihasında, bakaya olduğu dönemlere ilişkin olarak askerlik şubesine raporlar ibraz elliğini belirttiği görülmektedir. Bu hususun, ASMKYUKnın 149uncu maddesi kapsamında, savunmaya ilişkin ve araştırılması gereken nitelikte yeni vak'a olduğunun kabulü gerekmektedir.
Sanığın temyiz lâyihasında yer verdiği istirahat raporlarının mevcut olduğunun saptanması hâlinde, en azından suç tarihlerinin ve buna bağlı olarak suçun vasfının tayininde değişiklikler olması ihtimali bulunduğundan savunmalarının araştırılması gerektiği sonucuna varılmakla hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma nedeni karşısında suçun başlangıcının 1.4.2003 yerine 31.3.2003 olarak gösterilmesine ilişkin hataya işaretle yetinilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy