(1632 S. K. m. 47, 66, Ek m. 8) (5237 S. K. m. 62) (5271 S. K. m. 74) (4616 S. K. m. 1) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 17)
Askerî mahkemece; sanığın 4.8.2003-24.9.2006 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK'nın 66/1-a ve 5237 sayılı TCK'nın 62'nci maddeleri gereğince, neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ASCK'nın Ek 8 ve 47/A maddeleri uyarınca (yasal imkânsızlık nedeniyle) cezanın, adlî para cezasına çevrilmesine ve ertelenmesine yerolmadığına, nezarette, yolda ve tutuklulukta geçen sürelerinin cezasından mahsubuna karar verilmiş, hüküm, sanık tarafından, çıktığı çarşı izninde, hamile eşinin karnında çocuğunun öldüğünü, kayınvalidesinin de kalp krizi geçirdiğini öğrendiği, bu mağduriyetine rağmen, izin taleplerinin reddedilmesi sebebiyle, yaşadığı psikolojik bunalımlar sonucunda firar suçunu işlediği, atılı suçu işlemesine sebep olan üzüntüler nedeniyle, isnat kabiliyetinin neredeyse yok olma noktasına geldiği, nezarette, yolda ve tutuklulukta geçen sürelerinin mahsubundan sonra, ne kadar cezası kaldığını anlayamadığı belirtilerek temyiz edilmiştir.
Askerî mahkemece; sanığın, 4.8.2003 günü çıkmış olduğu çarşı izninden aynı gün dönmesi gerekirken, dönmeyerek firar suçunu işlemeğe başladığı bu durumunu jandarmalar tarafından yakalandığı 24.9.2006 tarihine kadar sürdürdüğü, böylece 4.8.2003-24.9.2006 tarihleri arasında temadi eden firar suçunu işlediği kabul edilmiş ve dosyadaki belgelerden;
Sanığın yoklama kaçağı olarak arandığı bir sırada, öz babasını öldürmek suçundan 3.11.1996 tarihinde Tarsus ceza evine alındığı, Keçiborlu Askerlik Şubesi Başkanlığının 24.9.1999 tarihli yazısı nedeniyle, tahliyesinde serbest bırakılmayıp askerlik şubesine teslim edileceği hususunda dosyasına şerh konulduğu, tahliye tarihinin 5.11.2008 olduğu, 4616 sayılı yasa gereğince 30.4.2002 tarihinde tahliye edilip askerlik şubesine teslim edilmek üzere jandarmaya teslim edildiği, askerlik şubesince askere şevkinin 9.12.2002 tarihî olduğu anlaşılmakta ise de;
TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Hastalık ve Arızalar Listesinin 17'nci maddesi;
A) 1. Antisosyal kişilik örüntüsü.
B) l. Antisosyal kişilik bozukluğu.
Açıklama: Bu fıkraya gireceklerin; antisosyal kişilik bozukluğu tanısı alması, en az biri askeri mahkeme tarafından verilmiş olmak şartı ile en az üç antisosyal eyleminden dolayı almış oldukları hapis cezalarının, infaz edilmesine rağmen, davranış bozukluklarının devam ettiğinin ve askerlik ile uyumlarının bozulduğunun, kıt'a anketi ve diğer resmî belgelerle tespiti gerekir.
C) 17'nci maddenin A, B ve D dilimine giren bozuklukların tedavi ve nekahet hâlleri.
D) I. İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu.
Açıklama: Bu fıkraya gireceklerin; antisosyal kişilik bozukluğu tanısı alması, öldürme, öldürmeye teşebbüs, gasp suçlarından en az bir ağır hapis veya diğer antisosyal eylemlerinden dolayı mahkemeler tarafından en az üç hapis cezası alması, bu cezalarının infaz edilmesine rağmen ıslah olmaması, bunların belgelerle tespiti gerekir.
....... hükümlerini içermekte olup, anılan Yönetmeliğinin uygulanmasına ilişkin olarak; Listenin; A dilimlerinde askerliğe elverişli olan hastalık ve arızaların, B ve D dilimlerinde askerliğe elverişli olmayan hastalık ve arızaların toplandığı, C dilimlerinde; A, B, D dilimlerinde toplanan hastalık ve arızaların tedavi ve nekahet hâllerinde geçici olarak askerliğe elverişli olmayan durumların belirtildiği şeklindeki açıklamaya yer verilmiştir. Bu durumda;
Sanığın, hangi tarihte öz babasını öldürmüş olduğu, tutuklanarak 3.11.1996 tarihinde ceza evine alındığı ve tahliyesinin 5.11.2008 tarihinde yapılacağı bildirildiğine göre, bu suçla ilgili yapılan yargılama sonucunda verilmiş olan karar ile bu kararın infazına ilişkin belgeler getirtilerek, cezanın infaz edilmiş olması hâli veya 4616 sayılı Yasa nedeniyle 3.11.1996 tarihinden 30.4.2002 tarihine kadar ceza evinde kaldığı gözetilerek, yukarıda yazılı TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Hastalık ve Arızalar Listesinin 17'nci maddesinin D diliminde yer alan öldürme suçundan aldığı ceza nedeniyle askerliğe elverişli olup olmadığı ile TCK'nın 32'nci maddesi çerçevesinde cezaî ehliyet durumunun tam teşekküllü bir hastanede, CMK'nın 74'üncü maddesi gereğince adlî gözlem altına aldırılarak, elde edilecek sonuca göre hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, hiçbir psikiyatrik inceleme yaptırılmadan, noksan soruşturma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunduğundan, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy