(5237 S. K. m. 145) (1632 S. K. m. 132) (5271 S. K. m. 223) (765 S. K. m. 522, 523) (AYİBK. 22.01.1954 T. 1954/3208 E. 1954/17 K.) (AYDK. 31.05.2007 T. 2007/73 E. 2007/69 K.)
Askeri mahkemece, sanığın;
1- 3.12.2005 tarihinde, J.Er İ.M.'nin gözlüğünü ve gözlük kabını çalmak suretiyle arkadaşının bir şeyini çalmak suçunu işlediği sabit görülmüş ise de; malın değerinin çok düşük olması göz önüne alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 145 ve CMK'nın 223/4'üncü maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına;
2- Askeri eşyayı çalmak suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilerek, beraatine karar verilmiştir.
Bu hükümler; adli müşavir tarafından; arkadaşının eşyasını çalmak suçuyla ilgili olarak 5237 sayılı TCK'nın 145'inci maddesinin uygulama yeri olmadığı, aksi kabul edilse dahi, sadece malın değerinin azlığının bunun için yeterli olmadığı, askeri eşyayı çalmak suçuna konu eylemin de askeri eşyayı gizlemek suçunu oluşturacağı ve bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği ileri sürülerek ve sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Sanık hakkında, emre itaatsizlikte ısrar ve arkadaşı A.A.'nın eşyasını çalmak suçlarından verilmiş olan mahkumiyet hükümleriyle ilgili temyiz istemi bulunmamaktadır.
Dosyada mevcut belgelere göre; Tunceli Merkez Çiçekli Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta olan sanığın, 3.12.2005 tarihinde kanuni izne gönderilmek üzere Karakol bahçesinde bulunduğu sırada çantasında yapılan aramada; diğer bazı malzemelerin yanı sıra, J.Er İ.M.'ye ait olduğu anlaşılan bir adet gözlük ve kabı, 10 adet G-3 piyade tüfeği mermisi, 3 adet HK-23 makineli tüfek mermisi, 1 adet Bixi makinalı tüfek mermisi ve bir adet Erzincan J. 42 C.3 pafta harita fotokopisi bulunduğu; gözlük ve kabının çalınmış olduğu, mermilerin ise sanık tarafından hatıra amaçlı olarak götürülmek istendiği anlaşılmaktadır.
Askeri mahkemece; sanığın arkadaşı İ.'ye ait gözlük ve kabının çalınmasıyla ilgili olarak suçun sübuta erdiği kabul edilmesine rağmen, malın değerinin az olması sebebiyle 5237 sayılı TCK'nın 145'nci maddesi uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 31.5.2007 tarih ve 2007/73-69 E-K sayılı kararında da belirtildiği üzere, ASCK'nın 132'nci maddesinde düzenlenen askeri suçla ilgili uygulamada, 5237 sayılı TCK'da düzenlenen hırsızlık suçuyla ilgili 145'inci maddesinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu uygulamasına ilişkin olmakla birlikte, As. Yrg. İçt. Brl. Krl.'nun 22.1.1954 tarih ve 3208-17 sayılı kararıyla da; çalman eşya veya paranın suç tarihi itibariyle değerinin az olması ya da çalman eşya veya paranın soruşturmaya başlanılmadan iade edilmesi hallerinde ceza indirimi öngören 765 sayılı TCK'nın 522 ve 523'üncü maddelerinin, ASCK'nın 132'inci maddesi gereğince yapılan yargılamada uygulanamayacağı kabul edilmiştir.
Diğer taraftan, askeri mahkemece; çantada ele geçen fişekler ve haritayla ilgili olarak, sanığın anılan eşyaları hatıra amaçlı olarak aldığını beyan etmiş olması karşısında, eylemin çalmak suçunu değil, ancak askeri eşyayı gizlemek suçunu oluşturabileceği, henüz kıtadan uzaklaşmadan çantada ele geçirilen malzemeler için gizleme unsurunun da oluştuğundan söz edilemeyeceği kabul edilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmiş ise de; anılan malzemelerin, sanığın izne giderken yanında götürmek üzere bulundurduğu çantada ele geçtiğinde kuşku bulunmamaktadır. Buna göre; öncelikle anılan malzemelerin askeri eşya olup olmadığı ve sanığın bunları ne zaman ve ne şekilde ele geçirdiği hususları araştırılıp belirlendikten sonra, mal edinme kastıyla mı, yoksa gizleme kastıyla mı hareket ettiği tartışılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu nedenlerle anılan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy