(5237 S. K. m. 62) (1632 S. K. m. 87) (7201 S. K. m. 35) (353 S. K. m. 227)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık terhisli P.Onb. Atakan UYGUN hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 11.11.2008 tarihli ve 2008/1748-1076 sayılı mahkumiyet hükmü, sanık tarafından süresinde temyiz edildiğinden, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 5.2.2009 tarihli ve 2009/1842 sayılı, bozma istemini içeren tebliğnamesine bağlı olarak Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dairemizin 15.7.2008 tarihli ve 2008/1567-1546 Esas ve Karar sayılı kararı ile evvelce verilen mahkumiyet kararının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda değerlendirme yapılmasına olanak sağlanması bakımından bozulması üzerine, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, Askeri Mahkemece, sanığın, 17.6.2007 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 87/1 (birinci cümlesi) ve TCK'nın 62'nci maddeleri gereğince yirmibeş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; hüküm, sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; dosyada yer alan, muhtelif belgelerden sanığa söz konusu yazıdan önceki ve sonraki tarihlerde tebligat yapılmış olduğu (Dz.52, 53, 58, 84) dikkate alındığında, Askeri Mahkemece sanığın adresinin araştırılması yahut Tebligat Kanunu'nun 35'inci maddesine göre bu adrese tebligat yapılması cihetine gidilmeksizin bozma ilamına karşı diyecekleri tespit edilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu belirtilerek, mahkumiyet hükmünün usul yönünden bozulması yolunda görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, kışlaya alkollü içki sokulması ve içilmesinin yasaklandığına ilişkin emir daha önce kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, 17.6.2007 tarihinde bazı yiyecek maddeleriyle birlikte 5 kutu birayı kışlaya soktuğunun nöbetçi astsubayı tarafından belirlendiği, bu suretle hizmete ilişkin emri hiç yerine getirmeyerek emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece, bozmayı müteakiben yazılan istinabe talimatının bila ikmal iade edilmesi nedeniyle, 353 sayılı Kanun'un 227/son maddesi uyarınca davanın sanığın gıyabında bitirilmesine karar verildiği görülmektedir.
Dava dosyası içeriğine göre, sanığın dosyada bilinen tek adresinin 7.. S.. No:77 K..-İ.. olduğu anlaşılmaktadır. İstinabe mahkemesince yazılan sanığın hazır bulundurulmasına ilişkin yazıya (Dz.72), K.. İlçe Emniyet Müdürlüğünce, adresin yanlış olduğu ve adreste başka isimli bir ev sahibinin oturduğu, sanığı tanımadığı ve sokak içinde de tanınmadığı belirtilerek cevap verildiği, istinabe evrakının bila ikmal iadesi üzerine (Dz.73, 74) mahal Askeri Mahkemesince de başkaca hiçbir araştırma yapılmaksızın 353 sayılı Kanun'un 227/son maddesine göre hükme gidildiği anlaşılmaktadır.
Bozmadan önceki yargılamada, terhis olan sanığın sorgu ve savunmasının yukarıda belirtilen ve dava dosyasında yer alan tek adresinde istinabe yoluyla saptandığı (Dz.41); talimat mahkemesince sanığın öncelikle kolluk aracılığıyla duruşmaya çağırıldığı, kolluk tarafından önce adresin kapılarının kapalı olduğu ve komşuları tarafından adreste kimin oturduğunun bilinmediği belirtilerek çağrı yazısının gereği yerine getirilmeden iade edildiği (Dz.38); daha sonra istinabe mahkemesince kolluk aracılığıyla aynı adresten muhtarlık ve polis kayıtları araştırılarak hazır bulundurulmasının istenmesi (Dz.40) üzerine sanığın hazır bulundurulduğu görülmektedir.
Yine, bozma ilamından önce verilen karar ve temyiz üzerine düzenlenen tebliğname söz konusu adreste tebliğ edildiği (Dz.52, 58) gibi, sanık da temyiz dilekçesinde söz konusu adresi bildirmiştir (Dz.53). Keza, Askeri Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda verilen mahkumiyet kararı ve temyiz üzerine düzenlenen tebliğname söz konusu adreste tebliğ edilmiş (Dz.84); sanığın temyiz dilekçesinde de söz konusu adres bildirilmiştir (Dz.85).
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, Askeri Mahkemece sanığın adresinin araştırılması yahut Tebligat Kanunu'nun 35'inci maddesine göre bu adrese tebligat yapılması cihetine gidilmesi gerekirken istinabe aşamasında Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak çağırılması sonucu hazır edilemeyen sanığın, bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespit edilmediği anlaşıldığından, mahkumiyet hükmünün, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle usul yönünde bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar: Açıklanan nedenlerle; sanığın temyizine atfen ve resen, mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun'un 221/1'inci maddesi uyarınca, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle usul yönünden BOZULMASINA, 10.03.2009 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy