(5271 S. K. m. 231) (1632 S. K. m. 68) (5237 S. K. m. 62)
Askeri mahkemece; sanığın, 27.1.2008-2.2.2008 tarihleri arasında yakalanmakla son bulan mehil içi firar suçunu işlediği sabit görülerek; ASCK'nın 68 ve TCK'nın 62/1'inci maddeleri uyarınca, sonuç olarak bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş; bu hüküm, sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiştir.
Mevcut kanıtlara göre; İstanbul'daki birliğinde askerlik görevini yapmakta olan sanığın, 27.1.2008 tarihinde çıkmış olduğu çarşı izninden aynı gün saat 17:00'ye kadar dönerek kıtasına katılması gerekirken firar ettiği, 2.2.2008 tarihinde saat 04:00 sıralarında Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kantininde uyumakta iken, hastane güvenlik görevlisinin kendisini sorgulaması ve Hastane polisine teslim etmesi üzerine kıtasıyla yapılan görüşmede firar halinde olduğunun belirlendiği ve inzibat komutanlığına teslim edildiği ve böylece anılan tarihler arasında atılı suçu işlediği anlaşılmakta olup; kanıtlara ve hukuka uygun olarak gösterilen gerekçelerle mahkumiyet kararı verilmesinde esas itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; adli sicil kaydı bulunmayan ve vaka kanaat raporunda, uyum problemi yaşadığı ve son zamanlarda görevini yerine getirmek için gayret sarf ettiği ileri sürülen sanığın; hakkındaki kesinleşmemiş mahkumiyet hükmü gerekçe gösterilerek, ..Suç işlemekteki ısrarı ve bu anlamdaki olumsuz kişiliği nedeniyle daha sonra suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat edinilemediğinden bahisle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği belirtilmiş ise de; mahkumiyet hükmünün henüz kesinleşmemiş olması, mahkumiyet kararma konu izin aşımı suçunun sekiz gün süreli ve kendiliğinden dönmekle son bulması, bu suçtan yargılaması sırasında parasızlık nedeniyle birliğine katılamadığını beyan etmiş olması hususlarıyla, vaka kanaat raporundaki olumlu görüş ve sanığın duruşmalarda iyi hal içinde olduğunun saptanması hususları birlikte değerlendirildiğinde; CMK'nın 231 inci maddesinin uygulanmaması doğrultusundaki gerekçenin yeterli olmadığı kabul edilmiş ve hükmün bu sebeple bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy