(5271 S. K. m. 191, 196) (1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 207)
Askeri mahkemece; sanığın, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK'nın 87/1 (birinci cümlesi) ve 5237 sayılı TCK'nın 62'nci maddeleri uyarınca, neticeten 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, hüküm sanık tarafından, sebep belirtilmeksizin temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; kışlada cep telefonu bulundurulmayacağına ilişkin emir kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen sanığın, 17.1.2007 tarihinde cep telefonu bulundurduğunun tespit edildiği, bu suretle hizmete ilişkin emrin gereğini yerine getirmeyerek emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de;
5271 sayılı CMK'nın Duruşmanın başlaması başlıklı 191 'inci maddesinde;
(1) Sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı, çağrılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanarak duruşmaya başlanır. Sanık, duruşmaya bağsız olarak alınır. Mahkeme başkanı veya hakim, duruşmanın başladığını iddianamenin kabulü kararını okuyarak açıklar.
(2) Tanıklar duruşma salonundan dışarı çıkarılırlar.
(3) Duruşmada, sırasıyla;
a) Sanığın açık kimliği saptanır, kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınır,
b) İddianame veya iddianame yerine geçen belge okunur,
c) Sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu ve 147'nci maddede belirtilen diğer hakları bildirilir,
d) Sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde, usulüne göre sorgusu yapılır. şeklinde hükümlere yer olmamaktadır.
Yine CMK'nın 196'ncı maddesinde, sanığın duruşmadan bağışık tutulması düzenlenmiş olup; mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hallerde müdafi inin istemi halinde, mahkemenin sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde;
İstinabe suretiyle savunması tespit olunan sanığın, hüküm mahkemesinde yapılan duruşmasında; açık kimliğinin saptanmaması veya talimat mahkemesince tespit olunan kimliğinin dosya ile uyumlu olduğunun belirtilmemesi, keza iddianamenin yargılamayı yapan mahkemede okunmamış olması, 5271 sayılı CMK'nın 191/3-a ve 191/3-b maddelerine aykırı olması yanında, 353 sayılı Kanunun 207/3-F maddesi gereğince yasaya mutlak aykırılık oluşturduğundan; hükmün öncelikle bu usule aykırılıklar nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, istinabe mahkemesince yapılan sorgusunda açıkça duruşmalardan vareste tutulma talebinde bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 196/1'inci maddesi uyarınca, duruşmadan bağışık tutulup tutulmaması hususunda bir karar verilmesinin gerektiğine de işaretle yetinilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy