(5237 S. K. m. 54, 191) (5402 S. K. m. 2)
Askeri mahkemece; sanık Ord. Er A.Ş.K.'nın, kullanmak maksadıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği, dosyadaki belgelerle sabit görüldüğünden, 5560 sayılı Kanunun 7'nci maddesi ile değişik, 5237 sayılı TCK'nın 191/2, 3, 4'üncü madde ve fıkraları gereğince, sanığın öncelikle tedavi altına alınmasına, sanık hakkında tedavi süresinde ve tedavinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
5237 sayılı TCK'nın 191/5'inci madde ve fıkrası gereğince sanığa, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin gereklerine uygun davranması halinde, açılmış olan davanın düşmesine karar verileceğinin, aksi takdirde davaya devam olunarak 5237 sayılı TCK'nın 191/1 nci madde ve fıkrası gereğince cezalandırılacağının ihtarına,
5402 sayılı Kanunun 2'nci maddesi gereğince sanığın, asker kişi statüsü devam ettiği sürece denetimli serbestliğe ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına,
Askeri savcılığın, 2007/4 zapt olunan eşya numarasına kayıtlı 60 gram Hint keneviri bitkisinin TCKnın 54'üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiş olup, hüküm sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiştir.
İzmir/Gaziemir Ulş. Ok. ve Eğt. Mrk. K.lığı Loj.Des.Bkm.Bl.K.lığı emrinde görevli sanık Ord.Er A.Ş.K.'nın, 12.9.2006 tarihinde üzerinde yapılan aramada, İzmir Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğünün tartım tutanağı ve ekspertiz raporu ile belirlendiği üzere, toplam 62 gram ağırlığında, esrar ihtiva eden ve esrar elde etmekte kullanılan Hint keneviri bitkisi kırıntılarını birliğine sokmaya çalıştığı sırada tespit edildiği, yapılan deneyler sonucunda, 1 gramının kullanıldığı, 1 gramının tanık numune olarak saklandığı, kalan 60 gram maddenin askeri savcılık emanetine alındığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sanık savunmalarında; bağımlı olduğunu, bu nedenle bu maddeyi birliğe getirdiğini, uyuşturucu maddeyi çantasının içine koyup nizamiyeden içeri girdiğini, yapılan aramada maddenin bulunduğunu, pişman olduğunu beyan etmiş, görülen lüzum üzerine psikiyatri uzmanı bilirkişi Hv.Tbp.Yb. İ.S.'ye muayene ettirilmiş, bilirkişinin mütalaasında; sanıkta antisosyal kişilik özellikleri ile uyumlu olarak esrar (madde) kötüye kullanımı saptandığı, TCK'nın 32'nci maddesinden istifade edemeyeceği, müşahedesine ve tedavisine gerek olmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191'inci maddesinde, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
1- Birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden önce;
a) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine,
b) Kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği,
2- Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu düzenlemeler karşısında, 5237 sayılı Türk Caza Kanununun 7'nci maddesi uyarınca, hukuki durumu değerlendirilip; Türk Ceza Kanununun 191 'inci maddesinin 2 ve 6'ncı fıkraları arasında kıyaslama yapılmak suretiyle, tedavisine gerek olmadığını belirtmekle beraber, sanıkta anti-sosyal kişilik özellikleri ile uyumlu olarak esrar (madde) kötüye kullanımı saptandığı yolundaki bilirkişi mütalaası da nazara alınarak, daha önce de madde kötüye kullanımı tanısı ile tedavi gördüğü ve uyuşturucu madde bağımlısı olduğunu beyan ettiği anlaşılan sanığın eyleminin yukarıda anlatıldığı şekilde sübuta erdiğinin ve kullanmak maksadıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine hükümler içeren 5237 sayılı TCK'nın 191/2'nci maddesi uyarınca tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy