(1632 S. K. m. 131)
Askeri mahkemece;
1. Sanık P.Kd. Ütğm. S.Y.'nin,
a) İddianamenin 1'inci olay ve 3'üncü olay bölümlerinde belirtilen eylemler nedeniyle birliğe ait mazot ve benzini mal edinmek suretiyle müteselsilen zimmet suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 131/1, 765 sayılı TCK'nın 80 (teşdiden) ve 59/2'nci maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; ASCK'nın 30/A-B maddesi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına;
Eylemi sonucu meydana gelen 878.355.000. TL hazine zararının, 432.800.000 TL tutarındaki kısmının sanık ile diğer sanık U.U.'dan müteselsilen ve mütesaviyen tahsil edilmek üzere ASCK'nın 131/1-son maddesi gereğince tazminen tahsiline; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 23,30 YTL tutarındaki kısmı sanık ile diğer sanık U.U.'dan müteselsilen ve mütesaviyen tahsil edilmek üzere sanıktan 47,40 YTL nispi harç alınmasına;
b) İddianamenin 2'nci olay bölümünde belirtilen eylemler nedeniyle kişisel telefon görüşmeleri ile çay ocağı, lahmacun ve pide fırınından yapmış olduğu harcama bedellerini birlik gelirlerinden ödetmek suretiyle müteselsilen zimmet suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 131/1 (az vahim hal, teşdiden), 765 sayılı TCK'nın 80 (teşdiden) ve 59/2'nci maddeleri gereğince 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ASCK'nın 30/B maddesi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına;
Eylemi sonucu meydana 927.849.000.-TL hazine zararının ASCK'nın 131/1-son maddesi gereğince sanıktan tazminen tahsiline; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince sanıktan 50,10. YTL nispi harç alınmasına;
c) İddianamenin 2'nci olay bölümünde belirtilen eylemler nedeniyle kantinden yaptığı yaklaşık 100.000.000. TL tutarındaki harcama bedelini ödememek suretiyle memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 115/2 ve 765 sayılı TCK'nın 59/2'nci maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına;
d) İddianamenin 4'üncü olay bölümünde belirtilen eylemler nedeniyle erleri kanuna muhalif olarak hizmetçiliğe vermek suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 114/3 (teşdiden) ve 765 sayılı TCK'nın 59/2'nci maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına;
e) İddianamenin 5'inci olay bölümünde belirtilen eylemler nedeniyle görevi gereği muhafazasına memur olduğu üç ineği satarak bedelini mal edinmek suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 131/1 (az vahim hal, teşdiden) ve 765 sayılı TCK'nın 59/2'nci maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; ASCK'nın 30/B maddesi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına;
Eylemi sonucu meydana gelen 1.000.000.000. TL hazine zararının ASCK'nın 131/1-son maddesi gereğince sanığa ödettirilmesine; 492 sayılı Harçlar Kanunun gereğince 54. YTL nispi harç alınmasına;
f) İddianamenin 6'nci olay bölümünde belirtilen eylemler nedeniyle P.Er S.A.'yi fazladan izine göndermek suretiyle müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 144'üncü maddesi delaletiyle 765 sayılı TCK'nın 240 (teşdiden), 765 sayılı TCK'nın 80 ve 59/2'nci maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 18 gün hapis cezası, 245 YTL adli para cezası, 3 ay 11 gün memuriyetten mahrumiyet cezası ile cezalandırılmasına; ASCK'nın 30/A maddesi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına;
2. Sanık sivil şahıs U.U.'nun, iddianamenin 1'inci olay bölümünde belirtilen eylemler nedeniyle müteselsilen zimmet suçuna iştirak etmek suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 131/1 (az vahim hal cümlesi), 5237 sayılı TCK'nın 43, 39/2 ve 62/1 'inci maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına;
Eylemi sonucu meydana gelen 432.800.000. TL hazine zararının sanık ile diğer sanık P.Kd.Ütğm. S.Y.'den müteselsilen ve mütesaviyen tahsil edilmek üzere ASCK'nın 131/1-son maddesi gereğince tazminen tahsiline; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince sanık ile diğer sanık P.Kd.Utğm. S.Y.'den müteselsilen ve mütesaviyen tahsil edilmek üzere 23,30 YTL nispi harç alınmasına;
karar verilmiştir.
Askeri savcı; sanık S.Y.'nin, iddianamenin 1'inci olay ve 2'nci olay bölümlerinde belirtilen eylemlerinin müteselsilen zimmet suçunu değil, müteselsilen ihtilasen zimmet suçunu, iddianamenin 3'üncü olay bölümünde belirtilen eylemlerinin müteselsilen zimmet suçunu değil, müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğunu ileri sürerek, belirtilen suçlardan verilen mahkumiyet hükümlerinin sanık aleyhine bozulması istemleriyle;
Sanık S.Y. müdafii; müvekkili hakkındaki mahkumiyet hükümlerini eksik soruşturma ve sübuta yönelik nedenlerle;
Sanık U.U. müdafii, müvekkili hakkındaki mahkumiyet hükmünü sübuta yönelik nedenlerle;
Temyiz etmişlerdir.
Birliğe ait mazot ve benzinin müteselsilen zimmete geçirilmesi suçu (iddianamede 1'inci olay ve 3'üncü olay") yönünden inceleme:
2001 yılı genel atamalarında 12'nci Hd. Tb. 4'üncü Hd.Bl.K.lığına atanan sanık P.Kd.Ütğm. S.Y.'nin, Çorlu'da bulunan ev eşyalarının eşinin babasına ait olan ve kayınbiraderi diğer sanık U.U.'nun kullandığı 34 UT 4978 plaka numaralı Ford Cargo marka araçla görev yerine getirildiği, sanığın emriyle eşyaların getirildiği araca birliğe ait mazottan verildiği, ayrıca bölük bölgesinden ağaç kesiminde kullanılmak üzere sivil şahısların kullandıkları aletler için kendilerine bölüğe ait benzinden verildiği, diğer sanık U.U.'nun ağaç, tomruk veya kereste götürmek amaçlarıyla en az 7 kez daha birliğe geldiği, her gelişinde aracına birliğe ait mazottan konulduğu, sanık P.Kd. Ütğm. S.Y.'nin, samimi ilişkiler kurduğu sivil şahıslara ait araçları alarak kişisel amaçlarla kullandığında birliğe ait benzinden konulmasını sağladığı, aynı şekilde birlik personeline ait araçları da zaman zaman kişisel amaçlarla alıp kullandığı, bu şekilde kullandığı araçların deposuna da birliğe ait benzinden koydurduğu, bazı hizmetler için birlik personeline ait araçlardan yararlandığında da bu araçların yakıt ihtiyacının birlik benzinliğinden karşılandığı, gerekçeli hükümde sanığın kimlere hangi amaçlarla benzin ve mazot verdirdiği ayrıntılı olarak tartışılıp irdelendikten sonra belirtildiği gibi sanığın görev süresinde birlik benzinliğini kendi işletmesi gibi kullandığı aşamalarda toplanan dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmakta olup, askeri mahkemenin bu yöndeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dava konusu eylemlerinin nitelendirilmesi açısından bölük komutanı olan sanık P.Kd. Ütğm. S.Y.'nin görev ve sorumluluğunun kapsamının irdelenmesi gerekmektedir.
Bölük İdaresi Muhtırası (KKYY. 162-20 YY-10)'nın, Bölük komutanın görev ve sorumlulukları başlıklı 5'inci maddesinde; bölük komutanının, bölüğün idari ve lojistik işlerinden de sorumlu olduğu belirtildikten sonra, ...Bölük komutanı bu sorumluluğu kimseye devredemez ve paylaşamaz. Ancak, astlarına görev ve yetkiler vermek suretiyle sorumluluğunun gereklerini yerine getirir. Bu halde dahi, sorumluluk, gene bölük komutanına aittir, bölük komutanının birliğine hakim olması ve onu en iyi şekilde yönetmesi, esas görevidir. hükmüne yer verilmiştir.
ASCK'nın 131/1 'inci maddesi ise; Askeri bir hizmet yaparken veya vazifeyi suiistimal ederek bir hizmet veya vazifeden ötürü tevdi veya emanet edilmiş olan para veya kıymeti ne olursa olsun bir eşyayı yahut kendisine tevdi veya emanet edilmiş olmasa bile her türlü askeri erzak, eşya ve hayvanları çalanlar veya zimmetine geçirenler, yahut ihtilas edenler veya satanlar, yahut rehine verenler ve bunları bilerek satın alanlar veya rehin kabul edenler veya gizleyenler ... cezalandırılır. şeklindedir.
Anılan maddede düzenlenen suçlardan zimmet suçu; memurun, kendisine tevdi olunan veya görevi nedeniyle koruma, kontrol ve sorumluluğu altında bulunan para, para hükmündeki evrak veya diğer menkul eşyayı faydalanmak kastıyla aşırması veya kendisi ya da başkasının lehine mal edinmesi halinde oluşur. İhtilas ise; zimmet suçunun nitelikli hali olup, ihtilasta, zimmetten farklı olarak, aşırma veya mal edinmenin hile ile yapılmış olması gerekmektedir.
Somut olayda, ikmal kanalından askeri hizmetlerde kullanılmak üzere birliğe tahsis edilen ve bölük komutanı olarak sanığın sorumluluğunda bulunan benzin ve mazotun tahsis amacı dışında kullanılması söz konusu olup; sanık birlik benzinlik sorumlusuna emir vererek, belirtilen şekilde askeri hizmetler dışında kullanılmış olan benzin ve mazotun, benzin ve mazot sarf defterlerinde, askeri araçlar üzerine veya birlikte çalışma yapan resmi kurumlara ait araçlar üzerine yazmasını istemiştir. Birliğe ait mazot ve benzinin kullanılmasında bir sayaçtan yararlanılmayıp, düzenli, yeterli ve sağlıklı bir şekilde tutulmayan, herhangi bir sarf belgesine dayanmayan kayıtlarda zimmete geçirme ve bunun ortaya çıkmasını önlemek için hile yapılması söz konusu olmayıp; esasen, açıkça askeri hizmetler dışında kullanılan benzin ve mazotun askeri araçlar veya bölükte çalışma yapan resmi araçlar üzerine yazılmasının emredilmiş olması karşısında, olayda ihtilasen zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığının kabulünde de bir isabetsizlik bulunmayıp, askeri savcının bu konuya ilişkin temyiz nedeni kabule değer görülmemiştir.
Diğer yandan; askeri savcının, bölük komutanı olan sanığın bazı hizmetlerin yürütülmesi açısından bölük personeli veya sivil şahıslara ait araç ve aletlere benzin veya mazot verilmesi eylemlerinin zimmet suçunu değil, memuriyet görevini kullanmak suçunu oluşturduğuna yönelik temyiz nedeni de; sanığın, yaygın, sürekli, kontrolsüz ve amacı aşar şekilde, bir zorunluluk ve zarurette bulunmaksızın askeri hizmete tahsis edilen benzin ve mazotu tahsis amacı dışında kullandığının belirlenmesi, bu uygulamanın olağan hale gelmesi karşısında, kabule değer görülmemiş; askeri mahkemece, birliğe ait benzin ve mazotun tahsis amacı dışında kullanılmasına yönelik tüm eylemlerin birlikte değerlendirilerek müteselsilen zimmet suçunu oluşturduğu yönündeki kabul ve gerekçesinin isabetli olduğu sonucuna varılmıştır.
Birliğe ait benzin ve mazotun tahsis amacı dışında kullanılmasına yönelik eylemler nedeniyle askeri mahkemece, görevlilerin beyanları esas alınarak zimmete geçirilen benzin ve mazot miktarının sanıkların en lehine olacak şekilde belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Askeri mahkemece, yasal, inandırıcı ve yeterli gerekçelerle, bölük komutanı olarak görevli olan sanık P.Kd. Ütğm. S.Y.'ye atılı müteselsilen zimmet suçunun ve sivil şahıs sanık U.U.'ya atılı müteselsilen zimmet suçuna iştirak suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğunun kabulü ile yazılı olduğu şekilde cezalandırılmalarında hukuka aykırılık bulunmadığından, mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı onanmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede; belirtilen eylemler yönünden birliğe benzin ve mazotun ne şekilde geldiği, kayıtlarının nasıl tutulduğu, sarfının ne şekilde yapıldığı ve hazine zararı bulunup bulunmadığı konularında bilirkişi dinlenilmesi ve sonucuna göre dava konusu eylemlerin zimmet suçunu mu, yoksa ihtilasen zimmet suçunu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenlerle sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin eksik soruşturma yönünden bozulması görüş ve düşüncesi bildirilmiş ise de; yukarıda da değinildiği gibi, ikmal kanalınca askeri hizmetin yürütülmesi için önceden belirlenen miktarlara uygun olarak birliğe tahsis edilen benzin ve mazotun, bir sayaçtan yararlanılmaksızın, sarf edildikçe benzin ve mazot sarf defterlerine yazılması, belirtilen defterlerin, düzenli, yeterli ve sağlıklı bir şekilde tutulmaması, benzinlik sorumlularının, bölük komutanı olan sanığın, tahsis amacı dışında kullanılan benzin ve mazotun askeri araçlar üzerine veya birlikte çalışma yapan resmi araçlar üzerine kaydedilmesi yönündeki açık beyanları, dava dosyasında benzin ve mazotun zimmete geçirilmesinin hileyle olduğuna ilişkin bir kanıtın bulunmaması, askeri mahkemece, zimmete geçirilen benzin ve mazot miktarına ilişkin hazine zararının tüm delillerin değerlendirilmesiyle sanıkların en lehine olacak şekilde belirlenmiş olması, suç tarihlerinin üzerinden beş yıl gibi çok uzun bir sürenin geçmiş olması ve bu aşamadan sonra yapılacak araştırmayla farklı ve sağlıklı sonuca ulaşmanın mümkün görülmemesi karşısında, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Kişisel telefon görüşmeleri ile çay ocağı, lahmacun ve pide fırınından yapılan harcama bedellerinin ödenmemesine ilişkin müteselsilen zimmet suçu (iddianamede 2'nci olay") yönünden inceleme:
Sanık P.Kd. Ütğm. S.Y.'nin, bölük hesap işlerini yürütmekle başlangıçta P.Atğm. S.K., daha sonra P.Atğm. Ş.O. ve soruşturmaya geçilmesinin hemen öncesinde P.Atğm. S.G.'yi görevlendirdiği, suç tarihlerinde bölük hesap işlerini yürütmekle görevli olan kişilerden, belirli bir oranı tabura aktarılan bölük gelirlerinin, bölükte gerçekleştirmeyi planlandığı bir takım işlerde kullanmak üzere düşük gösterilmesini ve kayıtların buna göre düzenlenmesini istediği, bölük santralinde bulunan 696 62 34 ve kendisinin göreve başlamasından sonra yaptığı başvuru üzerine tahsis edilen ve makam odasında bulunan 696 71 15 numaralı telefonlardan yapmış olduğu kişisel görüşmeler ile çay ocağı, lahmacun ve pide fırınından yaptığı harcama bedellerini ödemediği, işletmelerinden elde edilen ve kayıtlarda gösterilmeyen gelirlerden ödenmesini sağladığı, kişisel telefon görüşme bedelleri toplamının 927.849.000 TL olduğu, çay ocağı, lahmacun ve pide fırınından yaptığı ve ödemediği harcama bedellerinin saptanamadığı, böylece kişisel harcamalarını bölük gelirlerinden ödettirmek ve karşılığı olan tutarı mal edinmek sureti ile müteselsilen zimmet suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Bölükte, çay, simit, poğaça, lahmacun ve pide gibi ürünlerin satışı ile kontörlü telefon işletilmesinden elde edilen tüm gelirlerinin, suç tarihlerinde bölük hesap işlerini yürütmekle görevlendirilen P.Atğm. S.K. ve daha sonra P.Atğm. Ş.O.da toplandığı, anılan şahısların, elde edilen gelirleri ve yapılan harcamaları, muhasebe usul ve tekniklerine göre işletme defterine kaydetmeleri gerektiği, bölük gelirlerinin harcanmasına ilişkin yetki bölük komutanı olarak sanığa ait olmakla birlikte; bölük gelirlerinden elde edilen paraların doğrudan, fiilen ve özel olarak görevlendirilen yukarıda belirtilen ve subay statüsündeki şahıslarda toplandığı, sanığın bölük komutanı olarak bölük gelirlerini oluşturan paraların korunmasına yönelik, doğrudan, öncelikli ve fiili bir görevinin bulunmadığı, harcama yetkisinin sanıkta olması ve bir kısım gelirlerin eksik gösterilerek bununla kişisel harcamalarının karşılanmasının zimmet suçu olarak nitelendirilemeyeceği, ancak, elde edilişinden harcanmasına kadar tüm aşamalarda, komutanlık sorumluluğunun gereği olarak görevliler tarafından bölük gelirlerinin gerçeğe uygun olarak kayıtlarının tutulması ve mevzuata uygun olarak harcanmasını sağlamakla görevli olan sanığın, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek, kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına ve haksız bir kazanç elde edilmesine neden olduğu, sanığın eyleminin memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu, askeri savcının, eylemin müteselsilen ihtilasen zimmet suçunu oluşturduğuna ilişkin ve sanık müdafiinin, sübuta yönelik temyiz nedenlerinin kabule değer olmadığı sonucuna varıldığından, sanık hakkında belirtilen eylemler nedeniyle müteselsilen zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün vasıf yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Kantinden yapılan harcama bedellerinin ödenmemesine ilişkin memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçu (iddianamede 2'nci olay") yönünden inceleme:
Sanık P.Kd. Ütğm. S.Y.'nin, birlik kantininden yaptığı yaklaşık 100.000.000 TL tutarındaki kişisel harcama bedellerini ödemediği, kendisinden yaptığı harcamaların bedellerini isteyen kantin görevlisi P.Er L.E.'yi de azarladığı, sanığın belirtilen tutardaki kişisel harcamalarının kantin görevlisince karşılandığı dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
Birlik kantini, Tb. K.lığı tarafından işletilmekle birlikte, kantin görevlisi olan L.E.'nin sanığın komutanı olduğu bölükte görevli olması karşısında, sanığın, bu durumun bölükte görevli askerler üzerinde yarattığı çekinme duygusu ve etkiden yararlanıp, kantinden yaptığı harcamaların bedellerini istemesine rağmen kantin görevlisine ödememek ve kişisel harcamalarının kantin görevlisi tarafından ödenmesine neden olarak kendisine kişisel çıkar sağlamakla memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçunu işlediğinin kabulü ile yasal, inandırıcı ve yeterli gerekçelerle yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, belirtilen suçtan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Erleri kanuna muhalif olarak hizmetçiliğe vermek suçu (iddianamede 4'üncü olay) yönünden inceleme:
Sanık P.Kd. Ütğm. S.Y.'nin, bölük bölgesinden kestirdiği ve Karpuzlu Köyünde biçtirdiği ağaçları daha sonra Keşan İlçesinde marangoz atölyesi bulunan sivil şahıs H.K. nin işyerine naklettirdiği, bölükte görevli olup meslekleri marangozluk olan P.Er A.D., P.Er A.Z., P.Er E.G. ve P.Er M.T.'nin 1-1,5 ay kadar belirtilen marangoz atölyesinde çalıştıkları, orada yatıp kalktıkları, anılan askerlerin bu sürede bölük için de bazı işler yapmakla birlikte, sanığın babasının ve abisinin evlerinde kullanılacak ağaçların marangozluk işlerini de yaptıkları, diğer zamanlarda atölyedeki işlere yardımcı oldukları, bu şekilde atölye dışında da iş yaptıkları aşamalarda toplanan kanıtlardan anlaşılmaktadır.
Askeri mahkemece, sanığın, bölükte görevli olup meslekleri marangozluk olan askerleri sivil şahsa ait marangoz atölyesinde yatıp kalkacak ve devamlılık da arz edecek şekilde gönderip bölük işleri dışında askeri hizmet ve görevlerine uygun olmayacak şekilde çalıştırmak suretiyle erleri kanuna muhalif olarak hizmetçiliğe vermek suçunu işlediğinin kabulü ile yasal, inandırıcı ve yeterli gerekçelerle yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, belirtilen suçtan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sınırdan geçerek bölük sorumluluk alanına giren üç ineğin zimmete geçirilmesi suçu (iddianamede 5'inci olay) yönünden inceleme:
Sanık P.Kd.Ütğm. S.Y. nin, Kasım veya Aralık 2001 tarihinde Yunanistan'dan sınırı aşarak bölük sorumluluk alanına giren üç inek için önce bir ağıl yaptırdığı, daha sonra kayınbiraderi olan U.U.'yu birliğe çağırıp inekleri 34 UT 4978 plakalı araca yükleterek birlik dışına çıkarttığı ve bir süre sonra da ineklerin 1.000.000.000 TL karşılığında satılmasını sağladığı aşamalarda toplanan kanıtlardan anlaşılmakta olup, askeri mahkemenin bu yöndeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Askeri mahkemece, 3974 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanunun 2 nci maddesi gereğince, kara sınırını korumak ve güvenliğini sağlamakla görevli bulunan sınır birliğinde bölük komutanı olan sanığın bu amaca yönelik hizmetinin askeri hizmetten sayılması karşısında; sanığın, Yunanistan tarafından sınırı aşarak bölüğün sorumluluk alnına giren ineklerle ilgili olarak gerekli görüşmeleri yaparak iadeleri veya yapılan görüşmelerin sonucuna göre belirlenecek diğer işlemleri yapması gerekirken, inekleri bir süre birlikte muhafaza ettikten sonra birlik dışına çıkartıp satılmasını sağladığı, belirtilen şekilde gelişen eyleminin zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilerek, yasal, inandırıcı ve yeterli gerekçelerle yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, belirtilen suçtan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede; ineklerin bulunmuş olduğu, ineklerin, sanığa tevdi olunduğundan veya görevi nedeniyle muhafaza, murakabe veya sorumluluğu altına verildiğinden söz edilemeyeceği, eylemin zimmet suçunu oluşturmadığı, ineklerin kaybolması ile ilgili bir şikayet veya müracaatın bulunup bulunmadığı, sahipsiz olup olmadıklarının araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması, mahkumiyet hükmünün eksik soruşturma ve suç vasfındaki hata nedenleriyle bozulması gerektiği yönünde görüş ve düşünce bildirilmiş ise de; askeri mahkemece, belirtilen eylemle ilgili olarak ifadelerine başvurulan ve gerekçeli hükümde beyanlarına yer verilen çok sayıdaki tanık tarafından ineklerin Yunanistan tarafından sınırı aşarak bölük sorumluluk alanına girdikleri açıkça belirtildiğinden, ineklerin buluntu olup olmadıkları yönünde bir araştırma yapılmasına gerek olmadığı, sanığın görevi gereği muhafaza sorumluluğu bulunan, belirtilen ineklerle ilgili iade veya yetkili makamlara teslim etme yönünde işlem yapması gerekirken, bölük sorumluluk alanına giren inekleri bir süre muhafaza ettikten sonra, birlik dışına çıkartıp satılmasını sağlaması şeklinde gelişen eylemin zimmet suçunu oluşturduğu sonucuna varıldığından, tebliğnamede açıklanan görüşe iştirak edilmemiştir.
P.Er S.A. nın kanuni izni dışında fazladan izne gönderilmesine ilişkin müteselsilen memuriyet görevini kötüye kullanmak suçu (iddianamede 6'ncı olay") yönünden inceleme:
Sanık P.Kd. Ütğm. S.Y.'nın, şoförü olarak görev yapan P.Er. S.A.'yı 22.2.2002-25.2.2002 tarihlerinde izin belgesi düzenlemeksizin izne gönderdiği, anılan askerin, 12.5.2002 tarihi itibariyle 32 gün izin kullandığı ve tabi olduğu askerlik hizmet süresine göre en fazla 36 gün izin hakkı olduğu, bu durum bölük astsubayı tarafından da sanığa açıklandığı halde, belirtilen tarihte 10 gün süreyle izin verilerek bu sürenin sonunda terhisinin sağlandığı, böylece anılan askere yasal izin hakkından fazla süreyle izin kullandırdığı dosya kapsamındaki kanıtlardan anlaşılmaktadır.
Askeri mahkemece, sanığın, S.A.'yı fazladan izne gönderirken hileli bir işlem ve davranışının bulunmaması nedeniyle eylemin ASCK'nın 81'inci maddesinde düzenlenen askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunu değil; bölük komutanı olarak anılan askerin izinlerini takip ve kontrol ederek mevzuatla belirlenen süre ve zamanda izin kullandırmakla görevli olmasına rağmen, fazladan izin verip, önceden terhisini sağlamakla görev gereklerine aykırı hareket ederek S.A.'ya menfaat sağladığı, eyleminin memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile tüm unsurlarıyla oluşan belirtilen suçtan, yasal, inandırıcı ve yeterli gerekçelerle yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, belirtilen suçtan verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy