(5271 S. K. m. 196, 231) (1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 207, Ek m. 1)
Askeri mahkemece; sanığın, 18.7.2006-10.8.2006 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 66/1-a, 73 ve TCK'nın 62'nci maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; hüküm, sanık tarafından, cezanın fazla olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, 30.6.2006 tarihinde, 2 gün yol süresi tanınarak 10 gün süreyle izne gönderildiği, son olarak 5.7.2006 tarihinde ulaştığı Erzurum KTM'den aynı gün ayrılarak iznini kullanamaya başladığı, bu duruma göre en geç 18.7.2006 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, daha sonra 10.8.2006 tarihinde Elazığ KTM ye katıldığı, böylece 18.7.200-10.8.2006 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Askeri mahkemece, sorgu ve savunması, duruşmadan bağışık tutulmayı talep etmesi üzerine istinabe suretiyle saptanan sanık hakkında 10.4.2007 tarihinde yapılan duruşmada; kimliğinin belirlenmesi ve askeri savcı tarafından iddianamenin okunmasından sonra, sorgu ve savunmasını içeren istinabe duruşma tutanağının, duruşmada okunmadığı görülmektedir.
353 sayılı Kanunun 5530 sayılı Kanunla değişik Ek 1inci maddesinin atıfta bulunduğu 5271 sayılı CMKnın 196'ncı maddesi; sanığın istinabe suretiyle sorguya çekilmesi halinde, sorgu tutanağının duruşmada okunacağı hükmünü içermekte olup; askeri mahkemece, sanığın sorgu ve savunması yerine geçmek üzere istinabe suretiyle saptanan sorgusu duruşmada okunmaksızın yargılama yapılıp, hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup, bu durum, 353 sayılı Kanunun 207/3-H maddesi gereğince hukuka kesin aykırılık niteliğinde bulunduğundan, mahkumiyet hükmünün usul yönünden bozulmasını gerektirmektedir.
Diğer yandan; iddia ve savunma, yukarıda belirtilen kabul doğrultusunda olduğu, başka bir anlatımla, sanığın gönderildiği izinden zamanında birliğine dönmemek suretiyle izin tecavüzü suçunu işlediğine yönelik bulunduğu halde; duruşma tutanağında yer alan kısa karara göre; sanığın 18.7.2006-10.8.2006 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 66/1-a maddesinin uygulandığı, gerekçeli hükmün hüküm fıkrasına göre; aynı tarihler arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 66/1-b maddesinin uygulandığı, asıl olanın duruşma tutanağında yer alan kısa karar olmasına karşın, hükmün gerekçesinin içerik olarak da izin tecavüzü suçuna yönelik olup, duruşma tutanağındaki kısa karara uygunluk arz etmediği, böylece hükümde karışıklık yaratıldığı; gerekçeli hükmün, 353 sayılı Kanunun 5530 sayılı Kanunla değişik Ek 1inci maddesinin atıfta bulunduğu 5237 sayılı CMK'nın Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar başlıklı 231'nci maddesinde öngörülen koşullarla uyumlu olmadığı, bu durumun da hükmün usul yönünden bozulmasını gerektirdiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün usul yönünde bozulmasına karar verilmiş; bozma nedeni karşısında diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy