(1632 S. K. m. 50, 87, 130) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 6)
Askeri mahkemece, sanığın, 25.8.2004 tarihinde;
1. Emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 87/1 (hizmete ilişkin emri hiç yapmayanlar cümlesi) ve 765 sayılı TCK'nın 59/2'nci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
2. Askeri eşyayı özel menfaatinde kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 130/1, 2, 50, 765 sayılı TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 6'ncı maddeleri uyarınca, 1.306.800.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının ertelenmesine, hazine zararının ASCK'nın 130/3'üncü maddesi gereğince, sanığa ödettirilmesine karar verilmiş olup, mahkûmiyet hükümleri, sanık tarafından, sübut ve uygulama yönlerinden temyiz edilmiş; Başsavcılık, yüklenen suçların sübuta erdiğini, bu nedenle emre itaatsizlik suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün onanmasına; askerî eşyayı hususî menfaatte kullanmak suçundan dolayı, ASCK'nın 130/2 ve 50'nci maddeleri gereğince, yapılan 1/6 oranındaki artırımın gerekçesinin gösterilmemiş olmasından dolayı, bu hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
25.8.2004 tarihinde 23.00-01.00 saatleri arasındaki nöbetine gitmek üzere, doldur-boşalt işlemini yapan sanığın, koğuşlar bölgesine gittiği ve 3'üncü bölük koğuşuna silâhı ile girerek, o esnada koğuşta yatan arkadaşlarını bağırarak kaldırdığı ve taşıdığı G-3 piyade tüfeğini tam dolduruşa getirip, havaya doğru hedef gözetmeksizin bir el ateş ettiği, eylemi sonucunda 931.373 TL hazine zararına sebebiyet verdiği, dosya kapsamından anlaşılmış olup, maddi olguya yönelik askeri mahkemenin kabulü de bu doğrultudadır.
Maddi olgu doğrultusunda, askeri mahkemece, sanığın sübuta erdiği kabul olunan, askeri eşyayı özel menfaati için kullanmak suçunun yanı sıra, kendisine tebliğ edilen, silahla koğuş, gazino ve yemekhane gibi toplu dinlenme yerlerine girilmeyeceğine ilişkin emre aykırı davranarak, olay sırasında doldur-boşalt işlemini yaptığı silâhı ile koğuşa girmek suretiyle, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği de kabul olunarak, her iki suçtan dolayı mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Aksi kanıtlanamayan savunmasına göre, sanığın, birlikteki arkadaşlarının kendisine kötü davranmalarının ve ailevi sorunlarının etkisiyle sıkıntılı ve sinirli ruh hali içerisinde, bir anlık karar ile silahıyla birlikte koğuşa girip, içinde bulunduğu durumdan kaynaklanarak rahatlamak ve mevcut ruh hâlini yansıtmak amacıyla, havaya doğru ateş ettiğini kabul etmek oluşa ve dosya kapsamına uygun düşecektir.
Bu amaç ve düşünce ile silahını ateşleyen sanığın suça yönelik kastının, askeri eşyayı özel menfaati için kullanmak olduğunun belirlenmesi karşısında, eylemin askeri eşyayı özel menfaati için kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.
Sanığın rahatlamak maksadıyla yaptığı bu atış sırasında, hizmet gereği yanında bulunan silahı hizmet gayesi dışında kullandığı, dolayısıyla, askeri eşyayı özel menfaati için kullanmak kastıyla hareket ettiği açıktır. Bu eylemin koğuşta gerçekleştirilmesi nedeniyle, ayrıca emre itaatsizlik kastı ile hareket ettiğini kabul etmek oluşa ve delillere uygunluk arz etmemektedir.
Bu nedenlerle, askeri eşyayı özel menfaatinde kullanmak özel kastı ile gerçekleştirilen sanığın eyleminin, ASCK'nın 130'uncu maddesinde düzenlenen, askeri eşyayı özel menfaati için kullanmak suçunu oluşturduğu, eylem nedeniyle ayrıca emre itaatsizlikte ısrar suçunun da oluştuğunun kabulünde isabet bulunmadığı sonucuna varılarak, mahkûmiyet hükümlerinin bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy