(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 32)
Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 7.8.2006 tarihli ve 2006/567-498 sayılı kararı ile hükümlünün, 24.4.2001-11.10.2005 tarihleri arasında, mükerrer firar suçunu işlediği sübuta ermekle birlikte, durumunun TCK'nın 32/1'inci maddesi kapsamında olması nedeniyle hakkında ceza tayinine yer olmadığına, güvenlik tedbiri uygulanmasına, toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının anlaşılmasına kadar yüksek güvenlikli sağlık kurumunda tedavi altına aldırılmasına, bir aylık süreler ile hakkında sağlık kurulu raporu tanzim edilerek gönderilmesine karar verilmiş, bu hüküm, taraflarca temyiz edilmediğinden 15.8.2006 tarihinde kesinleşmiştir (Dz.46).
İnfaz aşamasında, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Sağlamak Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 562'nci maddesi ile CMK'nın Hükmün Açıklanması ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması başlıklı 231'inci maddesinde değişiklik yapılması neticesinde, Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askeri Savcılığının talebi üzerine, Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin itiraza konu duruşmasız işlere ait kararı ile Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın hüküm niteliğinde olmadığı, hükümle birlikte uygulanan güvenlik tedbirlerinin mahkumiyet hükmü olarak anlaşılmasına olanak bulunmadığı belirtilerek, Askeri Savcılığın talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu karar hükümlünün bilinen adresinde ikamet etmediği ve tebligatın yapılamadığı görülmesine rağmen, hükümlüye tebliğ edilmeksizin kesinleştirilmiş ise de, hükümlünün hakkında verilen kararı öğrenmesi üzerine, 16.9.2008 tarihinde Mahkeme Kalemine ulaşan dilekçesiyle, bu duruşmasız işlere ait karara; 5728 sayılı Kanundan yararlanmak istediğini ileri sürmek suretiyle itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinde düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilmesi için aynı maddenin 5'inci bendine göre yapılan yargılama sonunda, hükümlü hakkında iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına veya adli para cezasına hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda hükümlünün durumu 5237 sayılı TCK'nın 32/l5inci maddesi kapsamında değerlendirilerek hakkında ceza tayinine yer olmadığına, güvenlik tedbiri uygulanmasına, toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının anlaşılmasına kadar yüksek güvenlikli sağlık kurumunda tedavi altına aldırılmasına, bir aylık süreler ile hakkında sağlık kurulu raporu tanzim edilerek gönderilmesine karar verilmiştir.
Hükümlü hakkında, 5237 sayılı CMK'nın 231/5'inci madde ve fıkrasında belirtilen şekilde bir mahkumiyet hükmünün verilmemiş bulunması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun hükümlü hakkında uygulanması hukuken mümkün değildir.
Bu itibarla; Askeri Mahkemenin infazın durdurulmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı şeklinde karar verilmesi yönündeki talebin reddine dair kararı sonuç itibarı ile doğru olduğundan, hükümlünün kabule değer nitelikte bulunmayan itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy