(1632 S. K. m. 131) (765 S. K. m. 59) (353 S. K. m. 251) (492 S. K. I SAYILI TARİFE)
İhtilasen zimmet suçundan sanık terhisli P. Er Hasan YASLAR hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 19.12.2006/1714-1523 sayılı mahkumiyet hükmü sanık tarafından süresinde temyiz edildiğinden, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 30.11.2007 tarih ve 2008/373 sayılı, onama istemini içeren tebliğnamesine ve bu tebliğnamenin tebliğ edildiğine ilişkin belgeye bağlı olarak Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın, ihtilasen zimmet suçunu işlediği sabit görülerek; ASCK'nın 131/1, 765 sayılı TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4'üncü maddeleri uyarınca, sonuç olarak 3850 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, önceki hükümle verilmiş olan ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına ve cezanın 3300 YTL adli para cezası olarak infaz edilmesine, tutuklulukta geçen sürenin 353 sayılı Kanunun 251/1'inci maddesi uyarınca cezadan mahsubuna; zimmete geçirilen 2182 YTL'nin, ASCK'nın 131/1'inci maddesi uyarınca, temyiz isteminde bulunmamış olan hükümlü Ercan ÜNÜVAR ile birlikte, müteselsilen ve mütesaviyen tahsiline, 492 sayılı Harçlar Kanunun Ek-1 sayılı tarifesi uyarınca 117,82 YTL nisbi harç alınmasına karar verilmiş; bu hüküm, sanık tarafından; atılı suçu işlemediği, lehine olan hükümlerin uygulanmadığı, delillerin takdirinde hata yapıldığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; sanığın, Merkez Komutanlığı Kantin Başkanlığının Balgat'ta bulunan Özel Koruma Taburundaki Şubesinde reyon sorumlusu olarak, hakkında atılı suça iştirak etmekten mahkumiyet hükmü verilmiş olup temyiz isteminde bulunmamış olan terhisli Er Ercan ÜNÜVAR'ın ise çay ocağı sorumlusu olarak görevli oldukları; kantin şubesinin ve çay ocağının Özel Koruma Taburu Erbaş ve Er Gazinosunda kendileri için ayrılan bölümlerde faaliyet gösterdikleri, kantinin tamamen kapalı olduğu ve kapısının kilitli bulunduğu, anahtarlarının yalnızca sorumlusu olan sanıkta bulunduğu, gazino giriş kapısının anahtarının ise Ercan ÜNÜVAR'da bulunduğu, her iki sanığın da samimi ve yakın arkadaş oldukları;
Sanığın, 1.2.2004 tarihinde, 22.00-23.00 saatleri arasında yanında çamaşırhane görevlisi Lv.Er Mustafa KURT da olduğu halde, Ercan'ın yanına gelerek gazinonun anahtarlarını istediği, Ercan'ın gazinonun anahtarlarını sanık Hasan'a teslim ettiği, anahtarları alan Hasan'ın Lv.Er Mustafa KURT ile birlikte gazinoya gittiği, sorumlusu olduğu kantini açarak kasada bulunan paraları sayıp bir zarfa koyduktan sonra çekmeceye bıraktığı, daha sonra kantinde bulunan cep telefonu ile ağabeyini arayarak konuştuğu, yaklaşık 15-20 dakika süren bu işlemlerden sonra tekrar koğuşa döndükleri; aynı gece, yani 2.2.2004 günü, saat 03.00 sıralarında, sanığın, Ercan'ı uyandırarak; kimse duymayacak şekilde, kardeşinin paraya ihtiyacı olduğunu, bunun için kantindeki hasılatı aldığını, paranın kantinden çalındığı izlenimini vermek amacıyla buzdolabının motor bölümünü kapatan demir parmaklıkları söktüğünü, aynı saatlerde, yani 02.00-04.00 saatlerinde yemekhane nöbetçisi olan Er Murat hırsızlıkla suçlamak için senaryo hazırlamaları ve hırsızlığı onun yaptığını söylemeleri gerektiğini açıkladığı; Ercan'ın da, sanığın bu teklifini kabul ettiği ve kararlaştırdıkları şekilde senaryoyu uygulamaya geçirdikleri, bu doğrultuda sanığın kantin anahtarlarını Ercan'a verdiği, Ercan'ın da erbaş ve er gazinosuna giderek kantinin kapısını açtığı, içeride kısa bir süre kaldıktan sonra tekrar kapıyı kapatıp dışarıya çıktığı, bu sırada gazinoda henüz yapılmakta olan bir duvarla ayrılmış olan yemekhane bölümünde nöbet tutmakta olan Ulş.Er Murat YÜKSEL'in Ercan'ı gördüğü, sanık ile Ercan'ın iyi arkadaş olduklarını ve gazinoda birlikte görev yaptıklarını bildiği için herhangi bir müdahalede bulunmadığı, gazinodan çıkan sanık Ercan'ın yemekhane tarafına geçip Murat YÜKSEL'in yanına giderek, Duvardan atlayanı gördün mü? Kim atladı? diye sorduğu, Murat'ın ise, Ben buradayım, kimse atlamadı, uyumuyordum. şeklinde cevap verdiği;
Yemekhaneden ayrılan Ercan'ın, önceden kararlaştıkları şekilde koğuşa gittiği ve sanığı kaldırarak, kantinin soyulduğunu söylediği, bunun üzerine sanığın nöbetçi çavuşu Hasan YILMAZ ile nöbetçi onbaşı Onb. Egemen ÖZŞENOGLU'nu kaldırdığı, bu sırada nöbetini tamamlayan Murat YÜKSEL'in koğuşa geldiğini gören sanığın onun üzerini aradığı, buna şaşıran Murat YÜKSEL'in, Ne oluyor, niye üzerimi arıyorsun? şeklinde sorular sorduğu, daha sonra nöbetçi çavuşu, nöbetçi onbaşı, Murat YÜKSEL'in her iki sanıkla birlikte erbaş ve er gazinosuna geldikleri, yaptıkları ilk kontrolde kantin kapısının kilitli olduğunu gördükleri, kantin sorumlusu olan sanığın anahtarıyla kapıyı açmasından sonra içeri girdikleri, Hasan'ın yaptığı kontrolde kantindeki çekmecenin içerisinde bir zarfa koymuş olduğu 1.275.000.000 TL'nin ve kendisine ait cep telefonunun çalındığını söylediği, yine aralarında kararlaştırdıkları şekilde davranarak, hem Ercan'ın, hem de suçladıkları Murat YÜKSEL'in üzerini aradığı, ancak herhangi bir şey bulunamadığı, daha sonra çay ocağı ve çevresinin nöbetçi çavuşu, nöbetçi onbaşı ve sanık Hasan tarafından araştırıldığı, bir şey bulunamaması üzerine gazinodan ayrılarak koğuşa döndükleri; durumun sıralı olarak amirlere bildirilmesinden sonra olay yerinde inceleme yapıldığı; yapılan kontroller, sayım ve hesaplamalar sonucunda 2.182.032.750 TL kantin açığı olduğunun tespit edildiği ve bu paranın bulunamadığı, sanığın inkara yönelik beyanlarına rağmen, Ercan ÜNÜVAR'ın; Birlik Komutanlığı, Askeri Savcı ve tutuklama nedeniyle Askeri Mahkeme huzurunda verdiği ve itiraf içeren beyanlarıyla, diğer tanıkların bunları tamamlayan ifadelerinden anlaşılmaktadır.
Bu şekilde gerçekleştiğinde kuşku bulunmayan olayda, kanıtlara uygun, olarak gösterilen gerekçelerle, sanığın, zimmet fiilini gizlemek için kantindeki paranın çalındığı izlenimini vermek suretiyle, sonuç olarak ihtilasen zimmet suçunu işlediğinin kabulüyle, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında ve yapılan uygulamada bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Başkan Hak.Alb. Recep SÖZEN, maddi olayın oluşumunda kuşku bulunduğu ve mahkûmiyet hükmünün bu nedenle bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluğa katılmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; sanığın kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin, 353 sayılı ASMKYUK'nın 217/2'nci maddesi uyarınca REDDİNE; mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
22.1.2008 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve Başkan Hak.Alb. Recep oyu ile oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ:
Her iki sanığın yüklenen suçları işledikleri hususunda her türlü kuşkudan uzak, güvenilir ve mahkumiyete yetecek derecede delil bulunmadığını düşündüğümden, çoğunluğun, eylemlerin sübuta ermiş olduğu yönündeki görüşlerine katılmadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy