(1632 S. K. m. 50, 51/A, 66, 73) (5237 S. K. m. 62)
Askeri Mahkemece;
1) Sanık P.Çvş. A.P.nin, 12.9.2008-31.10.2008 tarihleri arasında temadi eden firar suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-a, 50, 51/A ve TCKnın 62nci maddeleri gereğince, neticeten on ay yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ASCKnın 71inci maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına,
2) Sanık P.Er F.A.nın, 12.9.2008-9.10.2008 tarihleri arasında temadi eden firar suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-a, 73 ve TCKnın 62nci maddeleri gereğince, neticeten altı ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu hükümlerden kendileriyle ilgili olanları sanıklar tarafından, sebep gösterilmeksizin; Askeri Savcı tarafından, sanık P.Çvş. A.P. hakkında verilen hüküm, ASCKnın 50 ve 51/A maddelerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu; sanık P.Er F.A. hakkında verilen hüküm ise, ASCKnın 73üncü maddesi uyarınca 1/2 yerine 1/3 oranında indirim yapılmasının hatalı olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanık P.Er F.A.nın rahatsızlığı sebebiyle sevk edildiği Adana Asker Hastanesince 10.9.2008 tarihinde ileri tetkik, muayene ve tedavisi için refakatli olarak Ankara GATA Ortodonti Servisine sevk edildiği, sanık P.Çvş. A.P.nin de refakatçi olarak görevlendirildiği, sanıkların Adana-Ankara arası 1 günlük yol süresi sonunda en geç 11.9.2008 tarihinde saat 24.00e kadar Ankara GATA Hastanesine müracaat etmelerinin gerektiği, sanıkların Ankaraya gitmelerine rağmen GATA Hastanesine müracaat etmeden firar kastıyla hareket ederek İstanbula gittikleri,
Sanık P.Er F.A.nın, 19.9.2008 tarihinde GATA Hastanesine müracaat ettiği ve aynı gün yapılan muayenesi sonunda Ortognotik cerr. gereken hastanın askerlik süresi preoperatif ortodontik tedavi için yeterli değildir teşhisinin konulduğu, daha sonra tekrar İstanbula gittiği ve bir süre daha firar kastıyla birliğinden ayrı kaldıktan sonra 9.10.2008 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı,
Sanık P.Çvş. A.P.nin ise, 31.10.2008 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı dosya kapsamındaki mevcut delillerden anlaşılmaktadır.
Askeri Savcı tarafından, sanık P.Çvş. A.P. hakkında firar suçundan dolayı verilen cezanın ASCKnın 50 ve 51/A maddeleri gereğince arttırılmasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de;
Sanık P.Er F.A.ya refakatle görevlendirilen sanık P.Çvş. A.P.nin, astı olan diğer sanıkla birlikte aynı anda firar etmiş olması karşısında, hakkında verilen cezanın, ASCKnın 50 ve 51/A maddeleri gereğince gerekçesi gösterilmek suretiyle artırılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Askeri Savcı tarafından, sanık P.Er F.A. hakkında ASCKnın 73üncü maddesi uyarınca uygulama yapılırken 1/2 yerine 1/3 oranında indirim yapılmasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de;
ASCKnın Geri gelen kaçakların cezalarının indirilmesi başlıklı 73üncü maddesi, Kaçak, kaçtığından altı hafta....içinde kendiliğinden geri gelirse yukarıdaki maddelere göre verilecek cezalar yarısına kadar indirilir hükmünü içermektedir.
Bu düzenlemede; failin altı haftalık süre içinde kendiliğinden birliğine katılması halinde cezasının mutlaka yarı oranında indirilmesi zorunluluğu bulunmamakta, indirimin azami oranı gösterilmiş bulunmaktadır. Yedi tam günün geçmesiyle ve kendiliğinden gelmekle işlenmiş olan firar suçundan dolayı verilebilecek temel ceza miktarından azami 1/2 oranında indirim yapılabilecek olmasına ve 43 günlük firar suçundan dolayı verilmiş cezadan ise indirim yapılmasının mümkün olmamasına göre, P.Er F.A. hakkında 27 günlük firar suçundan dolayı verilmiş olan cezadan takdiren 1/3 oranında indirim yapılmış olmasında, suçun işleniş şekline ve dolayısıyla cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin uygulama olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.
Askeri Mahkemece; karar yerinde gösterilen hukuka uygun, haklı ve inandırıcı gerekçelerle, müsnet suçların sübuta erdiği kabul edilerek, alt sınırdan temel ceza tayin edilip, sanık P.Çvş. A.P.nin atılı suçu astı ile birlikte işlemesinden dolayı cezası arttırılmak ve takdiri hafifletici sebep göz önünde bulundurularak gerekli indirimler yapılmak suretiyle mahkûmiyetlerine karar verilmesinde, ASCKnın Ek 10, 47/A, Ek 8inci maddeleri gereği, yasal imkansızlık nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında, hükmolunan hapis cezalarının ertelenmemesinde ve seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanıkların ve Askeri Savcının kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine ve mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy