(765 S. K. m. 62, 64, 285) (1632 S. K. m. 47, 131) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 63) (353 S. K. m. 221, 251) (492 S. K. Ek m. 1)
İştirak halinde zimmet ve iftira suçlarından sanıklar (Ter.) P.Er Hasan YASLAR ve (Ter.) Dz.P.Er Ercan ÜNÜVAR haklarında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 8.9.2005 tarih ve 2005/384-564 E.K. sayılı mahkumiyet hükümleri sanıklar tarafından süresinde temyiz edildiğinden, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 28.4.2006 tarih ve 2006/2752 sayılı bozma istemlerini içeren tebliğnamesine bağlı olarak Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece;
1. Sanıklar Hasan YASLAR ve Ercan ÜNÜVAR'ın 2.2.2004 tarihinde iştirak halinde zimmet suçunu işledikleri kabul edilerek, 765 sayılı TCK'nın 64/1'inci maddesi delaletiyle ASCK'nın 131/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1 ve 647 sayılı Kanunun 4/1'inci maddeleri gereğince ayrı ayrı 3.300 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ASCK'nın 47/A maddesi gereğince hükmedilen adli para cezalarının ertelenmesine yer olmadığına;
2. Sanık Hasan YASLAR'ın 3.2.2004 tarihinde Ulş.Er Murat YÜKSEL'e yönelik iftira suçunu işlediği kabul edilerek, 765 sayılı TCK'nın 285/1, 62/1 ve 647 sayılı Kanunun 4/1'inci maddeleri gereğince 3.300 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, bu cezanın takdiren ertelenmesine yer olmadığına;
3. Sanık Ercan ÜNÜVAR'ın 3.2.2004 tarihinde Ulş.Er Murat YÜKSEL'e yönelik iftira suçunu işlediği kabul edilerek, 765 sayılı TCK'nın 285/1, 6, 62/1 ve 647 sayılı Kanunun 4/1'inci maddeleri gereğince 550 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan adli para cezasının takdiren ertelenmesine yer olmadığına;
Sanık Hasan YASLAR hakkında hükmolunan adli para cezalarının toplanarak neticeten 6.600 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 1.3.2004-4.5.2004 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği 65 günün 5237 sayılı TCK'nın 63'üncü maddesinde öngörülen 100 YTL üzerinden hesaplandığında bulunan 6500 YTL.nın 353 sayılı Kanunun 251 ve 5237 sayılı TCK'nın 63'üncü maddeleri gereğince, hükmedilen adli para cezasından mahsup edilmesine;
Sanık Ercan ÜNÜVAR hakkında hükmolunan adli para cezalarının toplanarak neticeten 3850
YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 1.3.2004-4.5.2004 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği 65 günün 5237 sayılı TCK'nın 63'üncü maddesinde öngörülen 100 YTL üzerinden hesaplandığında bulunan.6500 YTL.nın 353 sayılı Kanunun 251/1 ve 5237 sayılı TCK'nın 63'üncü maddeleri gereğince hükmolunan adli para cezasından mahsup edilmesine;
Sanıkların, zimmetine geçirdikleri 2182 YTL.nın ASCK'nın 131/1-3 madde ve fıkraları uyarınca dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sanıklardan mütesaviyen ve müteselsilen alınarak Ankara Merkez Komutanlığı Kantin Başkanlığına iade edilmesine;
492 sayılı Harçlar Kanununun Ek-1 sayılı tarifesi gereğince 117.82 YTL nisbi harcın sanıklardan mütesaviyen ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Hükümler, sanıklar tarafından ayrı ayrı temyiz edildiğinden yapılan incelemede;
Sanıklardan terhisli Er Hasan YASLAR'ın, Merkez Komutanlığı Kantin Başkanlığının Balgat'ta bulunan Özel Koruma Taburundaki Şubesinde reyon sorumlusu olarak, diğer sanık terhisli Er Ercan ÜNÜVAR'ın çay ocağı sorumlusu olarak görevli oldukları, kantin şubesinin ve çay ocağının Özel Koruma Taburu Erbaş ve Er Gazinosunda kendileri için ayrılan bölümlerde faaliyet gösterdikleri, kantinin tamamen kapalı olup, kapısının kilidinin bulunduğu, anahtarlarının yalnızca sorumlusu olan sanık Hasan YASLAR'da, erbaş ve er gazinosunun giriş kapısının anahtarının ise sanık Ercan ÜNÜVAR'da bulunduğu, her iki sanığın da samimi ve yakın arkadaş oldukları;
Sanıklardan Hasan YASLAR'ın, 1.2.2004 tarihinde 22.00-23.00 saatleri arasında yanında çamaşırhane görevlisi Lv. Er Mustafa KURT da olduğu halde, diğer sanık Ercan'ın yanına gelerek gazinonun anahtarlarını istediği, Ercan'ın gazinonun anahtarlarını sanık Hasan'a teslim ettiği, anahtarları alan Hasan'ın Lv. Er Mustafa KURT ile birlikte gazinoya gittiği, sorumlusu olduğu kantini açarak kasada bulunan paraları sayıp bir zarfa koyduktan sonra çekmeceye bıraktığı, daha sonra kantinde bulunan cep telefonu ile ağabeyini arayarak konuştuğu, yaklaşık 15-20 dakika süren bu işlemlerden sonra tekrar koğuşa döndükleri, aynı gece yani 2.2.2004 günü saat 03.00 sıralarında sanık Hasan'ın diğer sanık Ercan'ı uyandırdığı, ona kimse duymayacak şekilde, kardeşinin paraya ihtiyacı olduğunu, bunun için kantindeki hasılatı aldığını, paranın kantinden çalındığı izlenimini vermek amacıyla buzdolabının motor bölümünü kapatan demir parmaklıkları söktüğünü, aynı saatlerde, yani 02.00-04.00 yemekhane nöbetçisi olan Er Murat YÜKSEL'i hırsızlıkla suçlamak için senaryo hazırlamaları ve hırsızlığı onun yaptığını söylemeleri gerektiğini açıkladığı, sanık Ercan'ın da, Hasan'ın bu teklifini kabul ettiği ve kararlaştırdıkları şekilde senaryoyu uygulamaya geçirdikleri, bu doğrultuda sanık Hasan'ın kantin anahtarlarını Ercan'a verdiği, Ercan'ın da erbaş ve er gazinosuna giderek kantinin kapısını açtığı, içeride kısa bir süre kaldıktan sonra tekrar kapıyı kapatıp dışarıya çıktığı, bu sırada gazinoda henüz yapılmakta olan bir duvarla ayrılmış olan yemekhane bölümünde nöbet tutmakta olan Ulş.Er Murat YÜKSEL'in sanık Ercan'ı gördüğü, sanıklar Hasan ile Ercan'ın iyi arkadaş olduklarını ve gazinoda birlikte görev yaptıklarını bildiği için herhangi bir müdahalede bulunmadığı, gazinodan çıkan sanık Ercan'ın yemekhane tarafına geçip Murat YÜKSEL'in yanına giderek, Duvardan atlayanı gördün mü? Kim atladı? diye sorduğu, Murat'ın ise, Ben buradayım, kimse atlamadı, uyumuyordum. şeklinde cevap verdiği;
Yemekhaneden ayrılan sanık Ercan'ın, önceden kararlaştıkları şekilde koğuşa gittiği ve diğer sanık, kantin sorumlusu Hasan YASLAR'ı kaldırarak, kantinin soyulduğunu bildirdiği, bunun üzerine sanık Hasan'ın giyinerek nöbetçi çavuşu Hasan YILMAZ ile nöbetçi onbaşı Onb. Egemen ÖZŞENOGLU'nu kaldırdığı, bu sırada nöbetini tamamlayan Murat YÜKSEL'in koğuşa geldiğini gören sanık Hasan'ın onun üzerini aradığı, buna şaşıran Murat YÜKSEL'in, Ne oluyor, niye üzerimi arıyorsun? şeklinde sorular sorduğu, daha sonra nöbetçi çavuşu, nöbetçi onbaşı, Murat YÜKSEL'in her iki sanıkla birlikte erbaş ve er gazinosuna geldikleri, yaptıkları ilk kontrolde kantin kapısının kilitli olduğunu gördükleri, kantin sorumlusu olan sanık Hasan'ın anahtarıyla kapıyı açmasından sonra içeri girdikleri, Hasan'ın yaptığı kontrolde kantindeki çekmecenin içerisinde bir zarfa koymuş olduğu 1.275.000.000 TL. sının ve kendisine ait cep telefonunun çalındığını söylediği, yine aralarında kararlaştırdıkları şekilde davranarak, hem diğer sanık Ercan'ın, hem de suçladıkları Murat YÜKSEL'in üzerini aradığı, ancak herhangi bir şey bulunamadığı, daha sonra çay ocağı ve çevresinin nöbetçi çavuşu, nöbetçi onbaşı ve sanık Hasan tarafından araştırıldığı, bir şey bulunamaması üzerine gazinodan ayrılarak koğuşa döndükleri, nöbetçi çavuşu, nöbetçi onbaşı ve sanık Hasan'ın, durumu nöbetçi astsubay J.Bçvş. Rıfat TERZİOGLU'na bildirdikleri, nöbetçi astsubayı tarafından durumun nöbetçi subayı Ütğm. Barış BULUT'a, onun tarafından da nöbetçi amiri Yzb. Hakan KESKİN'e bildirildiği, daha sonra olayın iletildiği Tabur Komutanının da birliğe geldiği, nöbetçi amiri ile görüşmesi ve talebi üzerine İl Jandarma Komutanlığından olay yeri inceleme ekibinin gelerek olay yerinde inceleme yaptığı, yapılan kontroller, sayım ve hesaplamalar sonucunda 2.182.032.750 TL açık olduğunun tespit edildiği, bu paranın halen bulunamadığı dosyadaki delillerden anlaşılmakta olup, Askeri Mahkemenin maddi olaya ilişkin kabulü de bu doğrultudadır. Maddi olgu doğrultusunda;
1. Zimmet suçu yönünden yapılan incelemede;
Suç tarihinde kantin reyon sorumlusu olan sanık Hasan YASLAR'ın, hizmet ve vazifesinden ötürü kendisine teslim edilen kantin mallarının satışından elde edilen ve muhafaza, murakabe ve sorumluluğu altında bulunan 2.182.032.750 TL miktarındaki parayı ilgililere teslim etmeyerek zimmetine geçirdiği, sanık ÜNÜVAR'ın da sanığın bu eyleminin gerçekleştirilmesine müzaharet ve muavenetle katkıda bulunmak suretiyle iştirak ettiği anlaşılmıştır. Askeri Mahkemenin bu yöndeki kabulünde ve oluşa uygun olarak gösterdiği gerekçelerde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Tebliğnamade, sanıklara atılı iftira suçuna konu edilen eylemlerin, sanıklarca zimmet suçunu işlemek, bu suça konu edilen meblağı hile ile aşırmak için icra edilmiş olan eylemler olduğuna, bu itibarla sanıkların eyleminin zimmet suçundan farklı bir mahiyete büründüğüne, suçun maddi unsuru olan aşırma ve mal edinmenin hile ile icra edilmesiyle suç vasfının ASCK'nın 131'inci maddesinde unsurları ve müeyyidesini bulan ihtilas suçuna dönüştüğüne dair görüş bildirilmiştir.
Bu görüş doğrultusunda somut olayın incelenmesinde;
Sanık Hasan YASLARın, zimmete geçirilen paranın kantinden çalındığı izlenimini vermek amacıyla buzdolabının motor bölümünü kapatan demir parmaklıkları söktüğü, diğer sanık Ercan ÜNÜVAR ile birlikte, aynı saatlerde yani 02.00-04.00 yemekhane nöbetçisi olan Er Murat YÜKSELi hırsızlıkla suçlamak için senaryo hazırladıkları anlaşılmakta olup, sanıkların söz konusu paranın zimmete geçirilmesinden sonra bunu gizlemek için hile ve hudaya başvurulması şeklindeki bu eylemlerinin ihtilasen zimmet suçuna sebebiyet verip vermeyeceğinin değerlendirilip tartışılmasından sonra, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden sanıklar hakkında zimmet suçu nedeniyle tesis edilen mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.
2. İftira suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların, zimmete geçirilen paranın kantinden çalındığı izlenimini vererek bu konuda, 2.2.2004 tarihinde, 02.00-04.00 saatleri arasında yemekhane nöbetçisi olan Er Murat YÜKSEL'i hırsızlıkla suçladıkları dosyadaki delillerden anlaşılmaktadır.
Sanıkların bu eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 285'inci maddesinde tanımlanan iftira suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Söz konusu iftira suçunun, suçsuz olduğu bilinen kişinin ceza kovuşturmasına uğratılması amacıyla yetkili makama ihbarda bulunulma özel kastı ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda ise, sanıkların Er Murat YÜKSEL'e yönelik sözü edilen eylemlerinin bu kişinin ceza kovuşturmasına uğratılması amacıyla gerçekleştirilmeyip, tamamıyla işledikleri zimmet suçunu gizlemek ve zimmete geçirilen parayı hile ile aşırmak amacıyla hazırladıklarını bir senaryo üzerine gerçekleştirdikleri anlaşılmakta olduğundan sanıklara atılı iftira suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı sonucuna varılmış ve bu suçtan dolayı her iki sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.
Başkan Hak.Alb. R. SÖZEN, sanıklar Hasan YASLAR ve Ercan ÜNÜVAR haklarında kurulan zimmet ve iftira suçları yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerinin sübut yokluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmesinin gerektiğine dair görüşü ile çoğunluk kararlarına katılmamıştır.
Sonuç ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanıklar Hasan YASLAR ve Ercan ÜNÜVAR haklarında zimmet ve iftira suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin 353 sayılı Kanunun 221/1'inci maddesi gereğince esas yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA;
09.05.2006 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve Başkan Hak.Alb. R. SÖZEN'in karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi.
FARKLI GEREKÇE
Her iki sanığın yüklenen suçlan işledikleri hususunda her türlü kuşkudan uzak, güvenilir ve mahkumiyete yetecek derecede delil bulunmadığını düşündüğümden, çoğunluğun, eylemlerin sübuta ermiş olduğu yönündeki görüşlerine katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy