(1632 S. K. m. 132) (5237 S. K. m. 62, 116)
Askeri mahkemece, sanığın geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan TCK'nın 116/4 ve 62/1'inci maddeleri gereğince, sonuç olarak bir yıl on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hüküm askerî savcı tarafından, eylemin üstünün eşyasını çalmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu, müdahil tarafından ise, sanığın fiilinin hem geceleyin konut dokunulmazlığını ihlâl, hem de üstünün eşyasını çalmaya teşebbüs olduğu, bu nedenle her iki suçtan cezalandırılması gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Gölcük Bakım Onarım İstihkam Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın, Gölcük Deniz Üssüne su ihtiyacını karşılayan su depolarında görevli olduğu, diğer dört arkadaşı ile birlikte lojmanlardaki su deposunu da kontrol ettikleri, bu amaçla dört saat arayla depoyu kontrol ettikleri, olayın meydana geldiği 17.9.2005 günü 24.00-04.00 saatleri arasında sanığın kontrol görevlisi olduğu, su deposunda silâhlı nöbet tutan Dz.Er H.B. ile sohbet ettikten sonra, nöbetçinin yanından ayrılarak lojmanlar bölgesindeki su depolarının bulunduğu mahalle geldiği, bu deponun karşısında bulunan subay lojmanlarından Adatepe isimli lojmanın A bloğunun 2'nci katındaki balkon kapısının açık olduğunu fark ederek, Hak. Alb. E.S.'nin ikamet ettiği 5 numaralı lojmanın balkonuna tırmandığı, açık olan balkon kapısından lojmanın mutfağına girdiği, salonda bulunan C.O.S.'nin mutfağa doğru yöneldiğini görünce gizlendiği, C.O.S.'nin, ışığı yakması üzerine, mutfağın ortasında sanıkla karşı karşıya geldikleri, sanığın panikle lojmanı terk ettiği dosya içeriğindeki kanıtlardan anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan eylem nedeniyle, sanığın üstünün eşyasını çalmaya teşebbüs suçunu işlediği iddia olunarak açılan kamu davası sonucunda, askerî mahkemece sanığın eyleminin konut dokunulmazlığını ihlâl suçunu oluşturduğu sonucuna varılarak, müsnet suçtan TCK'nın 116/4'üncü maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda suç vasfının tayini için sanığın hangi kasıtla hareket ettiğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Sanığın birlik komutanlığınca tespit edilen ifadesinde; yol parası tedarik etmek için eylemi gerçekleştirdiğini, askerî savcı tarafından tespit edilen ifadesinde, maddî sıkıntıları nedeniyle bunalımda olduğu için lojmana girdiğini; askerî mahkemede tespit edilen sorgu ve savunmasında da, parasının olmadığını bildirmiştir. Sanığın bu şekilde, ekonomik sorunları olduğuna ilişkin beyanları dikkate alındığında, balkon kapısını açık olarak fark ettiği eve maddî menfaat temin etmek amacıyla girdiği, ancak fark edilmesi üzerine, herhangi bir mal alamadan lojmanı terk etmek zorunda kaldığı, lojmanda subay-astsubayların ikamet ettiklerini bilecek konumda olduğu, bu suretle eyleminin üstünün eşyasını çalmaya teşebbüs olarak vasıflandırılması gerektiği kabul edilmiştir.
Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 26.10.1978 tarihli ve 1978/65-80 sayılı kararında açık şekilde belirtildiği üzere, ASCK'nın 132'nci maddesinin, TCK'da belirtilen hırsızlık eylemlerinin her türlü icra biçimini ve mevsuf hâllerini de kapsadığı, maddenin bu konumu itibarıyla, eve girilerek üstünün bir şeyinin çalınması eyleminde ayrıca mesken masuniyetini ihlâl suçunun varlığından bahsedilemeyeceğinin kararlaştırılmış olunması karşısında, müdahilin bu hususa yönelik temyiz nedeninin kabule değer olmadığı sonucuna varılmıştır (Yargıtay 6'ncı Ceza Dairesinin 15.5.1992/ 2759-4045 E.K. sayılı kararı da bu doğrultudadır) (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy