(5237 S. K. m. 257)
Askeri mahkemece; sanığa atılı memuriyet görevini ihmal suçunun unsurları yönünden oluşmadığı kabul edilerek, sanığın beraatına karar verilmiş, hüküm, askeri savcı tarafından atılı suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu ileri sürülerek sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, Hd.Tk.K.lığı görevinin gereği olarak, 16.10.2002 tarihinde eksiksiz olarak teslim aldığı çeşitli cins ve miktardaki ordu malından (7) kalem ordu donatım sınıfı ve (3) kalem muhabere sınıfı malzemeyi, terhisi nedeniyle 1 'inci Hd.Tb.K.lığınca oluşturulan heyet huzurunda, 14.6.2003 tarihinde görevi kendisinden devralacak P.Atğm. M.G.'ye eksik teslim ettiği, eylemi sonucu 1.299.243.660 TL tutarında hazine zararı meydana geldiği, böylece memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda; sanığın görev yeri, deneyimi, malzemelerin niteliği, miktarı, değeri, bilirkişi raporu gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ihmal kastıyla hareket etmediği, atılı suçun unsurları yönünden oluşmadığı kabul edilerek sanığın beraatına karar verilmiştir.
Askeri mahkemece bilirkişi olarak görüşüne başvurulan Top. Bnb. E.D. tarafından ayrıntılı olarak düzenlenen raporda; sanığın sorumluluğunda bulunan ordu malından bir kısmını eksik teslim ettiği anlaşılmakla birlikte, hudut görevinin yoğunluk arz etmesi, ana malzemenin kullanıcıları tarafından depoya girişinin sağlanmasında bir eksiklik ve aksaklık bulunmaması, eksik malzemelerin küçük hacimli ve detaya ilişkin olması karşısında, görevinde ihmalinin söz konusu olmadığı bildirilmiştir.
Genel ve tamamlayıcı bir nitelik taşıyan memuriyet görevini ihmal suçunun maddi unsurunu, memurun görevine giren bir işi hiç yapmaması veya mevzuatta belirtilen şekilde yerine getirmemesi veya geciktirmesi oluşturmaktadır. Anılan suçun oluşumu için genel kast yeterlidir. Ancak, manevi unsurun oluştuğunun kabulü için öncelikle memurun bilerek ve isteyerek kanunun suç saydığı sonuca yönelmesi, başka bir anlatımla görevini yapmama veya mevzuatta öngörülen biçimde yerine getirmeme veya geciktirme olgusunu kasten istemesi gerekmektedir. Kastın varlığı değerlendirilirken kamu görevlilerinin görevlerini en iyi şekilde ve aksaksız olarak yerine getirmeleri esas olmakla birlikte, sadece görevin gereği gibi yapılmamış olmasına dayanılarak görevi ihmal suçunun oluştuğundan söz edilemez. Bu nedenle, suç işleme kastı değerlendirilirken, memurun eyleminin niteliği ve ağırlığı, görev koşulları, deneyim ve olanakları göz önünde bulundurulmalıdır.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde; sanığın sorumluluğunda bulunan ordu mallarından bir kısmını eksik teslim ettiği görülmekle birlikte, hudut görevinin yoğunluğu, sorumluluk alanının genişliği, eksik malzemenin sürekli ve günlük kullanımda bulunan küçük hacimli malzeme niteliğinde olması, sorumluluğunda çok miktarda ve değişik cinste malzeme bulunması, malzemenin oldukça büyük bir bölümünü eksiksiz teslim etmesi, görev süresi, öncelikleri, bilgi ve deneyimi dikkate alındığında, sanığın görevinin gereklerini yerine getirmede ihmal ve savsama kastı ile hareket ettiğinin kuşkusuz bir şekilde ortaya konulamaması karşısında; sanığa atılı memuriyet görevini ihmal suçunun unsurları yönünden oluşmadığının kabulü ile sanığın beraatına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, hükmün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy