(5237 S. K. m. 5, 49, 50, 51, 62) (1632 S. K. m. 137, Ek m. 8) (353 S. K. m. 16)
Askeri mahkemece; sanığın 12.9.2005 günü hizmette tekasül neticesi harp malzemesinin hasarına sebebiyet vermek suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK'nın 137 ve 5237 sayılı TCK'nın 49 ve 62'nci maddeleri uyarınca neticeten 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanunun 51/1'inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 51/3'üncü maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetim altına alınmasına, 5237 sayılı TCK'nın 51/7'inci maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde herhangi bir yükümlülük altında tutulmamasına, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamının 5237 sayılı TCK'nın 51/8'inci maddesi uyarınca çektirilmesine, sanığın eylemi sonucu sebebiyet verdiği 692,92 YTL hazine zararının 353 sayılı Kanunun 16'ncı maddesi uyarınca sanıktan tazmin ve tahsiline karar verilmiştir.
Bu hüküm, sanık tarafından, olay günü diğer aracı dikiz aynasında gördüğü, frene bastığı, ancak aradaki mesafenin kısa olması nedeni ile aracın durmadığı, bilirkişinin mütalaasının hatalı olduğu, yanında araç komutanı olarak bulunan kişinin tanık olarak ifadesinin tespit edilmesi gerektiği, meydana gelen kazada diğer araç sürücüsünün de hatasının bulunduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Askeri mahkemece, olay tarihinde Bilecik/Söğüt Jandarma Ulaştırma Eğitim Taburu Karargah ve Servis Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanık J.Er I.B.'nin 12.9.2005 tarihinde görevli olarak kullandığı 711383 plaka no.lu BMC marka çöp kamyonu ile tabur karargah binasının arka tarafında yer alan çöp konteynırlarına, yardımcı eleman olmaksızın geri geri yaklaştığı sırada, konteynırların yanında yeni park etmiş ve aracından inmek için kapıyı açmış olan A.D.'nin kullandığı 711217 plakalı Ford Transit marka minibüsün şoför mahallinden çarptığı, çarpma sonucunda minibüsün sol ön kapısı ile sol ön çamurluğunun hasara uğradığı, düzenlenen katı hasar tespit raporuna göre, hasar nedeniyle toplam 692,92 YTL'si hazine zararının meydana geldiği, dinlenen bilirkişi mütalaası ile olayda sanığın asli kusurlu olduğu ve hasarın mühimce olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın hizmette tekasül neticesinde harp malzemesinin hasarına sebebiyet vermek suçunu işlediği kabul edilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 5'inci maddesinde, bu kanunun genel hükümlerinin özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 50'nci maddesinde kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar düzenlenmiş, maddenin (3)'üncü bendinde daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmamak koşuluyla otuz gün ve daha az hapis cezası ile mahkum olanların hapis cezalarının (1)'inci benddeki yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği hükmüne yer verilmiş, 5329 sayılı Kanun ile ASCK'nın Ek-8'inci madde olarak ilave edilen hükümle; yedek subaylar hariç olmak üzere subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ve Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel hakkında, askeri ve adliye mahkemelerince verilen kısa süreli hapis cezalarının TCK'nın 50'nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerinde yazdı olanlar dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar karşısında, olayda; daha önce mahkumiyeti bulunmayan sanığın otuz günden az hapis cezası ile cezalandırılması sebebiyle verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 50'nci maddesinin 1'inci bendinin (a), (b) veya (d) bendindeki seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerekirken bu yapılmayıp, TCK'nın 51/1'inci maddesi nazara alınarak, cezasının ertelenmesi yasaya aykırı bulunduğundan, hükmün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede; hazırlık aşamasında bilirkişi olarak dinlenilen Hv.Ulş.Kd.Bçvş. E.E.'nin duruşmada dava dosyasına yeni belge ve delil girmediğinden, daha önce vermiş olduğu mütalaasında bir değişiklik olmadığını beyan etmiş olmasına rağmen, hazırlık aşamasında vermiş olduğu mütalaasında diğer araç sürücüsü J.Er A.D.'nin de kusurlu olduğu belirtilmişken, duruşma sırasında vermiş olduğu mütalaasında asli ve tali kusur ayırımında bulunarak, sanığın asli kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsünün hatasının kaza ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı şeklinde beyanda bulunmuş olmasının çelişki oluşturduğu, sanık tarafından, park etmeden önce diğer araç sürücüsünün park ettiği yeri kontrol ettiği, herhangi bir araç bulunmadığı, diğer araç sürücüsünün, kendisi park etmeye başladıktan sonra, gelip aracını bıraktığı ileri sürülmüş olmasına rağmen, askeri mahkeme tarafından bu hususun hiç araştırılmadığı, sanığın geri geri manevra yaparken bir kişinin yardımından faydalanmadığı ve bu şekilde bir emrin de tebliğ edilmediği anlaşıldığından, hataya düşmesine neden olabilecek bu durumun bilirkişinin vermiş olduğu mütalaaya etki edebileceği, bu nedenlerle askeri mahkemenin noksan soruşturma ile hükme vardığı ileri sürülmüş ise de; sanığın kusurluluğunun bilirkişi mütalaaları ile dava dosyasına yansıtılmış tüm olaylar ve ifadeler nazara alınarak tespit edilmiş olması karşısında, belirtilen hususlar noksan soruşturma niteliğinde görülmemiş, ancak bozma sebebi karşısında, meydana gelen hazine zararı sebebiyle yaptırılacak ödetme bakımından, ödeme gücü olmadığını beyan etmiş olan sanığın ekonomik durumunun araştırılması gerektiğine işaretle yetinilmiş,
Mahkumiyet hükmünün, uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy