(1632 S. K. m. 134) (765 S. K. m. 339) (5271 S. K. m. 231) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 21, 28)
Askeri Mahkemece; sanık hakkında atılı suç nedeniyle kurulan önceki beraat hükmünün, Askeri Yargıtay 4'üncü Dairesinin 25.11.2008 tarihli ve 2008/2183-2178 E.K. sayılı kararıyla usule aykırılık yönünden bozulmasının ardından, bu karara uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda;
Sanık Mu. Ütğm. K.B.'ın Bölük Komutanlığına vekalet ettiği 02.05.2004 tarihinde Astsubaylar M.K., C.S., R.K. ve O.D.'a ait 2004 yılı sicil dönemi Astsubay Görev Performansına Yönelik Nitelikleri Astsubay tebellüğ belgesinin tebellüğ hanesindeki imzaları sahte olarak attırmak suretiyle hakikate muhalif evrak tanzim etmek suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçun bütün unsurları yönünden oluşmadığı kabul edilerek beraatına karar verilmiştir.
Bu hüküm, katılan tarafından, yasal süresi içinde suçun sübuta erdiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Sanığın, Takım Komutanı olarak görev yapmakta iken Bölük Komutanı Yzb. T.E.'ın başka bir yere görevlendirilmesi üzerine 20.01.2004 tarihinde Bölük Komutanlığına vekaleten görevlendirildiği, Bölük Komutanlığına vekalet ederken 02.05.2004 tarihi itibarıyla bölükte görevli personelin 2004 yılı sicil dönemine ait astsubay sicil belgelerini doldurup, Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderilmek üzere Tugay Merkez Şube Müdürlüğüne teslim ettiği, ancak; Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin 21'inci maddesinin (f) fıkrası birinci sicil üstü, sicil doldurma zamanında emri altında bulunan bütün astsubayların sicillerini doldurur. 31, 32, 33 ve 34'üncü nitelikleri sicil alan personele kişiye özel olarak örneği ekte bulunan tebellüğ belgesi ile tebliğ eder. hükmünü ve aynı Yönetmeliğin 28'inci maddesinin (a) fıkrası ise .... karşılıklı konuşma şeklinde veya diğer usuller ile örnekleri ekte sunulan tebellüğ belgeleri ile tebliğ eder. Tebellüğ belgeleri iki suret tanzim edilir. Aslı sicil belgesi ile birlikte Kuvvet Komutanlığına gönderilir. Sureti sicil belgesi fotokopisi ile birlikte şahsi dosyasında muhafaza edilir. Birinci sicil üstü söz konusu astsubayın iyi olan yönlerini söyler. hükmünü içermesine rağmen, sanığın bölükte görevli Mu.Tek.Bçvş. M.K., Mu. Tek. Kd. Üçvş. C.S., Mu. Tek. Kd. Cvs. R.K. ve Mu. Astsb. Çvş. O.D.'a ait sicil belgelerinin kendilerine tebliğ edilmesi gereken maddelerini tebliğ etmediği, bunun üzerine bu kişilerin Komutanlığa şikayet dilekçesi verdiği, yapılan araştırmada adı geçenlerin şahsi dosyalarında mevcut 2004 yılı sicil dönemi astsubay görev performansına yönelik nitelikleri astsubay tebellüğ belgesinin tebellüğ eden haneleri imzasız olmasına rağmen Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderilen belgelerin tebellüğ hanelerinin imzalı olduğunun anlaşıldığı, bu kişiler tarafından söz konusu belgeleri imzalamadıkları iddia edildiğinden, imzalı olan bu belgelerin İstanbul Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığınca incelenmesini müteakip düzenlenen ekspertiz raporunda M.K., C.S., O.D. ve R.K. isimleri üzerlerinde bulunan imzaların sahte olarak atıldığı, ancak R.K'in ismi üzerinde bulunan belgelerden birindeki imzanın R.K.'e ait olduğunun belirtildiği, söz konusu tebellüğ belgelerinde yer alan sicil bilgileri ile Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderilen sicil bilgileri arasında bir farklılık bulunmadığı, tebliğ edilmesi gereken maddelerde yer alan harflerin sicil belgesinde de aynı olduğu maddi vakıa olarak anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece, gerek ASCK.'nın 134'üncü gerekse TCK.'nın 339 ve müteakip maddelerinde düzenlenen sahtekarlık suçlarının oluşabilmesi için genel veya özel bir zararın mevcudiyetinin gerektiği, ancak somut olayda söz konusu astsubayların bu eylem nedeni ile zarar gördükleri söylenemeyeceği gibi sanığın belge tanziminde üstlerini aldatmak gibi bir kastı taşımadığı kabul edilerek sanık hakkında beraat karan verilmiş ise de;
ASCK'nın 134'üncü maddesiyle, hizmete veya tevdi edilen askeri bir vazifeye ilişkin olarak kasten gerçeğe aykırı rapor (herhangi bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucu hazırlanan düşünce veya gözlemleri bildiren yazı) veya takrir (anlatma, anlatış, ders verme) veya layiha (herhangi bir konuda görüş ve düşünce bildiren yazı) ve bu tür sair (diğer) bir resmi evrak düzenleyen ve veren veyahut bunların gerçeğe aykırı olduğunu bilerek üstlerine takdime delalet edenler (aracılık, kılavuzluk edenler; yol gösterenler) cezalandırılmaktadır.
Rapor, takrir, layiha ve sair resmi evrakın hizmete veya verilen vazifeye ait olması gerekir. Şahsa ait bir işe ilişkin raporlar, eğer üstün hizmetine ait bir vazifesine ve astın da hizmet dolayısıyla bildirmeye mecbur olduğu hususlara ilişkin ise hizmete aittir. Söz konusu belgelerin tanziminde ve üste verilmesinde üstü kandırmak, aldatmak kastı gereklidir. Üstün aldanmış olması zorunlu unsur değildir. Belgenin içeriği doğru olmamalıdır.
Askeri Yargıtay Yerleşik İçtihatlarına göre; ASCK.'nın 134'üncü maddesinde yer alan suçun oluşabilmesi için; askeri hizmete ilişkin bir konuda üst ve amirlerini kandırma şuur ve iradesiyle hareket edilerek, bu kişilere hakikate aykırı bilgiler içeren rapor, belge, takrir veya layiha sunulması ya da gerçeğe aykırı olduğu bilinmesine karşın bu nitelikteki evrakın üst ve amirlere takdimine neden olunması yeterli görülmektedir.
Diğer taraftan, Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin;
21/b maddesinde ... Sicil belgesindeki bilgilerin, tam ve doğru olarak doldurulması sorumluluğu, birinci sicil üstlerine aittir. 21/f maddesinde Birinci sicil üstü; sicil doldurma zamanında emri altında bulunan bütün astsubayların sicillerini doldurur; 31, 32, 33 ve 34 üncü nitelikleri sicil alan personele Kişiye Özel olarak EK-1 A'da yer verilen tebellüğ belgesi ile tebliğ eder. Kıt'a özlük dosyasına konulmak üzere sicil belgesinin fotokopisini veya suretini alır, onaylar ve aslını ikinci sicil üstüne gönderir.
28/a maddesinde Birinci sicil üstünden şahsa: Birinci sicil üstleri sicil belgesini tanzim etmeyi müteakip, görev performansına yönelik astsubay sicil belgesindeki 31, 32, 33 ve 34'üncü nitelikleri personele Kişiye Özel olarak karşılıklı konuşma şeklinde veya diğer usullerle ve EK-1 A'da yer verilen tebellüğ belgesi ile tebliğ eder. Tebellüğ belgesi iki suret tanzim edilir. Aslı, sicil belgesi ile birlikte Kuvvet Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına gönderilir. Sureti, sicil belgesi fotokopisi ile birlikte şahsi dosyasında muhafaza edilir. Birinci sicil üstü, söz konusu astsubayın iyi olan yönlerini söyler, kendisini daha da geliştirmesi ve hatalarını düzeltmesi için gerekli uyanlarını yapar, gelişme olup olmadığını devamlı takip eder. şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır.
Bu düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın olay tarihinde Bölük Komutan vekili olarak görev yaptığı ve Mu. Tek. Bçvş. M.K., Mu. Tek. Kd. Üçvş. C.S., Mu. Tek. Kd. Çvş. R.K. ve Mu. Astsb. Çvş. O.D.'ın birinci sicil amiri olduğu, bu bağlamda Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin 2 l/a maddesi uyarınca bu kişilere sicil vermek sorumluluğu bulunduğu, sanığın da 2.5.2004 tarihi itibarıyla bölükte görevli astsubayların 2004 yılı sicil dönemine ait astsubay sicil belgelerini doldurup, Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderilmek üzere Tugay Merkez Şube Müdürlüğüne teslim ettiği,
Ancak, Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin 21'inci maddesinin (f) fıkrası ve 28'inci maddesinin (a) fıkrası hükümlerine aykırı olarak, sanığın bölükte görevli Mu.Tek.Bçvş. M.K., Mu. TeL. Kd. Üçvş. C.S., Mu. Tek. Kd. Çvş. R.K. ve Mu. Astsb. Çvş. O.D.'a ait sicil belgelerinin kendilerine tebliğ edilmesi gereken maddelerini tebliğ etmediği, bunun üzerine bu kişilerin Komutanlığa şikayet dilekçesi verdiği, yapılan araştırmada adı geçenlerin şahsi dosyalarında mevcut 2004 yılı sicil dönemi astsubay görev performansına yönelik nitelikleri astsubay tebellüğ belgesinin tebellüğ eden haneleri imzasız olmasına rağmen Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderilen belgelerin tebellüğ hanelerinin imzalı olduğu anlaşıldığı, bu kişiler tarafından söz konusu belgeleri imzalamadıkları iddia edildiğinden, imzalı olan bu belgelerin İstanbul Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığınca incelenmesini müteakip düzenlenen ekspertiz raporunda M.K., C.S., O.D. ve R.K. isimleri üzerlerinde bulunan imzaların sahte olarak atıldığı anlaşıldığından, bu suretle sanığın astları hakkında sicil düzenlemek gibi, amire yasa gereği verilmiş, önemli ve hassas bir konuda ki görev ve yetkisini yasaya uygun şekilde kullanmadığı gibi, TSK sicil sisteminde getirilen reform niteliğinde yeni bir yöntem olan, astın, sicilinin bir bölümünden haberdar olma hakkının, sanık tarafından engellendiği, bunun yanı sıra, sanığın, üst makamlara, ilgili personele söz konusu tebligatın yapılmış olduğuna ilişkin (hakikate muhalif bilgi içeren) sahte belge göndermek suretiyle, üstlerini kandırma ve aldatma irade ve kastı ile hareket ettiği, ASCK.'nın 134'üncü maddesinde düzenlenen hakikate muhalif rapor tanzim etmek suçu bakımından, yukarıda açıklandığı üzere, genel veya özel bir zararın mevcudiyetinin gerekli olmadığı, askeri hizmete ilişkin bir konuda üst ve amirlerini kandırma şuur ve iradesiyle hareket edilerek, bu kişilere hakikate aykırı bilgiler içeren rapor, belge, takrir veya layiha sunulması ya da gerçeğe aykırı olduğu bilinmesine karşın bu nitelikteki evrakın üst ve amirlere takdimine neden olunmasının yeterli olduğu, bu nedenle sanığın eyleminin ASCK.'nın 134'üncü maddesinde düzenlenen hakikate muhalif rapor tanzim etmek suçunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır (Nitekim Askeri Yargıtay 2'nci Dairesinin 09.03.2005 tarihli ve 2005/292-286 E.K. sayılı karan bu doğrultudadır).
Diğer yandan, Askeri Mahkemenin gerekçeli kararında; sanığın, işlerin o sırada yoğun olması, sicil belgelerinin tanzimi için yeterli süre olmaması nedeniyle tebliği gereken sicilleri tebliğ edemediği şeklindeki beyanı ile sicil belgelerinde olumsuz bir sicil bulunmadığı, bu nedenle sanığın bu sicilleri gizlemekten bir fayda elde edemeyeceği şeklinde bir gerekçeye de yer verilmiş ise de; sicil belgesi düzenlenen personele, istirahat, hava değişimi, kurs, izin, firar, hapis vs. nedeniyle, söz konusu belgenin tebliğ edilememesi halinde, mazeretin süre ve niteliği de göz önünde bulundurularak, sicil amiri tarafından durumu belgeleyen bir tutanağın düzenlenip, sicil evrakının arasına konması imkanı bulunduğu, sicil amiri olarak doğrudan kendisine tanınan bir yetki olduğu gibi aynı zamanda sorumluluğunun da bulunduğu, günlük işlerin yoğunluğu veya sair mazeretlerin bu sorumluluğu ortadan kaldıramayacağı dikkate alındığında, Askeri Mahkemenin bu doğrultudaki gerekçesine iştirak edilmemiştir.
Belirtilen bozma nedeni dışında, yeniden yapılacak yargılamada 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Sağlamak Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562'nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231'inci maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğine de işaret edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy